1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son güncelleme: 2017-04-24
Facebook Twitter Youtube

Davutoğlu’ndan Fuzûlî İçin Bir Mezar İstiyoruz

Suphi Saatçi


Irak eski Başbakanı ve şimdiki Irakıye İttifakının lideri Eyad Allavi, 5-6 Mart 2012 tarihlerinde iki günlük ziyaret için Türkiye’ye geldi ve resmî makamlarla görüşmeler yaptı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkünde Allavi ile yaptığı görüşmede Türkiye’nin Irak’a ilişkin temel dış politika önceliklerine vurgu yaptı. Irak’ın birliği, beraberliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünün geleceğe taşınmasına Türkiye’nin verdiği önem üzerinde durdu. Bu çerçevede son dönemin temel yaklaşımı olan Irak halkının bütün kesimlerini eşit yakınlıkta olunduğu mesajını iletti.

Allavi de, bölgede istikrarı destekleyen ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini, Irak halkının Türkiye’ye yönelik muhabbet ve sevgisinin siyaset ve mezhepler üstü bir nitelik arz ettiğini, geçmişte olduğu gibi bugün de Türkiye'nin oynadığı yapıcı rolün önemini koruduğunu ifade etti.

Hatırlanacağı üzere Allavi, ABD tarafından 2004’te oluşturulan Geçici Yönetim Konseyi’nin başbakanı olarak görev yapmıştı.

Daha sonra Irak Ulusal Listesi ile 2005’teki seçimlere katılan Allavi 275 sandalyeli Irak Parlamentosunda 25 milletvekili elde ederek dördüncü sıradan Irak Parlamentosuna girmişti. Özellikle ABD’nin desteklediği bilinen Allavi, 2005’teki seçimlerde beklenen başarıyı gösteremedi. 2009’daki yerel seçimlerde de düşük bir performans sergiledi.

Ancak Eyad Allavi’nin liderliğindeki listenin Irak’ın hemen her bölgesinden sandalye kazanması dikkat çekti.

Yerel seçimlerindeki bu durum 2010 Irak Parlamentosu seçimleri için Eyad Allavi’yi yeni bir siyasal akım oluşturmaya doğru sürükleyerek, Irak’ın her vilayetinde etkili olabilecek etnik, dinî ve mezhebî dağılıma sahip olması planlanan liste oluşturmaya çalışıldı. Nitekim 2010 seçimleri öncesinde Sünni grupların ağırlığı olmasına rağmen, bütün kesimlerin bir araya getirilmeye çalışıldığı Irakıye Listesi oluşturuldu.

Bu liste içerisinde Irak Türkmen Cephesi de yer aldı. Ilımlı, liberal ve laik bir anlayışa sahip olan Allavi, batılı ülkeler ve ABD nezdinde de olumlu görüldü.

Bu arada Türkiye de Allavi’ye sempati duymuş ve onun Irak içinde birleştirici, kucaklayıcı politikasını takdirle izlemişti. Zira Türkiye’nin Irak’a ilişkin dış politikası etnik, dinî ve mezhebî farklılıkların gözetilmemesi üzerine oturtulmuştu. Bundan dolayı Türkiye ile Irakıye arasında yakın ilişkiler de kurulmuştu.

Bu kucaklayıcı ve birleştirici yaklaşım ile Irakıye Listesi 7 Mart 2010 seçimlerde 91 milletvekili elde ederek seçimden birinci parti olarak çıktı. Aslen Şii olmasına rağmen Eyad Allavi’nin Sünni gruplarla da çok yakın ilişkileri olmasının başarısında payı olduğu şüphesizdir.

Eyad Allavi’nin başındaki listenin birinci çıkmasına rağmen hükümet kurma yetkisi kendisine verilmedi. Yaklaşık 9 ay süren hükümet pazarlıklarının ardından seçimlere ayrı listelerle katılan Şii grupların yeniden birleşmesi ve Irakıye Listesi’nin ardından 89 milletvekili ile ikinci parti olarak çıkan Nuri el-Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu tarafından hükümet kuruldu.

Ne var ki hükümetin kurulması Irak’taki sorunlara çözüm olmadı. Allavi ve grubu her ne kadar hükümet içerisinde yer alsa bile hükümet içi muhalefet olarak kaldı. Buraya kadar görülen manzara, Irak’ta yapılan seçim sonuçlarının, gerçek siyasî uygulamalara etki yapmadığını göstermektedir.

Başka bir açıdan bakalım: Nuri el-Maliki 89 yerine 79 milletvekili çıkarsaydı; Allavi de parlamentoda 91 yerine 101 sandalye kazanmış olsaydı durum değişir miydi? Bu soruya “evet” yanıtını verecek kadar kendinden emin olan kimse varsa beri gelsin.

Bunun gibi Kürt İttifakının elde ettiği sonuç sandıktan mı çıkmıştı? Yoksa Kürtlere sağlanan imtiyaz, uluslararası politik güç dengelerinin bir hediyesi mi idi? Sayıları Şiilerin veya Sünnilerin yarısı kadar olmayan Kürtlerin saltanatı veya Talabani’nin Cumhurbaşkanlığı tahtına oturması, gücünü hangi siyasî tabandan alıyor? Yoksa bunlar politika dünyasında görülmeyen bir zorbalık sonucu mudur?

Irak’ta nüfusları % 80’i aşan Arap halkını ikiye bölen uluslararası politika cambazları, Arapların etnik kimliğini rafa kaldırmışlardır. Bu bakımdan Irak’ta topluluklardan Şiiler, Sünniler ve Kürtler diye söz edilmektedirler.

Türkiye ise her ne kadar Irak’ta herkese eşit mesafedeyiz dese bile, bu durum öteki taraflarda anlaşılmamaktadır. Bu bakımdan Türkiye’nin eşit mesafe politikası, inandırıcı olmadı. Nitekim durum giderek değişik mecraya sürüklendi ve rüzgâr düşünüldüğü gibi esmedi. Komşularla samimî olarak sıfır sorun derken, gidişat Türkiye’nin istediği gibi sonuçlanmadı. Türkiye’nin İran, Irak ve Suriye ile olan iyi münasebetleri, yerini sertleşmeye ve zıtlaşmaya bıraktı.

Allavi ve Irakıye listesinin Türkiye tarafından destek görmesi, el-Maliki grubunu Türkiye karşıtı politika izlemeye sevk etti.

Bu yüzden Irak’ta yoğun nüfusa sahip Şii kesimden İran-Maliki ve Suriye bloğu oluştu. Türkiye ABD-Allavi-Barzani safında kaldı. Oysa Türkiye Irak’taki Şii kesime karşıymış gibi bir tavır içinde görülmemeliydi. Ayrıca Türkmenlerin de içinde Şii kesimin varlığı unutulmamalı idi.

Diğer yandan Irakıye içinde yer alan Irak Türkmen Cephesinin de, durumdan memnun olmadığı su yüzüne çıktı. Allavi’nin Türkiye ziyareti sırasında, Irakıye Listesi içerisinde olan hiçbir Türkmen milletvekiline yer verilmemiştir. Dost ve müttefik olarak kabul edilen Irakıye listesindeki üyeler, haksızlığa maruz kalan Türkmenlere destek vermek bir yana, köstek bile oluyor.

Türkmenlerin birçok beklentisi gerçekleşmiyor, yığılan sorunlar çözüme kavuşturulmuyor. Bunların başında Türkmenlerin ellerinden alınan arazi ve gayrimenkul mülkiyetleri konusunda yaşanan sorunlar geliyor. Bu hususta hâlâ olumlu sonuçlar alınmış değildir. Nitekim kısa bir süre önce, artık isyan edecek duruma gelen mazlum ve mağdur Tisin halkının feryatlarına kulak asan olmuyor. İlk başta Irakıye listesinde yer alan Arap yetkililerinin bu sorunlara karşı duyarsız kaldıkları anlaşılıyor.

Türkmen halkının yaşadığı ikinci önemli sorun, Türkmen halkının eğitim konusunda çıkan kararların uygulamaya konulmamasıdır. Bu hususta olumlu sinyallerin alındığını da dile getiren kimse yok.

Yüksek okul bitiren binlerce Türkmen genci, her nedense devlet işlerinde tayin edilmiyor. Sadece Telafer ve Musul yöresinde 50 binin üstünde fakülte mezunu Türkmen genci, ülkede üvey evlat muamelesi görüyor. Hiç kimse bunların durumunu gündeme taşımıyor.

Kerkük’te bulunan Kale ve Kışla gibi tarihî yapıların restorasyonu ile ilgilenen bir yetkili yok. Türkiye’nin TİKA olarak bilinen Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Osmanlı coğrafyasında bulunan eserleri restore ederken, nedense Kerkük’e karşı hareketsiz kalıyor.

Türk edebiyatının baş tacı olan ve bütün bir Türk dünyasının sahiplendiği Fuzûlî’nin mezarı hâlâ yapılmadı. Fuzûlî’nin mezarını yapmak işi de en çok Türkiye’ye yakışır diye düşünüyoruz.

Bu hususta Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu’na da sesimizi duyurmak istiyoruz. Cengiz Dağcı’nın Kırım’da gömülmesi için büyük bir duyarlılık gösteren Davutoğlu, bütün Türk dünyasının gönlünü çıra gibi yakan ve:

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı

diyen Fuzûlî’ye de bir mezar tedarik edemez mi?

Suphi Saatçi Yazarın diğer yazıları (30)...

Irak Türkmen Cephesi 22. yaşında

Hits: 10

TKÜUGD Irak Masası tarafından yapılan açıklamada, "24 Nisan 1995 yılında Türkmen şehri Erbil'de kuru…

Devamı...

Hamza Hamamcıoğlu'nun Ardından

Hits: 24

Dertli geldin dünyaya dünyadan dertli gittin Ömrünün bir gününden hayır görmedin Hamza Yine de ne …

Devamı...

Türkmenler haykırdı! Susmayacağız

Hits: 56

Türkmeneli Partisi Genel Başkanı Rıyaz Sarıkahya, yapılan saldırının sorumlusunun Kerkük Valisi Necm…

Devamı...

krizine ilişkin konuştu: Hakları yoktu

Hits: 34

Irak Başbakanı İbadi: Kerkük'te kamu binaları üzerinde bayrak asmaya hakları yoktu. Bunlar, Irak hük…

Devamı...

Arap Hakimiyeti Bitti, Kürt Hakimiyeti mi Başlayacak?

Hits: 44

1921'de başlayan ırkçı Sünni-Arap hakimiyeti, ABD''nin Irak'ı 2003'te işgal etmesiyle sona ermiştir.…

Devamı...

Milli Türkmen Partisi nasıl bu hale geldi?

Hits: 123

Türkmen Siyasi Tarihinin güzide bir Partisi iken Türkmen Siyasi hayatına ilk defa Partileşmeyi getir…

Devamı...

Kerkük'te Türkmeneli Partisi'ne saldırı

Hits: 72

Türkmeneli Partisi Sözcüsü Teymur Beyatlı, Kerkük'te düzenlediği basın toplantısında, kentin güneyba…

Devamı...

Erbil gazetesi 24

Hits: 20

Devamı...

HABİB HÜRMÜZLܒNÜN HATIRALARINDAN BİR YAPRAK

Hits: 69

Bugünlerde okumakta olduğum, Habib Hürmüzlü’nün, Kerkük Vakfınca yayınlanan yeni kitabı “…

Devamı...

Şehit Polisler İçin Anlamlı Çalışma

Hits: 74

Kerkük'te kutsal görevlerini yaparken şehit olan iki Türkmen polis subayının şehit oldukları yerde…

Devamı...

Yazarın çok okunanı

Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…

Hits: 8678

Güney komşumuz Irak, 2003 yılı işgalinden sonra, ne yazık ki hâlâ istikrar ve barış ortamına kavuşam…

Devamı...

Kerkük’te Bayrak Zorbalığı

Hits: 4676

Osmanlı Devleti’nin idarî taksimatında Irak üç eyaletten oluşuyordu: Bağdat, Basra ve Musul eyaletle…

Devamı...

Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci

Hits: 3570

Türkmen kültürü ve sanatının Irak’taki önemli merkezlerinden biri olan Erbil, tarih boyunca birçok d…

Devamı...

Kardaşlık 18 Yaşında

Hits: 3231

Ocak 1999 da yayın hayatına başlayan Kardaşlık 69. sayısı ile siz değerli okuyucularına bir kez daha…

Devamı...

Türkiye ve Türkmenler

Hits: 3184

Irak Türkmenleri tarih boyunca Türkiye ile aynı kaderi paylaşmışlardır. Birinci Dünya Savaşından s…

Devamı...