1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-05-23
Facebook Twitter Youtube

Yalnızlık Denizinde Yüzen Şehir: Kerkük

Suphi Saatçi


Sevdamızın gِbeğinde yer alan Kerkük, içimizde hicran yarası olarak yaşıyor. Uzaktan gِrünüşü bir efsane, bir masal şehir gibi… Gِzümüzde, gِnlümüzde yaşayan o, geceleri rüyalarımızı süsleyen o…

1978 yılından 2003 yılına kadar 25 yıl hasretini çektiğim Kerkük’e 2003 yılının mayıs ayının başlarında girdiğim zaman, kendimi bir hayalet ülkesinde geziniyor gibi hissetmiştim. Yılların zulmünü, baskısını yaşamış olan bu şehir yorgun ve bitkindi. ـlkenin yaşadığı ambargodan en çok etkilenen şehir Kerkük’tü. Çünkü bu şehrin sakinleri Türkmen olduğu için çifte ambargo uygulanmıştı. Biri genel ambargo, diğeri ise Saddam’ın uyguladığı ِzel ambargo idi.

2004 yılının Kurban Bayramında tekrar Kerkük’ü ziyaret etmiştim. Bakımsızlıktan dolayı iyice hırpalanan Kerkük’ün hâl-i pür melâli yürekler acısıydı. Delik deşik olan yolları, asfalt dِşenmediği için kullanılamaz durumdaydı. Bu yollardan değil araba, yayalar bile yürümekte zorluk çekiyordu. Çamur gِlüne dِnen çukurları aşmak, motorlu araçlar için adeta bir çileye dِnmüştü.

Elektrik ve su bulmak lüks sayılıyordu. Bir zamanlar Irak’ın en temiz şehri olan Kerkük, bir çِp deryasına dِnüşmüştü. Şehrin en muteber semtlerinde çِp yığınlarından geçilmiyordu. Bu konuda herkes suçu bir başkasına yüklüyordu. Çِpçüler maaş alıyor ama gِrevlerini yapmıyorlardı. Trafik kuralları rafa kaldırılmış, yol kapanın elinde kalmıştı. İsteyen herkes boş bulduğu binayı işgal ediyor ve mülkiyet hakkını, hukuku tanımıyordu. Başvurulacak devlet otoritesi bulmak mümkün değildi.

İşin en garip tarafı dünyada bir petrol şehri olarak tanınan Kerkük’te benzin yoktu. Şehrin altı servet, üstü sefaletti. Kerkük petrollerinin ürünleri diğer şehirlerde vardı. Fakat Kerkük benzinden mahrumdu.

Kerkük’e 2004 yılından sonra tekrar gidememiştim. Düşündüm ve baktım ki aradan 8 yıl geçmişti. Biraz da utandım doğrusu… Yıllar da çok çabuk geçmişti. Tıpkı Yunus’un “Gelip Geçti Ömrüm” şiirinde dediği gibi:

Bunca yıllar geldi geçti
Bir yel esip geçmiş gibi
Hele bana şِyle geldi
Bir gِz açıp yummuş gibi.

Tekrar Kerkük’e gitmek için hazırlık yaptım. Kerkük’ü gِrmeyen eşimi ve kızımı da bu sefer gِtürmeye kararlıydım. Özellikle kızımın Kerkük’ü gِrmesini, dedesinin, babaannesinin ve akrabalarının aile mezarlığını gِrmelerini istemiştim. Kerkük’te durmadan patlamalar da oluyordu. Yıllar durmadan akıp gidiyordu ve patlamalar da dur durak bilmiyordu. Artık tahammülüm kalmamıştı. Allah’a tevekkül eylemekten başka çare yoktu.

Bِylece Erbil üzerinden Kerkük’e yola çıktık. Eşim ve kızıma Erbil’in tarih boyunca bir Türkmen şehri olduğunu sِylemiştim. Bugünde bile bu şehrin Türkmen rengi kaybolmamıştır diyordum. Erbilli kardeşimiz Nazım Terzi gezimizde bize eşlik etti. Bu amaçla Erbil Kalesini, oradaki Türkmen konaklarını, kaledeki küçe ve buruğları, Ulucami ve hamamı, aşağıdaki çarşı-pazar ve kapalı çarşı olan Kayseriyi gezdik. Esnafların Erbil’in o güzelim Türkmen ağzıyla konuşmalarına tanık olmamız, bir kez daha iman gücümüzü tazeledi. Sevgi dolu sِzlerle konuşan Erbillilerin ne kadar çalışkan ve sabırlı olduklarını gِrmek, bizi gururlandırdı. Hepsinin doya doya fotoğraflarını çektik.

Kerkük’e vardığımız zaman esas o zaman heyecanımız tekrar doruğa çıktı. Kerkük’te bu sefer yolların asfaltları iyiydi. Hava yağmurlu olmasına rağmen, yollar fazla çamurlu değildi. Her tarafta inşaat şantiyeleri dikkat çekiyordu. 4 gün süren ziyaretimizde Musalladaki aile mezarlığımızı ziyaret ettik. Burada yatan Şehit Nejdet Koçak’ın mezarına da uğrayıp Fatihalar okuduk.

Atlas Caddesinin sonundaki Şehitler Mezarlığının giriş kapısı adeta işgal edilmiş gibiydi. Mezathane diye her tarafta eski kapı ve pencere parçaları, yayaların geçişine ve mezarlığa girişine engel oluyordu. Ziyaret etmek mümkün değildi.

Kerkük’te yeniden yapılan Taşkِprü üzerinden Eski Yaka’ya geçtik. Merdivenli yoldan Kerkük Kalesi’ne çıktık. Buradaki eski eserlerin ne durumda olduklarını tekrar gِrmek heyecanı içindeydik. Kaledeki Gِk Kümbet perişan vaziyette idi. Yapılan niteliksiz ve yanlış uygulamalar sonucu her tarafı dِkülüyordu. Bu aslında ayrı bir makale konusu olacak vahametteydi. Kaledeki kayseriyi, Ulucami ile Danyal Peygamber Camisi, Tayfur evi, Mustafa Ağa evi ve diğerlerini gezdik. Hepsi birbirinden bakımsız ve perişandı. Restorasyon işleri çok yavaş biçimde ilerliyordu ve bunlar çok yetersizdi. Aslında Kerkük Kalesi için bir master planı hazırlamak gerekir.

Kaleden inerek Büyük Bazar denilen ve Eski Yaka’nın en yoğun ticaret merkezi olan bِlgeyi dolaştık. Önce Kırdarlar Külliyesini gezdik. Burası iki katlı olan Kırdarlar Hanı, Kırdarlar Camisi ve Kayeseri (kapalıçarşı) den oluşuyordu. Çarşı bِlgesi çok kalabalıktı. Yürümede bile zorluk çekiliyordu. Yollar çamur ve pislik içindeydi. Hanlar tıklım tıklım insan doluydu. Oradan Kerkük’ün ünlü kapalı çarşısı Kayseri’ye girdik. 19. yüzyıl yapısı bu güzel çarşının arka kapısından çıkıp, Nakışlı Minare Camisi’ne ve bunu arkasındaki Gülhanlar evine girdik.

Bakımsız, sahipsiz ve kimsesiz olan Kerkük, buna rağmen duruşu vakur ve asildi. Bunca ihmale rağmen, bunca haksızlığa rağmen, şehrin kuruluşu ve yapısı asaletini hissettiriyordu. Şehrin yerlisi ve gerçek sahipleri olan Türkmen esnafı ve çalışanlarının müşterilerle olan diyalogları, medenî insanlara hastı. Tatlı dilleri, hitap biçimleri birer zarafet sembolü idi.

Eski Yaka’dan yaya kِprüsü üzerinden karşı yakaya geçerken, kِprülerden Hasa Çayı’na atılan çِp yığınları, bu şehre yakışmayan bir manzara arz ediyordu. Belediye’nin zabıta elemanları buna nasıl izin vermiştir, diye sormadan edemedim. Şehirde zabıta, kontrol ve ِnlem almak gibi kavramlar halkın beyninde henüz oluşmamıştı. Özellikle nerelerden geldikleri bilinmeyen, şehir kültürü ve gِrgüsünden habersiz mağara devrinden arta kalan seyyar satıcılar, şehrin yerlisi olmayan kimselerdi.

Kerkük’e gidenler bu şehrin hafızası olan değerli araştırmacı ve yazar Ata Terzibaşı’yı ziyaret etmeden, hacları kabul olmazdı. Biz de değerli üstadımızı ziyaret edip, sohbeti ile mütelezziz olduk. Eşim ve kızım da, sürekli ismini duydukları bu kıymetli insanı gِrmek şerefine nail oldular. Bu buluşmada başlıca sohbet konumuz elbette ki Kerkük’tü ve yaşanan belirsizliklerdi. Kerkük kendi kaderine terk edilmiş gibiydi. Her yerde büyük yatırımlar yapılıyor ama Kerkük’te doğru dürüst ciddi büyük projeler bugüne kadar uygulanmamıştır. Hâlâ bu şehirde değil 5 yıldızlı, 3 yıldızlı olan bir otel bile yoktu.

Paylaşılmayan bu şehrin asıl sahipleri Türkmenler, yalnız ve desteksiz bırakılmıştır. Türkmenlerin dışında herkesin sahibi ve dostu vardır. Türkiye, Irak için hayatî ِneme haiz bir devlet. Irak’ın kuzeyindeki şehirlerde, iğneden ipliğe her şey Türkiye’den sağlanıyor. Bütün yatırımların ve imar hareketlerinin baş aktِrü Türkiye.

Kerkük’e sahip çıkanların tek derdi petroldü. Yüz yıldan beri Kerkük’ün başına açılan bunca felaketin ana sebebi de buydu. “Herkese yakın olan Türkiye, Türkmenlere neden bu kadar mesafeli” diye sordu Terzibaşı. Cevap veremedim. Türkmenlerin Türkiye’den talebini Terzibaşı tek cümlede ِzetledi: “Türkiye bari herkese eşit mesafede olsun, başka bir şey istemiyoruz.”

Evet, Türkiye mesafesini Türkmenlerle de eşitlesin… Sevgili Anavatanımız, Türkmenlerin sesini duyuyor musun?


Suphi Saatçi Yazarn dier yazlar (33)...

Türkmenlerin "tamam" deme tehlikesi yok mu

Hits: 26

Irak'ta seçim sonrası kaos devam ediyor... Kerkük, Süleymaniye ve Erbil'de  yapılan seçim hil…

Devam...

Kerkük'te seçim gerilimi

Hits: 23

Seçimler sonrası Kerkük'te gerilim yüksek. Türkmenler ve Araplar, seçimlerde hile yapıldığ…

Devam...

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi Aydınlık’a konuştu: ABD bunu bilsin!

Hits: 22

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi, bayrak krizi ve gayrimeşru referandum sürecinde ya…

Devam...

TÜRKMEN GENÇLERİNİN ARTIK UYANIŞ ANI GELDİ

Hits: 228

Ey Türkmen genci bugün bizim bölge çok zorlu ve meneşekkat günler geçiriyor bizi 1959 katliam…

Devam...

Kerkük Türkmen kızının Feryadı Türkiye ve Türk Dünyasına

Hits: 421

Rahman ve rahim olan Allahın adı ile Türkmen kızı Türkmeneli kerkükten sesleniyorum bizim ana…

Devam...

Kerkük'te seçim gerilimi

Hits: 45

Seçimler sonrası Kerkük'te gerilim yüksek. Türkmenler ve Araplar, seçimlerde hile yapıldığ…

Devam...

Kerkük Valisi'nden 'seçim sonuçlarını reddediyoruz'

Hits: 25

Kerkük kentindeki Araplar, genel seçimlere şaibe karıştırıldığı iddiasıyla seçim sonuçl…

Devam...

DEMOKRATİK SEÇİMLER ve MAVİ BAYRAK DİRENİŞİ

Hits: 39

Irak'ta, 12 Mayıs 2018 tarihinde parlamento seçimleri gerçekleşti. Adaylar, koalisyonlarla seçi…

Devam...

Türkmenler, Irak Seçim Komiserliği aleyhine imza kampanyası başlattı

Hits: 19

Kerkük kentinde genel seçimlere şaibe karıştırıldığı iddiasıyla protestolar düzenleyen T…

Devam...

IRAK SEÇİM SONUÇLARI

Hits: 75

12 Mayıs’ta Irak’ta yapılan genel seçimlerin kesin olmayan şaşırtıcı sonuçları ile ilg…

Devam...

Yazarn ok okunan

Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…

Hits: 26680

Güney komşumuz Irak, 2003 yılı işgalinden sonra, ne yazık ki hâlâ istikrar ve barış ortam…

Devam...

Kerkük Katliamı ve Türkmenlerin Bitmeyen Çilesi

Hits: 26024

Bugünkü Irak toprakları Osmanlı dِneminde Bağdat, Basra ve Musul adları ile tanınan üç eya…

Devam...

Kerkük’te Bayrak Zorbalığı

Hits: 24767

Osmanlı Devleti’nin idarî taksimatında Irak üç eyaletten oluşuyordu: Bağdat, Basra ve Musul…

Devam...

Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci

Hits: 4732

Türkmen kültürü ve sanatının Irak’taki ِnemli merkezlerinden biri olan Erbil, tarih boyunca…

Devam...

Türkmen Dağarcığı: Kerkük’ün Altın Gerdanlığı - Taşkِprü

Hits: 4010

Şehirlerin kimlikleri de tıpkı insanlar gibidir. İnsanlar gِrünüşleri, ses tonları gibi …

Devam...