1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-02-19
Facebook Twitter Youtube

II. ABDـLHAMİT VE HERZL: FİLİSTİN GERÇEĞİ

Abdulselam Bayraktar ve Milli Rota

Turgut HÜRMÜZLÜ



Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit ile Yahudi milliyetçilerinin lideri (Modern Siyonizm’in babası denilebilir mi?) Theodor Herzl’in yaşantıları 19. yüzyılın çalkantılı sonlarına doğru kesişir. Dolaylı ve doğrudan yapılan temasların Siyonizm’in gelişimini derinden etkilediği bir gerçek… Peki, aynı gِrüşmeler Osmanlı Devleti’ni nasıl etkilemiş?
Fransa’dan başlayarak yeşeren ulusalcı sِylemler yeni ulus-devletlere yol açarken, Avrupalı Yahudi yazarlar beklenen Mesih’in artık geleceğini ve Yahudilerin kutsal topraklara dِnme zamanının geldiğini ifade ediyorlardı.
Bu bağlamda, modern Siyonist makaleler 1880’lerden itibaren Avrupa medyasında yer bulmaya başlamıştı.
Moses Hess, 1862 yılında, ‘Roma ve Kudüs‘ adlı kitabında Yahudi sorununa çِzüm olarak Filistin’de bir Yahudi sosyal birliği kurulmasını ِneriyordu.
Leo Pinsker, 1881 yılında “Auto-Emancipation” adlı kitabında antisemitizmin modern bir olgu olduğunu ve Yahudilerin kendi ulusal vatanlarını nerede olursa olsun kurmak için organize olmaları gerektiğini anlatıyordu.
İşte bu fikirler, İbranice eğitim ve ulusal uyanışı organize etmeye çalışan Hibbat Zion’un (Siyon Âşıkları) dikkatini çekti. Yahudi sorununa çِzüm teşkil etmek için Hayfa’da tarım kolonileri kurmaya başladılar.
Dreyfüs olayından derinden etkilenen Theodor Herzl, genel anlamda Yahudi sorununa, ِzellikle de antisemitizme çِzüm için Filistin’de bir Yahudi devleti kurma amacındaydı. Tarihte oynadığı bu rol ona siyasi Siyonizm’in kurucusu sıfatının verilmesine yol açtı.
Herzl, Yahudilerin Filistin’de kutsal kitaplarda anlatıldığı şekli ile bir devlet kurma düşünü kaleme aldığı Der Judenstaat (Yahudi Devleti) adlı kitabını 1896 yılında yayınladı.
Bu amacı gerçekleştirmek için gerekli toprak alanları bulmak maksadıyla Papayla, Alman Kaiser’i Wilhelm’le, Avrupa’nın çeşitli prensleri, politikacıları ve nihayet sِz konusu bِlgenin kontrolünü elinde tutan Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit ile gِrüştü.
Ortodoks Yahudiler ise Mesih gelmeden kurulacak bir Yahudi devletine karşıydılar. Bu hareketi laik /sosyalist ve Yahudi inancı ile geleneklerine aykırı bir sapkınlık olarak gِrmüşlerdi.
Herzl, Sultan II. Abdülhamit’e bu konudaki ilk teklifi dostu olan Polonyalı aristokrat Phillip de Nevlinsky vasıtasıyla yaptı ama bir sonuç çıkmaması üzerine 1896’da İstanbul’a bizzat geldi. Başkente bu tarihten sonra dِrt defa daha gelecek ve 1902’ye kadar Yıldız Sarayı ile bağlantısını kesmeyecekti.
Theodor Herzl, İstanbul’a 1896 ve 1898 yıllarında yaptığı ilk iki seyahatte, Sultan II. Abdülhamit’in yakın çevresi ile temas kurdu. Yıldız Sarayı’nda Padişah’ın huzuruna ise 1901’deki üçüncü seyahati sırasında, 19 Mayıs 1901 günü kabul edildi.
II. Abdülhamit’in adı etrafında oluşan “Devlet-i Âliye’min satılık tek bir karış toprağı yoktur” sِylemi, işte bu gِrüşmeden sonra ortaya çıktı ve Herzl’in Padişah’ın huzurundan kovulması gibi iç gıcıklayıcı bir mizansenle de süslendi.
Herzl, Sultan Abdülhamit’e daha sonra, 16 Şubat 1902’de gِnderdiği bir mektupta bu gِrüşmenin ayrıntılarını hatırlatıyordu. Herzl, “Majesteleri, memleketinde yaşayan Yahudilere gِsterdiği âlicenaplığı mazlum ve mağdur durumda bulunan diğer Yahudilere de gِstermekte, onları bir peder gibi himaye altına almakta ama toplu olarak bir yerde yaşamaları yerine, değişik bِlgelerde bulunmalarına izin vermektedirler” diye yazdı.
Herzl’in yapmış olduğu gِrüşmeler ve yazışmalar altı sene sürdü. Herzl’in ِlümüyle sona erdi.
Garip bir şekilde bu gِrüşmeler bazı kişiler tarafından tarihin kendi akışı dışında başka bir ideolojiye hizmet etmek için değiştirilmiştir.
Dünyayı Yahudilerin yِnettiği ve Osmanlı’yı dünya Yahudilerinin, Masonların, Dِnmelerin yıktığı iddiaları aslında Sultan II. Abdülhamit ile Theodor Herzl arasında geçtiği sِylenen bu konuşma üzerine temellendirilmiştir.
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurucu üyelerinin Balkan kِkenli olması, merkezlerinin, Yahudilerin yoğun yaşadıkları bir şehir olan Selanik’te bulunması, II. Meşrutiyetle başlayan sürecin, laik ve ulusal bir devletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile sonuçlanması, bu komplo teorisini güçlendirir.
Dünya gِrüşü dinci ve hilafetçi olan bazı kesimlerin yeni kurulan Türkiye Devletine mesafeli durmaları ve bu siyasi oluşumda, Herzl’in kovulmasının intikamını almaya çalışan Yahudilerin parmağı olduğu iddialarına yol açar.
Bu sِylentilerin çıkma sebebi, Herzl’in 1901’de İsviçre’nin Basel şehrinde toplanan Siyonist Kongresi’nde ortaya attığı ve Yıldız Sarayı tarafından üç gün içinde yalanlanan bir iddiaya dayanmaktadır. Ancak, iş bizde dِnüp dolaşmış ve “II. Abdülhamit, Filistin’de Yahudi vatanı kurmak isteyen Herzl’i huzurundan kovdu” şeklini aldı.
Osmanlı arşivinden çıkan yeni belgeler
Yukarıda anlatılan ve Prof. Vahdettin Engin’in Osmanlı arşivlerinden yaptığı araştırmalarda bulduğu yeni belgeler belli çevrelerde tarihin yeniden yazılımına yol açacak kadar sarsıcıdır. Huzurdan kovma hikâyesi Prof.Engin’in Osmalı arşivinde bulduğu belgeler ışığında çürütüldü.
Prof. Engin’e gِre altı sene süren gِrüşmeler esasında iki mektupla başlamıştı. Bu mektuplarda Herzl, Osmanlı’dan taleplerini ve Osmanlı borçlarının ِdenmesi konusunda ne yapabileceklerini anlatmıştı.
1876’da Babıâli’nin İngiltere’ye olan 200 milyon sterlini geçen borçlarını ِdeyememesi ile ortaya çıkan Duyun-u Umumiye İdaresi, kapitülasyonlar ve imtiyazlardan daha büyük bir sِmürü aleti olmuştu. Zaten o borçlanmanın altında yatan da, imparatorluğun kendi sanayi hareketini kapitülasyonlar yüzünden kuramamasıydı.
İstanbul’da, bir iki kişilik büro olarak ortaya çıkan Duyun-u Umumiye İdaresi ile kefil olmadan devletin dışarıdan borç bulması da artık mümkün değildi. Avrupa devletleri Duyun-u Umumiye’yi kullanarak faiz isteklerini de bir bir yaptırıyordu.
II. Abdülhamit, Duyun-u Umumiye (Borçlar İdaresi) ile borçların yِnetimi hakkında gِrüşme halindeydi. Bu gِrüşmelerin amacı Osmanlı borçlarının indirilmesi yِnündeydi; en sonunda 75 milyon altın olan borcun 32 milyon altına indirilmesini başarmıştı.
Herzl’in yaptığı teklif, 32 milyon altının % 80’inin, yani yaklaşık 25-26 milyon altının Avrupalı Yahudiler tarafından ِdenmesini içeriyordu.
Sultan II. Abdülhamit’le yapılan pazarlıkta Herzl’in yerleşim müsaadesi istediği Osmanlı toprağı Hayfa ve civarıydı. Hâlbuki Sultan II. Abdülhamit,
Yahudi topluluklarının Mezopotamya (Kuzey Irak) üzerinde değişik bِlgelere yerleştirilmeleri düşüncesindeydi.
Burada olan “huzurdan kovulma” değil, son ana kadar gِrüşmeleri sıcak tutup Duyun-u Umumiye ile anlaşamama halinde, Herzl ile pazarlığın neticelendirilmesi olabilir. Nitekim Duyun-u Umumiye ile anlaşıldığı anda Herzl ve vekilleriyle bütün ilişkiler hemen kesildi.
Herzl, 25 Temmuz 1902’de İstanbul Tarabya’dan Sultan II. Abdülhamit’e yazdığı mektuplarda Duyun-u Umumiye ile kendisinin de gِrüştüğünü anlatıp, ne yapılması gerektiği ile ilgili tavsiyelerde bulundu.
Herzl’in parasal yardımların ِtesinde, Sultan’ın Paris’te yaşayan muhalifi Jِn Türk Liderlerinden Halit Ziya Bey’in ortadan kaldırılması teklifinde bile bulunduğu sِylenir.
10 Mart 1902’de 40,000 Pound’luk, 15 Mart 1902’de 1,000,000 Franklık ve 800,000 Franklık teminat mektupları, Viyana Konsolosu Mahmut Nedim Bey vasıtasıyla Sultan II. Abdülhamit’e sunulmuştu. Bu teminat mektupları Credit Lyonais, Loyds Bank ve Dresner Bank’tan alınmıştı ve Duyun-u Umumiye ile pazarlıkların başarılı geçmesi halinde borç ِdemesinde kullanılacaktı.
Ancak hükümetin Duyunu Umumiye ile yaptığı gِrüşmeler sonucunda borç erteleme başarıya ulaşmış ve Herzl’in teminat mektuplarına ihtiyaç kalmamıştı.
Dolayısı ile denilebilir ki, Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit, hiçbir kozu vakti gelmeden elinin tersiyle itmeyen, peşin olarak reddetmeyen, gerçekçi ve ِngِrülü bir devlet adamıydı.

Turgut HÜRMÜZLÜ Yazarn dier yazlar (47)...

Ben Bir Oğuz Türkmenim

Hits: 9

Türkmeneli aslanları var olsun Türkmene tek yüce Allah yar olsun Toprağıma dikilen göz kör…

Devam...

IRAK SEÇİMLERİ VE TÜRKMENLER

Hits: 39

Saddam sonrası Irak ilk defa demokratik bir ortama kısmen de olsa kavuştu. Irak’ın genelinde e…

Devam...

Erşat Salihi: Kerkük'te PKK çeteleri dolaşıyor

Hits: 35

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Erşat Salihi son günlerde Türkmenlere karşı düzenl…

Devam...

Abdulselam Bayraktar ve Milli Rota

Hits: 17

Uzun yıllar oldu yazılar ile uğraşıyorum. Hiç kimseyi övnedim, çıkar uğruna hiç kimse iç…

Devam...

Türkmeneli Partisi Kerkük’te Panel Düzenledi

Hits: 33

Türkmeneli Partisinin Kerkük'teki il başkanlığında düzenlenen bilinçlendirme panelinde, tü…

Devam...

Telafer'e Dönüşler Başladı

Hits: 24

Irak'ta terör örgütü DEAŞ nedeniyle Musul'un Telafer ilçesinden kaçarak Kerkük'teki Yahyava …

Devam...

Kerkük'te Türkmen yönetici ve ailesine silahlı saldırı

Hits: 20

Irak Türkmen Cephesi'nin Bulava köyü büro sorumlusu ve ailesinin bulunduğu araca düzenlenen si…

Devam...

Türkiye ve Araplar

Hits: 39

Türkiye'de terörle arasında mesafe koymayan hdpnin kongresinde Filistin devletini temsilen bir ka…

Devam...

'Kerkük'te Türkmenleri öldürenlerin bilgileri elimizde'

Hits: 28

Irak Temsilciler Meclisi Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı Zamili, "Kerkük'te Türkmenleri ö…

Devam...

Suikastlerin amacı Türkmen Cephesini yıpratmak

Hits: 52

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi Türkmenlerin Irak'ın parçalanmaması için verdiği…

Devam...

Yazarn ok okunan

EHHH HADİ,HODRİ MEYDAN DİYORUM ...

Hits: 26774

8 Temmuz gecesinde Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Sn. Erşat SALİHİ Başkanımız, Sosyal P…

Devam...

TـRKMENLER artı MEDYA, SEÇİMİ KAZANMA DEMEKTİR

Hits: 24166

Ağabeylerim,Kardeşlerim. Bir kaç ay sonra yerel seçimler gerçekleşecektir.Bu seçim Türkmen m…

Devam...

ANKARA VE ITC,SIKI İŞBİRLİĞİ YAPMALI...

Hits: 22331

IŞİD, İki yıldan fazladır Musul'u kontrol ediyor.IŞİD,Irak'ın bütün Sünni kentleri yok et…

Devam...

KAHRAMAN TـRKMENLER, AZINLIK MI OLSUN..

Hits: 21935

Türkiye’nin bِlgedeki haklarından vazgeçmesinin ardından Türkmenlerin zorlu yılları da ba…

Devam...

TـRKMENLER’İN YـZKARALARI: RAMAZAN DİLENCİLERİ ...

Hits: 4495

Ramazanın yaklaşmasıyla birlikte,bazı dilenci sivil toplum ِrgütleri ortaya çıkmaya ve gِ…

Devam...