1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son güncelleme: 2017-04-25
Facebook Twitter Youtube

Ne Zaman Uyanacağız?

Hamza Hamamcıoğlu

Fevzi Türker


Biz Türkmenler, bugün farkında olmadan her yönümüzle tarihimizin en tehlikeli ve korkunç dönemini yaşamaktayız. Türkmenleri, hastane, doktor ve ilaç bekleyen ciddi hastalıkları olan bir hastaya benzetmek mümkündür. Bu tehlikeli gidişatı olduğu yerde durduramazsak en fazla otuz yıl sonra öz yurdumuzda buharlaşır tarih olabiliriz.
Yanı başımızda yeni bir devlet ilan edilmek üzeredir. İlan edilmek üzere olan bu devleti yönetenlerin ana hedeflerinin, Türkmenleri, öz yurtlarından ve Irak’ın siyasi sahnesinden silmek ve işgal ettikleri Türkmen bölgelerini, yani Türkmenlerin öz yurtlarını, ele geçirmek için var güçleriyle çalışmakta ve başarılı olmak üzeredirler.
Büyük topluluklar, büyük düşünürler ve büyük düşündükleri için de başarılı olurlar. Yanı başımızda devletlerini ilan etmek üzere olanlar için, Kerkük ve diğer Türkmen bölgelerini, Kürdistanın bir parçası ve her şeyi olarak ifade ederken, bizler yıllar sonra hala küçük düşünüyor, ve bu zor dönemimizde bile küçük meselelerle uğraşmaktayız.
Karşılaştıkları tehlikelerin ne kadar korkunç olduğunun farkında olmayan , tarihini bilmeyen, tarihteki büyüklerini , şehitlerini tanımayan, dilini ve Türklüğünü her şeyin üstünde tutamayan ve daha acısı hala nüfus kayıtlarında Türkmenliklerinden vazgeçenler, aciz bir toplum haline getirilmekten kendini ne zaman kurtaracak ve bu uykudan ne zaman uyanacaktır?.
Aslında büyük çoğunluğu Türkmen bölgeleri olan tartışmalı bölgeler başta Kerkük olmak üzere, büyük ihtimalle yeni kurulacak devlete ilhak edilecektir ya da zayıf bir ihtimal de olsa Irak üçe bölününce, kurulması ihtimal dahilinde olan Sünni-Arap devletine bırakılacaktır, o halde Türkmenler için hiç fark etmeyecektir. Zaten ırkçı Araplardan çok çekmişlerdir. Elimizi çabuk tutamazsak yakın gelecekte, Allah korusun diğer ırkçılardan da daha fazlasını çekebiliriz.
Türkmenlerin, öz yurtlarında asimilasyon ve yok olma tehlikesinden kurtulmalarının tek yolu ,işgal edilmiş topraklarının kurtarılmasını ve coğrafi bir bölgeye sahip olabilmeleri uğruna , sağlam temellere dayalı siyasi, iktisadi ,içtimai ve hatta silahlı bir mücadeleden geçer, bu mücadelenin zamanı da çoktan gelmiştir, çünkü toprağı olmayan toplulukların, ayakta kalma, ve yaşama şansı yoktur. Unutmamalıyız ki, biz halihazırda öz yurdumuzda toprağı olmayan, benliğiyle, ve diliyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayız.
Türkmenler, kendi yağlarında kavrulurlarsa, ekonomik olarak ayakları üzerinde, bilinçli gençliğe sahip ve her yönleriyle güçlü olabilirlerse, saygınlıklarını kazanır ve özgürlüklerine kavuşma şansları olabilir.
Türkmenlerin öz yurtlarında milli varlığı, kurtuluşu ve özgürlüğü, ne ona buna el açarak, oradan buradan direktifler almakla, ne de yaptırım gücü olmayan ve bugün için hiçbir işe yaramayan göstermelik toplantılar ile kurultaylarla mümkündür. Kurultaylar, eğer Türkmenleri peşinden koşturabilecek milli özgürlük örgütleri varsa yararlı olur. Böyle bir örgüte Türkmenlerin kesinlikle ihtiyacı vardır, bu örgütle Türkmenler, başta Türkiye olmak üzere diğer devletler nezdinde söz sahibi olurlar ve itibar görürler .
Türkmenler, Irak’ta Türkiye’nin has adamı ve uzantısı olduğu görüntüsünden acilen kurtulmalıdırlar. Bu görüntünün Türkmenlere ister Irak’ta veya dışında bugüne kadarki zararı ve olumsuzlukları çok büyük olmuştur. Kürtler, devletlerini Türkiye’nin %65 desteğiyle kuruyor ve kimse onları Türkiye’nin uzantısı olarak görmüyor da, Türkiye’nin yanlış politikaları neticesinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Türkmenler ise, Türkiye’nin uzantısı olmakla suçlanıyorlar. İşte milli talihsizlik buna denir.
Büyük Atatürk’ten sonra işbaşına gelen Türk hükümetleri, Türkmenlere siyasi olarak yardımlarını esirgemeseydi, bugün Türkmenlerin durumu bu kadar kötü olmayacaktı. Ama unutmamalıyız, biz Türkmenler de yanlış ve çıkmaz yolda olduğumuzu kabul etmeliyiz. Türkiye’nin dış politikasında Türkmenlere zaten yer yok, biz de biz olmadığımıza göre ,Türkiye’nin canına minnet, neden yardımcı olsun ki?
Atatürk’ten sonra Türkiye’nin dış politikasında dış Türklere yer verilmemiştir ve Türkiye genellikle Türklükle, Türklerle hiç alakası olmayan, Avrupacı ve Diyarbakır’a özgürlük dileyen İsmail Heniyye’nin ülkesi Gazze hayranı politikacılarla yönetilmiştir.
Türkiye’nin ne hale geldiğine bakın, güler misiniz ağlar mısınız Türkiye’nin dış politikasına, bir yandan Türkiye’yi, fiili olarak parçalamak isteyenlere kucağını açarak devletleştiriyor, diğer yandan ise Irak başbakanı hem Türkiye’ye karşı tehditler savuruyor hem de Türk enerji bakanının özel uçağına Irak’a giriş izni vermiyor.
Irak cumhurbaşkanı Celal Talabani bir kaç sene önce Erbil’de vermiş olduğu bir demecinde, Kürtlerin bu hale gelmelerinde Türkiye’nin rolünün %65 olduğunu belirterek Türkiye’ye müteşekkir olduklarını söylemiştir. Neden müteşekkir olmasın ki? Kürtlere verilen %65 desteğin % 1 i Türkmenlere de verilmiş olsaydı bugün Türkmenler çok daha iyi durumda olurlardı.
Bu ve bunun gibi acı gerçekler Türkmenleri, derin uykularından hemen uyandırmalı ve kurtuluşlarını gerçekleştirebilecek bir yol haritası hazırlamalarına yönlendirmelidir. Türkmenleri, başkalarının değil, ancak kendi yol haritaları kurtarabilir. Güçlü olurlarsa, başka halkların özgürlük hareketlerine benzer bir özgürlük hareketine sahip olurlarsa, başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelerin de her türlü desteğine mazhar olurlar.

Fevzi Türker Yazarın diğer yazıları (34)...

Türkiye, Kerkük’teki bütün Türkmenlerle diyalog geliştirmeli

Hits: 204

Kamu kurumlarında Irak bayrağının yanında IKBY bayrağının da asılmasıyla tansiyonun yükseldiği Kerkü…

Devamı...

Türkmeneli gazetesi 1359

Hits: 4

Devamı...

Irak Türkmen Cephesi'nin 22. yıldönümü Kerkük'te kutlandı.

Hits: 13

Kutlamada konuşan Irak Türkmen Cephesi Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşet Salihi, Tüm Türkmenleri …

Devamı...

Hukuki Boyutuyla Kerkük Krizi

Hits: 15

Kerkük Valisi, Kerkük il meclisine 14 Mart 2017 tarihli bir yazı yönelterek Kerkük’teki resmî dairel…

Devamı...

'Kerkük'te tek taraflı kararlarla Türkmen gerçeği değiştirilemez'

Hits: 10

Irak Türkmen Cephesi Başkanı ve Kerkük Milletvekili Salihi: Kerkük'te tek taraflı kararlarla emrivak…

Devamı...

Irak Türkmen Cephesi 22. yaşında

Hits: 26

TKÜUGD Irak Masası tarafından yapılan açıklamada, "24 Nisan 1995 yılında Türkmen şehri Erbil'de kuru…

Devamı...

Hamza Hamamcıoğlu'nun Ardından

Hits: 44

Dertli geldin dünyaya dünyadan dertli gittin Ömrünün bir gününden hayır görmedin Hamza Yine de ne …

Devamı...

Türkmenler haykırdı! Susmayacağız

Hits: 63

Türkmeneli Partisi Genel Başkanı Rıyaz Sarıkahya, yapılan saldırının sorumlusunun Kerkük Valisi Necm…

Devamı...

krizine ilişkin konuştu: Hakları yoktu

Hits: 37

Irak Başbakanı İbadi: Kerkük'te kamu binaları üzerinde bayrak asmaya hakları yoktu. Bunlar, Irak hük…

Devamı...

Arap Hakimiyeti Bitti, Kürt Hakimiyeti mi Başlayacak?

Hits: 50

1921'de başlayan ırkçı Sünni-Arap hakimiyeti, ABD''nin Irak'ı 2003'te işgal etmesiyle sona ermiştir.…

Devamı...

Yazarın çok okunanı

Türkmenler ve Kürdistan

Hits: 12971

Son zamanlarda basın yayın organlarında Türkmenlerin, Kürt yönetimiyle işbirliğinden sık sık söz edi…

Devamı...

YOK EDİLİYORUZ KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL

Hits: 12617

Türkmenler bugün çok kritik dönemden geçtikleri gibi, yok edici iki tehlikeyle; topraksızlık ve mezh…

Devamı...

HER ŞEYDEN EVVEL TÜRKMEN OLDUĞUMUZU SÖYLE

Hits: 12173

TÜRKMENLER ,tarihleri boyunca hiç bugün olduğu kadar mezhep tehlikesiyle karşı karşıya kalmamışlardı…

Devamı...

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

Hits: 10838

Türk devleti 15 Temmuz 2016 akşamı batı güdümlü Fethullah Gülen hizmet hareketinin planladığı kanlı …

Devamı...

TÜRKMEN EĞİTİMİNİN DÜNÜ ve BUGÜNÜ

Hits: 9890

Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanan Türkmen eğitimini beş ayrı döneme ayırabiliriz: Osmanlı İmpara…

Devamı...