1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-09-21
Facebook Twitter Youtube

Davutoğlu'nun Kerkük ziyareti ve düşündürdükleri...

Bize Göre: Bu da bizim Manifestomuz!

Ziyat Köprülü


Irak Devleti’nin Bağımsızlığını kazandığı 1932 yılından beri Kerkük’e muhtelif üst düzey ziyaretler gerçekleşmiştir. Bunların sonuncuları 1976 yılında Cumhurbaşkanı Fahri KORUTـRK ve 1977 yılında Kerkük-Ceyhan petrol boru hattının açılış tِrenine katılan Başbakan Süleyman DEMİREL tarafından yapılmıştır. Biz Cumhurbaşkanı ve Başbakan düzeyindeki bu ziyaretleri bir yana bırakacak olursak ve ziyareti dış politikanın üretilip uygulandığı Dışişleri Bakanlığı açısından ele aldığımızda Kerkük'e ilk ziyaret 21-22 Haziran 1937 tarihinde zamanın Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü Aras tarafından gerçekleştiğini tarih yapraklarından gِrebiliriz. Daha sonra 6 Kasım 1955’te başlayıp 12 Kasım’da sona eren dِnemin Başbakanı Adnan Menderes ve refakatindeki Dışişleri Bakanı Fuat Kِprülü ile bazı bakanların bulunduğu heyet, 9 Kasım 1955 tarihinde Kerkük'e bir ziyaret yapıp, oradaki petrol tesislerini incelediklerini gِrürüz. Dolayısıyla yarım asrı aşkın uzun bir bekleyişten sonra Kerkük bir Türk Dışişleri Bakanını ağırladı. Bu ziyaret de Sayın Ahmet Davutoğlu'na nasip oldu. Bir iki defa belirli ve belirsiz çeşitli nedenlerle ertelenen veya gerçekleşemeyen bu ziyaret sonunda 02 Ağustos 2012 sabahı gerçekleşti.
Ziyaret normalde Erbil diye gِrünse de bir de Kerkük aygının olduğu son anda ortaya çıktı. Bunu Sayın Bakan bizzat ifade ettiler. Erbil'de kaldıkları akşam Sayın Başbakanla yapmış oldukları telefon gِrüşmesinde Kerkük ziyaretine karar verdiklerini beyan ettiler.
Davutoğlu, Türkiye’nin endişelerini içeren bir takım mesajların Erbil ziyareti sırasında Irak Bِlgesel Kürt Yِnetimi yetkililerine net bir şekilde aktardığını bizzat ifade ettiler. Bu mesajlar, Kuzey Irak’taki PKK varlığı ve son dِnemde Suriye’de meydana gelen gelişmelerle ortaya çıkan otorite boşluğunun şiddet kullanan bir gurup tarafından istismar edilmesinden kaynaklanan Türkiye’nin kaygılarıyla alakalı idi. Gِrüşmeler sonrası yayınlanan ortak bildiride ise bu tür bir girişimin ortak tehdit olarak algılanacağı ifade edilmiştir. Bakan, verdiği bir demeçte Bِlgesel Kürt yِnetiminin mesajı aldığını beyan ettiler. Peki bu mesajlar karşı tarafça iyi anlaşıldı mı? Sanırım evet, bu husus Erbil'de teravih namazı çıkışında Sayın Bakan tarafından bizzat ifade edildi. Bana gِre dünya siyasetinde ve bütün ikili ilişkilerde tabiri caizse bir kural ortaya çıkmaktadır. İlettiğiniz mesajı karşı taraf dinler ve itiraz etmezse, yani amiyane bir tabirle bunu "yutarsa" verilen mesaj %50 amacını bulmuştur. Diğer yarısının gerçekleşmesi uygulamalarda gِrülür. Şahsen, geriye kalan ikinci yarının tamamen gerçekleşmesi hususunda karşı tarafça yıllardan beri yerine getirilmediği gibi şimdi de getirilmeyeceğini düşünüyorum. Umarım yanılıyorum.!
Hal bِyleyken, Sayın Davutoğlu’nun Saddam sonrası Türk-Irak ilişkilerinin en hassas ve kritik bir dِneminde bِlgeye gerçekleştirdiği bu ziyareti okumaya ve analiz etmeye çalıştığımızda yapılanların ve sِylenenlerin bir takım açık ve gizli mesajlar içerdiğini gِrmemek mümkün değildir. Bir kere, Bakanın gerek Erbil'de gerekse Kerkük'te programını çok rahat sürdürmesi ve gece gündüz demeden çeşitli mekanları ziyaret etmesi, gerektiğinde güven ortamının sağlanabileceğini ortaya koymuştur. Dışişleri Bakanının ve beraberindeki heyetin gerek Bِlgesel Kürt Yِnetimi yetkilileri gerekse Suriye’nin Kürt ve Sünni Arap muhalefetiyle Erbil’de bir araya gelmeleri, Türkiye’nin Kürtlere karşı değil sadece terِre karşı olduğu mesajını net bir şekilde vermiştir.
Ziyaretin Kerkük ayağına gelince burada çok ciddi mesajlar verilmiştir. Bunları sıralamadan ِnce Kerkük ziyaretinin gerek Irak'ta gerekse İran'da ve hatta Türkiye'de bile birçok yِnden zülfü yara dokunduğunu unutmamamız gerekir. İşin ilginç tarafı yapılan itiraz ziyaretin sadece Kerkük ayağınadır. Bu biraz tuhaf değil midir? Aslında bu çıkışlar bile Kerkük’ün nedenli hassas bir konumda olduğunu ve bunun neticesinde yıllardan beri Türkmenlerin iki ateşin arasında kaldığını ve neler çektiğini açıkça ortaya koymuyor mu?
Aslında, bir süreden beri Türkmenleri dışlayan Türkiye’nin Bِlgesel Kürt Yِnetimi ile geliştirdiği ilişkiler birçoğumuzu rahatsız etmekteydi. Gecikmeli de olsa bu yanlışlığı gِrüp Kerkük’e bir ziyaret gerçekleştirmek, Türkmenlere bir moral kaynağı olmuştur. Onlara, anavatan sizleri unutmamıştır. İşte bakın sizin yardımınıza, şehrinizde kardeşliği, barışı ve güveni tesis etmeye geldi ve bunun için çaba harcıyor hissini uyandırmıştır.
Bakınız nerede olursa olsun vicdan sahibi her yazar eğri oturup doğru yazmalıdır. Eğer Davutoğlu bu ziyareti petrol tesislerini inceleyen ve açılış tِrenlerine katılan yarım asır ِncekiler gibi sadece Valilik binasında sona erdirip geri gitseydi, burada yazacaklarımız çok farklı olurdu. Ancak bِyle olmadı. Sayın Davutoğlu’nun Kerkük ziyareti, kısa olmasına rağmen kapsam bakımından aşağıdaki mesajları net bir şekilde vermiştir:
1- Valilikte yapmış olduğu konuşmada selamlamayı üç dille yapmış olması ve Türk halkının ırak, mezhep ve din ayırımı yapmaksızın Irak'ın bütün kesimleriyle kardeş olduğunu beyan etmesiyle, bu ziyaretin hiç kimseyi gocundurmaması gerektiği mesajı verilmiştir.

2- Türkiye, bundan bِyle Kerkük’ün kalkınması için bütün imkanları sağlayacağını Dışişleri Bakanının ağzından ilan etmiştir. Valilikteki basın toplantısında Sayın Davutoğlu ‘’Ben Kerkük valisi ve Meclis üyelerine boş kağıt imzaladım. Her konuda yardımcı olacağız’’ tabirini net bir şekilde kullanmıştır.

3- Basın Toplantısı sırasında Valilikteki manzaraya (Kürt vali, Arap yardımcısı ve Türkmen Meclis Başkanının kendileriyle bir arada duruşlarına) işaret ederek ve bunu Mevlana’nın hoşgِrüsü ile bağlayıp Kerkük ve Konya’nın kardeş şehir ilan edilmelerine değinerek, ancak bu gibi ortamlarda ortak çِzümlerin üretilebileceği işaretini vermişlerdir. Bِylece de Kerkük'ün bir barış şehri olmasını sağlayacakları kararlığını ortaya koymuştur.

4- Irak Türkmen Cephesini ziyaret ederek Türkmen davasına sahip çıktığını ortaya koymuştur. Türkmenlere hitaben oradaki konuşmasında ITC’ye sahip çıkmalarını istemesi, aslında Irak siyasi arenasına verilmiş ِnemli bir mesajdır.

5- ITC ziyareti sırasında yapılan tezahüratlara karşı, Davutoğlu'nun "Türkmensiz Kerkük olmaz" ifadesini kullanması manidar olup, Kerkük'ün demografik yapısını değiştirmeye kalkışanlara bir mesaj mahiyetindedir.

6- Kerkük’ün sembolü olan Kerkük kalesine gidip, oradaki Osmanlı şehit subayların mezarlarını ziyaret etmeleri, daha sonra Saddam rejimi tarafından idam edilen Şehit Türkmen Lideri Doç. Dr. Nejdet KOÇAK’ın mezarını ziyaret edip ِzel itina gِstermeleri, aslında Türkmenlerin uğradığı asimilasyonun ve haksızlığın bir tevsiki olmuş ve ahde vefanın güzel bir ِrneği olarak telaki edilmiştir.
Özetle bu tür ziyaretlerin Türk Devleti’nin gücünü ve bِlgedeki etkinliğini ortaya koymaktadır. Türk Devleti’nin asırlar boyunca yaptığı gibi şimdi de ezilen halkların hamiliğini üstlenebileceğinin bir işaretidir. Irak Merkezi Hükümetini asıl kızdıran da budur. Yoksa Bakan ve heyeti Irak’ın Ankara Büyükelçiliğinden vizelerini ve uçuş izinlerini alarak Irak’a gitmişlerdir. Vizeler de belli bir bِlge veya şehre giriş için değildir. Irak’ın kuzeyinden güneyine, batısından doğusuna seyahat edebileceğiniz bir izin belgesidir.
Son olarak, temennimiz odur ki rüyalarımın şehri Kerkük dediği ve ‘’Kerkük’e bağlandım’’ ifadesini kullandığı bu güzelim şehri sadece Sayın Davutoğlu değil, siyasi parti gِzetmeksizin Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm bakanları, milletvekilleri ve siyasi partileri sahiplenir, şehrin kalkınmasında ve barışın tesisinde katkılarını esirgemezler. Tıpkı MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin almış olduğu karar gibi…

Ziyat Köprülü Yazarn dier yazlar (35)...

Bize Göre: Bu da bizim Manifestomuz!

Hits: 87

Her toplumsal hareket veya inancın yol haritası ve olmazsa olmazlarını gösteren manifestolar ol…

Devam...

Barzani ve Talabani'den Kerkük planı

Hits: 80

Türkmen Cephesi Kerkük Teşkilat Sorumlusu Mehmet Seman Ağaoğlu, ABD-Peşmerge ortaklığıyla y…

Devam...

Kardaslik 79

Hits: 3

Devam...

TÜRKMENLERİN ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARI

Hits: 79

Türkiye’de yaşayan Türkmenler arasında birliği, sosyal ve siyasal dayanışmayı pekiştirmek…

Devam...

"Kerkük konusunda hiç kimse ile pazarlığa oturmayacağız"

Hits: 91

Birleşmiş Milletler Bağdat Temsilcisi Yan Kobiş ile bir araya gelen Irak Türkmen Cephesi Genel …

Devam...

Türkmenlerden Basra'ya 108 ton içme suyu yardımı

Hits: 57

Kerkük'te Irak Türkmen Cephesi tarafından başlatılan yardım kampanyası kapsamında, içme suy…

Devam...

Kurtulus dergisi 143

Hits: 27

Devam...

Türkmen İstişare Toplantısı Yapıldı.

Hits: 164

Ankara’da faaliyet gösteren Türkmen Sivil Toplum Kuruluşları 2 Eylül 2018 tarihinde bölgedek…

Devam...

Türkmenler küçük ordu kurdu

Hits: 116

Kerkük’ün Haşdi Şabi destekli Irak ordusu tarafından Kürtlerden alınması sonrasında, kent…

Devam...

Irak Meclis'inde "Türkmen Grubu" kuruldu

Hits: 140

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Erşat Salihi'nin Meclis binasında yaptığı basın to…

Devam...

Yazarn ok okunan

BـYـKLERE MASAL-10

Hits: 36530

Kِylerden bir kِyde çobanın biri her gün koyun sürüsünü alıp yaylamaya gidermiş ve orada …

Devam...

Anayasal Açıdan Kerkük Sorunu

Hits: 25701

Irak Bِlgesel Kürt Yِnetimi bayrağının resmi kurum ve kuruluşlarda çekilmesi hususunda İl M…

Devam...

Sayın Cumhurbaşkanıma Açık Mektup

Hits: 5730

Zatı-âlilerinizin malumları olduğu üzere Irak Türkleri, uzun yıllardan beri çeşitli haksız…

Devam...

Davutoğlu'nun Kerkük ziyareti ve düşündürdükleri...

Hits: 3457

Irak Devleti’nin Bağımsızlığını kazandığı 1932 yılından beri Kerkük’e muhtelif ü…

Devam...

SADDAM… TـRKMENLER… VE DـNYA BARIŞ ELÇİSİ'NİN İNSAFI

Hits: 1898

Yeni yıl 2007'nin ilk günlerinde, Saddam Hüseyin'in idamının haklı olup olmadığı hakkında …

Devam...