1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-10-15
Facebook Twitter Youtube

Irak'ta Türkmen Mirası 4 : Hüseyn* Bin Ali Bin Ebi Talıp Ravzası

TÜRKMEN MECLİSİ MUAMMASI

Necat Kevseroğlu

<SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-FAMILY: 'Times New Roman','serif'; FONT-SIZE: 16pt; mso-ansi-language: TR" lang=TR>

  Hz.Hüseyn Ravzası, Kerbela kentinin Hair1  bِlgesine düşer. Hz.Peygamberin kızı Hz.Fartm'yla amcaoğlu Hz.Ali'nin oğlullarından Hz.Hüseyn'in merkadı ve gِmüldüğü yerdi. Yanında da Kerbela vâkıasında şehit düşen on yedi şehidin mezarı bulunmaktadır.


   İslam kaynaklarına gِre, türbeler üzerinde "H.65, M.684" yılında yapılan ilk yapıdır.


   Bugünkü Ravzanın, olduğu haliyle H.767, M.1365 yılında Celayirlilerin Sultanı Uvis Bin Şeyh Hasan El-Celayirli'nin verdiği emre gِre yapılmıştır. Yapılışı on bir yıl sürmüştü .2


   IX ve X yüzyılda Ravzaya çok ِnem verilmiştir, yapıda gelişmeler olmuştur.


Süslemesine büyük para harcanmıştır. Merkadın kubbesi, minareleri ve kapıları hep ayna, gümüş ve altın kaplama ile süslenmiştir.


   Bunların yanında da sahnda genişletme ve bir saat kulesi yapılmıştır. Bu gelişmeler H.932, M.1525 yılında olmuştur.


    Osmanlılar, Hüseyniye Ravzasına çok ِnem vermişlerdi. H.941, M.1534 yılında, Sultan Süleyman Kanuni'nin verdiği emrine gِre, Kubbe ve iki minaresi yenilenmiştir ve yapıya da yeni yapmalar eklenmiştir. 3


   Hüseyniye Ravzası, dik dِrtgen planlı olarak 95x120m çapında bir kara üzerinde yapılan bu mukaddes yatır, geniş bir sahn ve hazradan oluşan binânın dِrt yanı, sıra odalar, büyük salonlar ve oturacak yüksek kemerli binâlardan "eyvânlardan" oluşan Ravza ve geniş sahnı, bir surla "külliye" çevirilmiştir.


Yapılan sur, ravzanı ve geniş sahnı etrafındaki çarşı ve evlerden ayırmıştı.


   Ravza, çok ihtişamlı sağlam ve dayanaklı bir şekilde tuğla ve alcıyla yapılmıştır. Muhteşem bir şekilde güzelleştirilmiş, ağır, pahalı nesnelerle altın, ayna ve güzel renkli sırçalı mine ile nakışlanan pişmiş kiremitler, "çiniler" süslü dekorlarla kaplamalar yapılmıştır.4


   Hz. Hüseyn'nin mekamı, dikdِrtgen şeklinde 55x40m büyüklüğünde bir avlu "Sahn" içindedir. Türbe, bu merkezi odanın ortasındadır. Sahn, yapının orta kısmı ve kalbi sayılır. 27m. yüksekliğinde olan oda, 2,5m. eninde 3,5 yüksekliğinde dِrt büyük mustatil sütün üzerinde soğan şekilli, uzun boyunlu bir kubbe ile ِrtülüdür. Kubbenin etrafı da sivri kağir tuğladan yapılan "kemerli ve gِsterişli tavan penceresi ile içeri ışıklanmıştır.


   Kubbe ve boynu altına kaplanmıştır. Boyundan-boya Kur'an süreleri koyu mavi zemin üzerine beyaz yazı ile süslenmiştir.


   Kubbenin içi ise, bükülmüş çatma işlenmiş nakşlı merdivanli kabartmalı üzüm zalkımı gibi dereceli "mukarnes" çok güzel ve gِsterişli dekorlarla gِzeleşmiştir. Yerleri ve kemerler ayna parçalarıyla çok dikkatli dekor   olmuştur. Bu dekorasyon tavan pencerelerinin arasına kadar uzanır. Duvarlarda, boyundan boya kubbenin dışarıda olduğu gibi Kur'an süreleri ile süslenmiştir. Kubbenin içten dikkat çeken güzelliği de, aynayla donanmış dekorasyonudur. Bunun yanında da, odanın daha çekici tarafıda, türbenin üstü altın ile kaplanmasıdır.


   Türbe odasının üç etrafı, büyük eyvanlarla ve 20x10m ِlçüsünde mescit binasi ile kuşatılmıştır. Duvarları içeride olduğu gibi boyundan-boya süslü, mavi zemin üzerinde beyaz ile Kur'an ayetleri ile yazılmış olan bir pervaz süsler.


Eyvanların, duvarı kalın olduğundan, içinden odalar çıkarılmıştır, bazıları içeriye açılmış, diğerleri de sah'nın doğu, batı, ve kuzey yِnüne açılmıştır.


   Güney kِşesindeki, "Yıldızlı dehlizden" geçerek varılan 6x20m. ِlçülü dikdِrtgen şekilli orta kısımı, üzeri kemerler ile ِrtülü bir koridor "bugün cami" ile kuşatılmıştır ki, ziyaretçiler buradan makamı tavaf ederler. Bu eyvan, altın eyvan adını taşır, çünkü, tüm duvarları salkımlı mukarnesler ve etraf duvarları altınla kaplanmıştır.


   Türbenin odası içten çok gِrkemli, içi üzüm salkımı gibi mukarnaslar, bariz ve gِz alıcı, dikkat çekici güzelliği olan ayna parçalarıyla kaplamalar ve tezyinler pencerelerin arasına kadar ulaşır.5


   Duvarların sathı, dışarıdan olduğu gibi kabartma teknikle çinilerle kaplamalar yanında daha çok bitkisel motiflerden oluşan alıçı dekorasyonlar, beyaz yazı ile Kur'an ayetleri ile olan bir pervez duvarları süsler.


   Odanın en gِze çarpan güzelliğide yukarıda geçtiği gibi, kubbenin, içten ayna ile süslü   olmuştur. Bu dekorasyon tavan pencerelerinin arasına kaplanmasıdır, bu tezyinât türbe odasına ayrı bir gِz alıcı güzellik vermiştir.


   Odada gِrünen bir diğer güzellikte 2m. yükseklikte 4m.genişlikte ve etrafı gümüş maşrabî eserler ile çevirili şehit Hz.Hüseyn'in sandûkasıdır.6


   Sandûka'nın etrafında yükselen dِrt altın nar şeklinde yapılan çaplarıda 50 santimetre olan narlar ayrı bir süs ve güzellik vermiştir  Sandûkaya. Bu süsleme ve tezyinât günümüze değin işlenen el işlerinin en ince sanatların niteliği ve ِrneğidir.


Türbenin kıble tarafındaki yüzünde, gayet tezyinat vardır.


   Merkezi eyvanın giriş kapısını saran iki debdebeli minâre bulunur. Mânaret al-Abd denilen minârede H.1354, M.1935 yılında yıkılan bu minâreyi Bağdat hükümdarı Mercan'ın verdiği emrine gِre H.767, M.1565 yılında sultan Uvisin dِneminde yapılmıştır.7


ـçüncü bir minârede sahn'ın doğu kِşesindeki binâlar ِnünde yükselir.


Minârelerin başı soğan şeklinde beş dilimli olarak, altın safihalarla kaplanmıştır. Altın kaplama, mukarnasların üzerinde oturan şerefeye kadar uzanır.


Şerefeden yükselen birkaç bülend ve biçimli olan sütünler üzerinde olan şerefenin çatısı, minârelere ayrı bir ِzellik vermiştir.


   Avlunun "sahn" üç etrafı, eyvânlar ve 65 küçücük hücre kuşatır. Hücrelerin ِnünde sivri kâgir kemerli yüksek oturacak yer "eyvân" yapılmıştır.


Bu odaların bazıları, eskiden defnecek yer olarak kullanılırdı. Diğerleri de din bilimi alan ِğrenciler ve ziyaretçilere mahsus ikametgah idi.


   Hücreler ve eyvânların dışarıdan duvarlarının sathı, çinilerle kaplamalar yanında daha çok bitkisel motiflerden oluşan alçı dekorasyonlar, beyaz yazı ile Kur'an ayetleri ile yazılmış olan bir pervaz süsler.


   Hüseyniye Ravzasının, kuzey kِşesinde de yapılan diğer binelerden de lavabo, düzeni, medrese ve ortasında bulunan 10x7m. ِlçüsünde geniş bir eyvânın doğusuna düşen mescitin binasiyle muhteşem bir külliye oluşturmaktadır.


    Hüseyniye Ravzasının, yapılış tasmimi, günümze değin Irak'ta ِrnek bir abidedir. Sonradan yapılan yatırlarda veya ravzalarda bu yapıdaki külliye ve içindeki yapıların bütünü gِrünmemiştir. Ravzanın çevresinde, cami, medrese, imaret, sebil, kitaplık gibi yapıların bütünü bir külliye oluşturmuştur.


   Bu tür tasmimde, sonradan yapılan yatır ve ravzalarda, ana çizgisi ِrnek alınmıştır.


   Ravzanın bugünkü yeni mimari tarzı H.Sekizinci, M XIX yüzyılın sonlarına dِner.


İlhanlılar dِneminde esas belirtisi gِrünmüştü, bunun nişanıda merkadın ana giriş kapısının sonunda yükselen iki minarenin mimari ِgesidir.


Bu mimari ِzellik, eskiden Irak'ta yapılan camilerde gِrünmemiştir, en güzel ِrneği de, merkadın orta giriş kapısıdır ki, bazı kaynaklara gِre H. Yedinci, M. X111 yüzyılda, Abbasilerin son dِneminde yapılan Şarabiye medresesinden alınmıştır. Bu mimari ِzellikte, İlhanlılar ve Celayirler dِneminde gelişmiştir.


   O dِnemde yapılan minareler kalın, şerefeleri ise, merdivan şeklinde dereceli olan çatma tavan "mukarnes" üzerinde oturtulurdu.


   O dِnemin bir diğer, mimari tarzının ِzelliğide, Hüseyinye Ravzasının giriş kapılarının büyüklüğü ve kapılarında yapılan dekor ve geomatrik bileşim niteliği o günlerdeki el ve tahtada oyma sanatının üstünlüğü ve gelişmesinin gِstergesidir.


   Yapıda gِrünen bir diğer ayırtmanlığıda mukarneslerin nakışlı, üzüm salkımı gibi rengârenk süslemler binaye ayrı bir ِzellik vermiştir. Yapının Muhtelif yerlerinde gِrülen mukarnesler, minarelerin şerefelerinin oturulması için yalnız yapılmamıştır; yapıya ayrı bir güzellik, dekorasyon ve eyvânlara, sah'nın her yerini süslemek, gِzalıcı ِzelliği ve geomatrik şekilini gِstermek yanında şerefelerin ve diğer çatıların dayanak, mesnet olarak da yapılmıştır.


    Özellikle H.10. M.XVI yüzyılda, Ravzanın iç dekorasyonları bakımından ayrı bir ِnem taşır.


Binenin iç duvarları yukarıda geçtiği gibi, gِrülen bِlümler ve sathı çini, altın, ayna parçalarıyla kaplama, alçı ve Kur'an ayetleriyle güzel hat türleri ve renkli boyalarla oluşan zengin bir süsleme dikkat çekmektedir.


   Abbâsi devrinden sonra yapılan bu tür binalerde Arap mimarisinin Türk tesirleriyle kaynaşması sonucu vücut bulan en ِnemli eserlerden biri olan bu yapının azametine ve yüceliğine, tezyinatının ihtişamı ve zarafetine herkesin hayran olduğu ravzada gِrünür.


   Merkadın tarihi geçmişi ile Irak'ın ِnemli bir dini mukaddes merkezidir.


 


Hz. Hüseyn Ravzasını ziyaret eden


Türkmen Hükümdârlârından:


   Hz. Hüseyn'in merkadına tarih boyunca Türkmen hükümdârlârı ve Irak'ta kurulan Türkmen devletlerinin büyükleri çok ِnem verip, rauzanın gelişmesi elleriyle olmuştur.


İlhanlılardan müteakiben Osmanlıların son dِnemine kadar Türkmen büyükleri verdikleri kiymetli hediyeler, yaptıkları tezyinatlar ve vakfiyeleri ile Ravza bugünki halini almıştır.


Tarih sırasıyla Hz.Hüseyn'in Merkadını ziyaret eden Türkmen hükümdârlarının, ziyaretleri hakkında ve merkada verdikleri ِnem ve saygıyı ِzet olarak açıklıyorum:


 


1-                   Selçuklu Sultanı Melikşah H.479, M.1086-1087'da Halep ve diğer etraf bِlgeleri fethten sonra, Bağdat'a geldiği zaman, Bağdat'ta Kâzimiye Ravzasını ve diğer kutsal yerleri veziri Nizamülmülk ile beraber ziyaret ettikten sonra Hz. Hüseyn'ın ve Hz.Ali'nin türbelerini ziyaret etti ve hediyeler sundu.8  O dِnemin meşhur şairi İbn-Zekreveyh el-Vasiti yapılan ziyareti tebrik ederek, Sultan Melikşah'ı, veziri Nizamul- Mulk'a methiyeler yazmıştır  ِrneğin:9


زرت المشاهد زورة مشهودة


                   أرضت مضاجع من بها مدفون


فكأنك الفيت استهل بتربها


وكأنها بك روضة ومعين


فازت قداحك بالثواب وأنجحت


 ولك الإله على النجاح ضمين


2-                   İlhanlılardan, Sultan Mehmut Gazan H.702, M.1303'te Kerbelâ'yı ziyaret ederek, türbeye büyük hediyeler verdi10 . Fırat'tan İmam Hüseyn Merkadına bir kanal ile su getirmiştir. Sultanın emrine gِre kazılan suya "Nehir el Gazan'i" adı verilmiştir. Ayrıca bu su Kerbelâ ovasınıda sulandırıyordu .11


3-                   Şah İsmâil Safavi, H. 25Cumâde'luhrâ 914, M.1508 yılında Bağdat'ı aldı, ikinci gün   Kerbelâ'yı ziyaret etti. Hz. Hüseyn'ın Ravzasına çok bol hediyeler verdi. Verdiği emrine gِre, türbe odasında türlü tezyinat ve altın kaplamalar yapıldı. Hazra içinde altından bir sanduka yapıldı, üzerinde de gِz alıcı süslemeler yapıldı. Şah, hazraya 12 altın kandil vakıf etti, tüm ravakları da ağır pahalı çok kıymetli halılarla dِşedi. Bir gecede Hz.Hüseyn'in türbesi yanında ıtikâf etti, sahn içinde taşra çıkmadı, tüm gece boyu orada ibadet etti.12


4-                   Kanûnî Sultan Süleyman, Hz.Hüseyn'in ve İmam Ali'nin merkadlerinide H.941, "M.1534/1535" senesinde ziyâret ederek, İmamlara çok saygı gِsterdi.


 Irak'ta Sultan Süleyman'ın en büyük işlerinden, kendi ismiyle tanınan "Süleymani Nehri", günümüzde "Hüsey'niye nehri"ni Fırat'tan Kerbelâya su getirmesidir ki, ِnceki hükümdarlar, Sultan Gazan, Şah İsmâil ve Şah Tahmasıp bu projeyi düşünmüşlerdi, ama gerçekleştirebilmemişlerdi; çünkü Kerbelâ arazileri Fırat suyundan yüksek idi. Kanûnî'nin maiyetindeki mimar ve üstün başarılı mühendislerin, kullandıkları teknik ve geometrik metotlarla suyu Kerbelâya ulaştırmışlardı, bu büyük proje Kanûnî emriyle gerçekleşti, günümüzde Kerbelâ ovası bu su ile sulanır. Ayrıca, sultanın verdiği emrine gِre, ruzgarın kumlar ile ِrttüğü sâhaları, yeniden bahçe hâline koydurdu. Kanûnî, Hz. Hüseyn ve İmam Ali'nin merkadlerini manen süslemiştir ve çok saygı gِstermiştir.13


5-                   Sultan 111.Muradın cülüsündan sonra H.982, M,1574'te Al-vand zada Ali Paşa Bağdat vâlisi oldu14 . Gülşeni Hulafa yazarının dediğine gِre, 111Sultan Murd'ın emrine gِre Bağdat valisi Al-Vandzada vasitesiı ile H.984, M1576de, ِnce Enguşti yâr tesmiye edilen Mânâret al-Abd ve yanındaki mesti yeniden inşa olundu. Bu minare yukarıda geçtiği gibi ikinci Dünya savaşından ِnce yıkıldı minareden günümüzde hiç bir  kalıntısı kalmamıştır. Çinisiz beyaz bir minare idi, hazranın sol kِşesinde yapılmıştır. Ayrıca Hz. Hüsey'nın mazarı üzerine türbe inşa, daha doğrusu eski türbeyi ihyâ ettirdi.


Ravakları ve hazranın kubbesinin tâmirleri yanında da güzel tezyinâtlar yaptı.15


   O dِnemin şairleri, Ravzaya gِsterilen saygı ve ِnemden dolayı, Sultanı ve Bağdat valisina de medhiyeler yazdılar.16


6-                   Nadir Şâh H.1156, M.1743 senesinde üçüncü kez Bağdat'ı kuşattıktan sonra aldı. Hz. Ali'nin türbesinin kubbesini ve iki minaresini altın ile kaplattı, ve Kerbela'yı ziyaret etti. Hz. Hüseyn merkadına da çok kıymetli atiyeleri oldu.17


7-                   Şah Hüseyin’in "1694-1722" kızı Raziya Sultan Begim, Hz. Hüseyn Ravzasının teziyini için, 20,000nâdirlik bir vakıf tahsis etti.18


8-                   Kacar Hânedanının müessisi Ağa Mehmed Han XV111.asır sonuna doğru Hz.Hüseyn merkadının kubbesi ve minâresini altın ile kaplattı. 19


   Hz. Hüseyn'in makamına Türkmenler tarih boyunca büyük ِnem vermişlerdi ve bu kutsal yere saygı gِstermişlerdi.


 


Dip not:


* Günümüzde Hz. Hüseyn adı üzerine koyulan  Hüseyin isminden ayrı olarak yazımızda (Hüseyn) yazdık.


1.                          Hair: Hair bِlgesi, Abbasi Halifesi Harun el-Reşid dِneminde bu bِlgeye yaptığı bir ziyarât sırasında, bu bِlgede su taşmış ve her yer gِl gibi olmuştı, tüm yerler su altında kalmıştır. Hair denilen arazide ise hiç bir su eseri gِrünmuyordu. Gِlün ortasında bir ada gibi toprak yer kalmıştır. Halifenin dikkatını çeken bu hal, ve sorusuna cevap olarak su ulaşmadığı yer Şehit Hz.Hüseyn'in gِmüldüğü yerdir. Halk ise hayretten gelen hair adı yere vermişlerdı.


2.                          Dr. Tarık Cuvad el-cenabi, İmarat el-Irakiye, Hazarat el-Irak, 5,Fasıl, s,214, Bağdat, 1985.


3.                          a.g.e. s,214.


4.                          A.g.e, Tarık Cavad el-Cenabi, s,214-218.


5.                          İslam Ansiklopedisi, c,6, s,580, İstanbul, 1977.


6.                          el- Halili, el-Atabat Ansiklopedisi, Kerbelâ bِlümü, Beyrut, 1966.


7.                          e.g.e, Tarık Cuvade el-Cenabi, s.320.


8.                          İbn al-Aşir, c,8, s,449, Dar Kutup İlmiye Beyrut. 1971.


9.                          a.g.e. s.448.


10.                        Bakır Emin el-verid, Havadis Bağdat Fi 12 karın, Bağdat. 1989, s.147.


11.                        el-Azzavi, Abbas, Tarih Irak beyne ihtilaleyn, c,1, s,398. 1935, Bağdat


12.                        el-Azzavi, Abbas, Tarih Irak beyne ihtilaleyn, c,3, s,341, 1939, Bağdat.


13.                        Von Hammer, Osmanlı İmparatorluğu tarihi, s.509, İstanbul ve el-Azzavi, Abbas, Tarih Irak beyne İhtilaleyn, c,4,s,6,37.


14.                        Bakır Emin el-verid, Bağdat, Halifeleri, Valileri kuruluşundan 1984de kadar, s,156, Bağdat.


15.                        Nazmi Zada Murtaza Efendi, Gülşen-i Hulafa, Arapçaye çiviren, Musa Kazım Nevres, s.208, Bağdat.


16.                        Dataylı bilgi için ve şiirlerin metini, Gülşen-i Hülafa, s,209 de.


17.                        a.g.e, s221, Bakır Emin el verdi.


18.                          İslâm Ansiklopedisi, c,6, s,58-582, İstanbul.


19.                          a.g.e. s,582.


Necat Kevseroğlu Yazarn dier yazlar (64)...

Kerkük'teki bombalı saldırıların failleri yakalandı

Hits: 6

Irak Terörle Mücadele Polis Güçleri 2. Tümen Komutanı Maan es-Saadi: - 'Kerkük'te düzenlenen…

Devam...

TÜRKMEN MECLİSİ MUAMMASI

Hits: 10

Uzun yıllardan beri atıl durumda olan ve misyonunu kaybeden Irak Türkmen Meclisi’nin yeniden ya…

Devam...

Kardeslik 345

Hits: 11

Devam...

Terör örgütü DEAŞ Kerkük'te 14 köyü susuz bıraktı

Hits: 61

Irak'ın Kerkük kentinde su tesislerine yönelik DEAŞ saldırıları nedeniyle 1 kasaba ve 14 köy…

Devam...

KERKÜK ÜZERİNDEKİ OYUNLAR

Hits: 88

Bir Türkmen şehri olan Kerkük, jeo-ekonomik özelliklerinden dolayı 20. Yüzyılın her dönemin…

Devam...

Irak’ta Türkmenler yine görmezden geliniyor

Hits: 41

Türkmeneli Lideri Erşat Salihi, Türk Dünyası ve Türkmen halkına Irak’ta cereyan eden son ge…

Devam...

Türkmen siyasetçi Niyazi Mimaroğlu'na suikast girişimi

Hits: 86

Eski Türkmen milletvekili Niyazi Mimaroğlu yaptığı açıklamada gece geç saatlerde Tuzhurmatu …

Devam...

Kerkük'te Türkçe eğitim veren okullara yoğun talep

Hits: 87

Kerkük olmak üzere Türkmenlerin yoğunlukta yaşadığı kentlerde bulunan ve Türkçe eğitim ve…

Devam...

Kerkük havalimanı hizmete girdi

Hits: 109

Kerkük'teki askeri havalimanı sivil uçuşlara da açıldı. Irak Türkmen Cephesi (ITC) lideri Er…

Devam...

Adları Türkmen'dir Özleri Türkmen

Hits: 82

El sürsen ipektirler Koklasan çiçektirler Kendi elleri ile Bu aziz topraklara Kendilerini e…

Devam...

Yazarn ok okunan

Acı Kayıp .. Dr. İbrahim Arafat

Hits: 44993

Irak Türkmenlerinin çağdaş siyasi Tarihinde yer alan, tanınan mücadeleci, ülkücü, Türkmen …

Devam...

Çanakkale Savaşında Düşen Türkmen Şehitlerinden

Hits: 29093

Çanakkale savaşı, son yüzyılların savaş tarihinde ِnemli yeri olan bir muharebedir. Savaşla…

Devam...

Türkmen Dava Adamı….İhsan Hamit Demirci Hakka Yürüdü

Hits: 23278

16 Kasım 2016 günü akşamleyin, değerli bir mücadeleci yoldaşın ziyaretinde iken, beklenme…

Devam...

Şahadetinin Beşinci Yılı Dِnümü Anısı .. Şehit Yıldırım Demirci

Hits: 23208

Türkmen toplumunun yetiştirdiği dünya çapında bir Bilim Adamı ve Türkmenlerin gِz bebe…

Devam...

Kerkük'e Saldırı ve Yazılan Müdafaaname Belgesi

Hits: 21916

Yeryüzünde olan kentlerin bazıları çok şanslı olur, halkı tarafından sevilir, yetiştirdiğ…

Devam...