1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-12-14
Facebook Twitter Youtube

KARDAŞLIK’TAN KARDEŞLİĞE (Av. Habip Hürmüzlü’yle Röporatj)

Önder SAATÇİ

<P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt; tab-stops: 1.0cm" class=MsoNormal>         


          Bu sayıda, Kardaşlık dergisinin, Bağdat’ta yayın hayatına başlamasının 50. yıl dönümü münasebetiyle, sizler için, o günlerin yakın şahidi, müstesna şahsiyet Habip Hürmüzlü’yle bir röportaj gerçekleştirdik. Hürmüzlü hukukçu-bürokrat kimliğinin yanı sıra bir kalem eri. O, Irak Cumhuriyetinin ilânından sonra Kerkük’te yayımlanan ilk gazete olan Beşir gazetesinin ve Bağdat’ta Türkmen Kardaşlık Ocağı tarafından yayımlanan, Irak Türklerinin gözbebeği Kardaşlık dergisinin mutfaklarında bulunmuş; Türkmenlerin var olma davası uğrunda yalnız kalemiyle mücadele vermemiş, davanın bütün çilesini günü gününe yaşamış biri. Habip Hürmüzlü şimdi yine, her fırsatta ve ortamda Irak Türklerinin sesini dünyaya duyurmak için var gücüyle çabalıyor… Biz de onun bitmez tükenmez enerjisinden yararlanarak kendisini sayfalarımıza konuk ettik. O günlerin hatıralarını sizler için derledik. O da sorduğumuz sorulara samimiyetle aşağıdaki cevapları verdi:


                      Kardaşlık Ocağının kurulmasına giden yolu anlatır mısınız?


Irak’ta kraliyet döneminde bu tür faaliyetler icra etme imkânı yoktu. 1958 yılında kraliyet rejimi devrilip cumhuriyet ilân edildiğinde Irak Türkmenleri yeni rejime umutla baktılar. Ancak siyasî gelişmeler tamamen Türkmenlerin aleyhine cereyan etti. Türkmenlere karşı siyasî baskılar arttı, tutuklamalar ve sürgünler yaşandı. 1959 yılının ilk aylarında özellikle Kerkük şehrinde siyasî baskılar doruğa çıktı. Yüzün üstünde – aralarında doktorlar, eczacılar, avukatlar ve tüccarlar olmak üzere - tanınmış Türkmen aydını ya tutuklanıp türlü işkencelere maruz kaldı ya da Irak’ın güney vilâyetlerine sürgün edildi. Nihayet, cumhuriyet ilânının birinci yıl dönümünde, Kerkük’te, tarihe “Kerkük Katliamı” olarak geçen ve üç gün süren korkunç mezalim gerçekleşti. Türkmenlerin gönlünde eskiden beri yaşayan millî duygular, cumhuriyetle birlikte açığa çıkmaya ve halk hareketlerine dönüşmeye başladı. O sıralarda Kerkük’te çıkmaya başlayan Beşir gazetesinin millî uyanış alanında rolü büyüktü. Kerkük Katliamından sonra aydın Türkmenler arasında başkent Bağdat’a bir göç hareketi başladı ve bu şekilde eskiden Bağdat’ta ikamet eden Türkmenlere yeni bir kan eklenmiş oldu. Bağdat’taki seçkin Türkmenler kendi haklarını alabilmek, Türkmen toplumunu sair Irak halklarına tanıtmak ve Türkmen kültürünü yaşatmak amacıyla Bağdat’ta bir araya gelerek “Türkmen Kardaşlık Ocağı”nı kurdular. Bu ocağın da en önemli ürünü Kardaşlık dergisi idi.


                      Beşir gazetesindeki çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?


                      Beşir gazetesini üç avukat arkadaş çıkarırdı. Ata Terzibaşı, Mehmet Hacı İzzet ve Habip Hürmüzlü. Türkçe ve Arapça olarak çıkan haftalık Beşir gazetesinin Türkçe kısmını değerli üstadımız Ata Terzibaşı, Arapça kısmını ise ben yürütürdüm. Beşir, Türkmen basınında yeni bir çığır açmış ve Türkmen kültürüne büyük katkıda bulunmuştu. Ne yazık ki 26. sayısı çıktıktan sonra o zamanki rejim tarafından kapatıldı. Beşir, haftalık haberlerden başka, makaleleri, şiirleri, folklor araştırmaları içeren ve Türkmen tarihini aydınlatan zengin bir yayın organı idi. Beşir bizim bir gençlik denememiz idi. Bu denemeyi geliştirerek hizmetimizi sonradan Bağdat’ta Kardaşlık dergisinde devam ettirdik.


          Kardaşlık Ocağının ilk idare heyetinde kimler vardı?


          Önce bir kurucu heyet oluşturuldu. Irak İçişleri Bakanlığına izin için resmî müracaatta bulunuldu. Gerekli izin 7 Mayıs 1960 yılında çıktı. Ocak o günden itibaren tüzel kişiliğe sahip oldu ve genel kurul toplanarak ilk yönetim kurulunu seçti. Bu kurul Irak’taki Türkmen bölgelerinin her yönüne mensup üyelerden oluşmakta idi. Ocağın ilk başkanı Dr. Merdan Ali idi. Yönetim kurulunun ilk üyeleriyse Abdulkadir Süleyman (Başkan yardımcısı),  Celâl Nakip (sekreter), Necmettin İzzettin (sayman), Kemal Emin Sarıkâhya (idare müdürü) ve üyeler: Dr. Yasin Abdulkerim, Dr. Rıza Demirci, Sadettin Abdulgani ve Fazıl Hıdır idi. Bu zatlardan şu anda sadece Celâl Nakip hayattadır. Allah ona uzun ömürler versin… Yaklaşık bir yıl sonra da yani, 14 Nisan 1961 tarihinde yönetim kurulunda birkaç değişiklik oldu. Buna göre, Abdullah Nuri Bayatlı, Mehmet Hacı İzzet ve Habib Hürmüzlü yönetim kurulu üyeliklerine seçildiler. Bu yönetim kurulu üyelerinden de sadece Celâl Nakip ve Habib Hürmüzlü hayattadırlar.


    Kardaşlık Ocağının faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verir misiniz?


   Her şeyden önce Kardaşlık Ocağının, Irak Türkmenlerinin geniş kitlelerini bir araya getiren ilk kuruluş olduğunu söylemek gerekir. Ocağın ister yöneticileri olsun ister üyeleri ve yandaşları, değişik kesimlerden ve değişik Türkmen bölgelerinden gelmekteydi. Kardaşlık Ocağı, hem bir siyasî parti gibi siyasî mahfillerde Türkmenlerin haklarını arama yönünde faaliyet göstermekte hem de bir sivil toplum kuruluşu gibi, yani bir dernek gibi çeşitli sosyal faaliyetler icra etmekte hem de bir kültür merkezi gibi çalışmaktaydı. Detaylara girmeden söylersem, Kardaşlık dergisinin çıkarılması, Türkçe ve İngilizce kurslarının açılması, üniversite öğrencileri için yurt temin edilmesi, zengin bir kütüphanenin oluşturulması, Türkmen sanatını ve folklorunu canlandıran geceler düzenlenmesi, haftalık aile toplantılarının yapılması ve güçlü bir futbol takımının oluşturulması o tarihlerdeki faaliyetlerimiz arasında sayılabilir.   


                      Derginin çıkarılması hangi ihtiyaçtan doğmuştur?


                      Bilindiği üzere, Türkmenler Irak’taki değişik etnik gruplar arasında en kültürlü ve tahsilli insanlardır. Bu durum Irak devleti kurulduğundan bu yana devam etmektedir. Basınsa toplumlar için bir ihtiyaçtır. Türkmenler geçen yüzyılın yirmileri, otuzları ve kırklarında bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla birçok gazete ve dergi çıkarmışlardı. Bunları burada saymaya zaman yetmez. Ancak bu yayınlar ya baskıcı rejimler tarafından kapatılmış ya da maddî sıkıntılar yüzünden yayın hayatını sürdürememişti. 1958 yılında kraliyet rejimi devrilip cumhuriyet ilân edildiğinde Türkmenlerin sadece iki gazetesi vardı. Kerkük ve Afak gazeteleri. Kısa süre sonra bizler Beşir gazetesini çıkardık. 1959 yılının ilk aylarındaysa Afak ve Beşir gazeteleri rejim tarafından kapatıldı. Kerkük Belediyesinin 1918 yılından beri çıkarmakta olduğu Kerkük gazetesi ise komünizm yanlısı grupların eline geçti ve bir süre için ismi bile değiştirildi. İşte 1960 yılında Bağdat’taki değerli kardeşlerimiz, Türkmen Kardaşlık Ocağını kurdukları zaman, basın hayatımızdaki bu eksikliği de gidermek amacıyla, bir dergi çıkarma teşebbüsünde bulundular ve Kardaşlık dergisi bu şekilde yayın hayatına başlamış oldu.  


                      Derginin ismi nasıl belirlendi?


                      Derginin ismi ocağın isminden alınmıştır. Kardaşlık Ocağının kurucu ekibinin, o zamanki atmosferi dikkate alarak ve Irak’taki etnik gruplar arasında kardeşliğin tesis edilmesinin bir sembolü olarak bu ismi düşündüğünü sanıyorum. Sanıyorum, diyorum; çünkü Ocağın kurulması safhasında ve derginin imtiyazının alınması sırasında ben henüz Bağdat’a taşınmamıştım. Bu yüzden de kuruluş safhasında bir rolüm olmamıştır.


                      Kardeşlik dergisinin ilk idare heyetinde kimler vardı?


                      Kardeşlik dergisinin imtiyaz sahibi Kardaşlık Ocağı adına kurucu heyet başkanı rahmetli Dr. Merdan Ali idi. Derginin başyazarlığı görevi yol arkadaşlarımızdan ve kapatılan Beşir gazetesinin başyazarı rahmetli Mehmet Hacı İzzet dostumuza verilmişti. 1960 yılının Ekim ayında ben Bağdat’ta bir görev alıp Kerkük’ten Bağdat’a taşındığımda, dergi henüz hazırlık safhasında idi ve yayına başlamamıştı. O zaman Ocağın heyeti bana dergiyi çıkarmamı teklif etti. İşte, derginin yönetimi bu iki kişiden ibaret idi. Bir de yazışmalar ve derginin idarî işlerini yürütmek üzere sadece akşamları mesai veren bir kardeşimiz vardı: Tahsin Behçet Beyefendi (Duyduğuma göre yakın zamanlarda rahmetli olmuş). İşte, Kardaşlık dergisinin kadrosu bu kadardı.


                      İlerleyen yıllarda kadroda herhangi bir değişiklik oldu mu?


                      Kardaşlık dergisinin başyazarlığını birkaç yıl rahmetli Mehmet Hacı İzzet yürüttü. Sonradan bir anlaşmazlık yüzünden bu zat dergiden ve Ocaktan ayrıldı ve derginin başyazarlığını rahmetli ağabeyimiz Abdulkadir Süleyman üstlendi. Bu zat da dergide Türkçeyi öğretmek amacıyla seri yazılar yayımlayınca İçişleri Bakanlığının resmî bir kararıyla Ocaktaki üyeliği iptal edildi; hatta Ocağa girmesi bile yasaklandı! O zaman da rahmetli Fahrettin Ergeç başyazarlık görevini üstlendi. Ben de 17 yıl boyunca derginin, kâh yazı işleri sekreterliğini kâh yazı işleri üyeliğini yürüttüm. Bu süreçte başta rahmetli, şehit Dr. Rıza Demirci, rahmetli İhsan Vasfi ve Vahdettin Bahattin gibi çok değerli dostlarımız da dergiye büyük emek verdiler. İlk üç yılda dergiyi tek başıma çıkarma nasibi de bana düşmüştü. 


                      Kardaşlık’ın ilk yazarları kimlerdi?


                      İlk yazarlardan Ata Terzibaşı, Dr. Mustafa Cevat, Halide Nusret Zorlutuna, Abdulkadir Süleyman, Dr. Ekrem Neşet İbrahim, Şakir Sabır Zabit, İhsan Sıddık Vasfi, Ali Marufoğlu, Abdulhakim Rejioğlu, Mevlut Taha Kayacı, Vahdettin Bahattin, Mehmet Hurşit Dakuklu ve Habip Hürmüzlü’yü hatırlıyorum. Bunların yanı sıra, Mehmet Sadık, İzzettin Abdi (Bayatlı), Nazım Refik Koçak, Reşit Akif Hürmüzlü, Mehmet İzzet Hattat, Nesrin Erbil ve Salah Nevres gibi büyük Türkmen şairlerinin de şiirleri dergide yayımlanırdı. Bu isimler Kardaşlık yazarlarının sadece bir kısmıdır, yoksa bunlardan daha başka onlarca yazar ve şairimizin eserleri derginin sayfalarını süslerdi. Kardaşlık bir okuldu ve hâlâ bu işlevini en güzel şekilde ifa etmeye devam etmektedir.


 


Kardaşlık’ın  içeriği hakkında bilgi verir misiniz?


Kardaşlık dergisi bir edebiyat ve kültür dergisi idi. Aynı çizgi dergide şimdiye kadar devam etmektedir. Siyasî konularda yazı veya şiir yayınlamak yasak ve tehlikeli idi. Dolayısıyla dergide en fazla Türkmen dili, sanatı, tarihi ve folkloru işlenirdi. Tabii ki üstü kapalı veya imalı olmak üzere ateşli yazılar ve şiirler de yayımlanırdı.


 


Derginin yayınlanmasında karşılaştığınız sıkıntılar nelerdi?


                      Ben burada Kardaşlık dergisinin 1961 – 1976 yıllarından bahsediyorum. Dergi birçok zorluklarla yürütülürdü. Maddî sıkıntı başta gelirdi. Kardaşlık’ta çalışanların hepsi gönüllü olarak faaliyet gösterirdi. Ancak matbaa ücretini karşılamak en büyük sorunumuzdu. Derginin, abone ve ilân ücretlerinden başka hiçbir geliri yoktu. Yazıların tamamı matbaaya verilmeden önce sansürden geçmek mecburiyetindeydi. Yazıların başlıkları bir hattat tarafından ücretle çizilirdi. Başlıklar ve resimler zengografçıda klişe şekline getirilip matbaaya verilirdi. Yazıları Linotayp makinesinde dizen matbaa elemanları Türkçe bilmedikleri için el yazısıyla yazılmış Türkçe metinlerin her kelimesini bir sonraki kelimeden ayırmak üzere, aralarına, tarafımızdan, elle kırmızı çizgiler çizilirdi. Zaman zaman kaliteli yazı kıtlığı da yaşardık. Ama derginin çıktığı gün tüm zorlukları unuturduk. O gün Ocakta adeta bir bayram havası yaşanırdı. Onlarca üniversiteli Türkmen öğrencimiz Ocakta – dergini ertesi gün postaya verilmesi için - sabaha kadar çalışıp derginin katlanması ve üzerine adres ve pul yapıştırılması işinde seve seve çaba harcarlardı.  


    Derginin Lâtin harfleriyle çıkan sayfaları hakkında bilgi verir misiniz?


   Irak Türkleri tarihinde ilk kez, yazıda yeni Türk harflerinin (Lâtin) kullanılması Kardaşlık dergisi tarafından başlatıldı. İlk sayısı Mayıs 1961 tarihinde çıkan derginin, 1964 yılı Temmuz ayındaki sayısı (4. yılın 3. sayısı), iki sayfalık yeni harfli yayınla çıktı. Böylece dergi eski yazı ve Arapça sayfaların yanında yeni harfli Türkçe sayfalara da yer vermiş oldu. 1964 – 1968 yılları arasında ülkede siyasî istikrar kısmen sağlanmış ve o dönemde Türkmenler nispeten rahat bir nefes almaya başlamışlardı. Dergi bu siyasî ortamı değerlendirerek yeni harflerle yayına geçmeyi başarmıştı. Derginin her sayısında yeni harfli yayın artarak devam etmişti. Baas Partisinin Irak’ta iktidara geldiği tarihte Kardaşlık dergisinde yeni harflerle yayımlanan sayfa sayısı 13’e kadar çıkmıştı. Yeni harfli sayfalar Baas Partisi döneminde de 3 yıl boyunca devam etti ve yeni harflerle yazılan sayfa sayısı 28’e çıktı. Ancak rejim bu uygulamayı 1971 yılının sonlarında Tanıtma Bakanlığının bir kararıyla resmen yasakladı. 


                      Irak Türklerinin bir zamanlar Türkiye basınını izlemesiyle Kerkük’teki matbuatın gelişmesi arasında sizce bir ilişki var mıdır?


Elbette, o zamanki yazarlarımız, şairlerimiz Türk basınını izleme fırsatından çok yararlanmışlardır. Kraliyet döneminde (1925 – 1958) Türkiye’de yayımlanan bazı gazete ve dergiler zaman zaman Türkmen bölgelerine gelirdi. Bunların bir kısmı Kerkük’teki kitapçılarda da satılırdı ve büyük rağbet görürdü. Emel Kütüphanesi (kitapçı dükkânı) sahibi rahmetli Habip Sevimli Türk gazete ve dergilerini sürekli getirtip meraklı okuyucularına satardı. Terakki Kütüphanesi sahibi rahmetli Mehmet Emin Asri de her yıl İstanbul’a gidip sahaflardan ve diğer yerlerden eski ve yeni harflerle basılmış yüzlerce kitap satın alır, bunları Kerkük’teki okuyuculara satardı. Cumhuriyet döneminde bu matbuatın Türkmen bölgelerine sokulması yasak edildi. 


                      Derginin Türk Dünyasında yankıları, tesirleri oldu mu? 


                      Yine 1961 – 1976 yıllarından bahsediyorum. O zamanlar derginin her sayısından, Türkiye’deki tüm millî kütüphanelere, üniversitelerin kütüphanelerine ve birçok dergi ve gazetelere posta yoluyla nüshalar gönderirdik. Dergimizin Türkiye’de tanınmasında Türkmen üniversite öğrencilerimizin de rolü büyüktü. O zamanlar bazı Türk yazarları ve şairlerinin de dergiye katkıları olurdu. Büyük şair ve yazar Halide Nusret Zorlutuna’nın, dergimizde uzun süre “Kerkük Hatıraları” başlıklı seri yazısının çıktığını hatırlıyorum. Dergi Azerbaycan’a de yetişirdi, oradan da katkılar olurdu. Kardaşlık’ın Irak Türkmenlerini Türkiye ve Azerbaycan kamuoyuna tanıtmasında hatırı sayılır rolü olmuştu.


          Demek ki Kardaşlık Türk dünyasındaki kardeşlere de o zamanlar mesajını ulaştırmıştı?


          Evet, aynen öyle. 


          Efendim,  bizleri aydınlattığınız ve hatıralarınızı okuyucularımızla paylaştığınız için Kardaşlık ailesi adına çok teşekkür ederiz. 


          Ben teşekkür ederim.


                                                                                                                                                                                                    Röportaj:


                                                                                                                                                                                              Önder SAATÇİ


                                                                                                                                                                                              14 Ağustos 2011


Önder SAATÇİ Yazarn dier yazlar (11)...

Irak Cumhurbaşkanı, Türkmen liderle görüştü

Hits: 5

Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşe…

Devam...

Türkmeneli dergi 118

Hits: 6

Devam...

Irak Türkmen Cephesi havan saldırısının sebebini açıkladı

Hits: 80

​ Irak Türkmen Cephesi, Salahattin iline bağlı Tuzhurmatu ilçesine dün düzenlenen havan sald…

Devam...

Türkmenlere Havan Saldırısı! Şehit ve Yaralılar Var

Hits: 45

Irak’ın Selahattin iline bağlı Türkmen Tuzhurmatu ilçesinde düzenlenen havan saldırısınd…

Devam...

Ah Bağdat ah...

Hits: 30

Anadolu Yayıncılar Derneği olarak Irak Gazeteciler Cemiyetinin davetlisi sıfatı ile Bağdat’a…

Devam...

Peşmerge ve Kürt Güvenlik Güçleri Bölgede İnsanlık ve Savaş Suçu İşliyor

Hits: 57

Irak Başbakanı Haydar İbadi, Irak'ın kuzeyindeki yönetime bağlı Asayiş güçleri tarafında…

Devam...

Barış ve Anda'dan Türkmen okullarına yardım

Hits: 32

ANDA Kardeşe Vefa Derneği ve Barış İnsani Yardım Vakfı Türkmen okullarına eğitim malzemele…

Devam...

Türkmenler Kerkük'teki ABD varlığından endişeli

Hits: 39

Irak Türkmen Cephesi Kerkük Milletvekili Turan, "ABD güçlerinin, geçmişte olduğu gibi tarafs…

Devam...

Büyükelçi Yıldız, Telaferli Türkmen Aşiretler ile bir araya geldi

Hits: 51

Türkiye'nin Irak Büyükelçisi Fatih Yıldız, Telaferli Türkmen aşiretler ile Türk Büyüke…

Devam...

İbadi'ye 11 maddelik Kerkük önerisi

Hits: 46

Irak Türkmenler Yüksek Koondinasyon Kurulu, Irak Başbakanı İbadi ile bir görüşme yaptı.Irak…

Devam...

Yazarn ok okunan

HABİB HÜRMÜZLÜ’NÜN HATIRALARINDAN,, IRAK TÜRKMENLERİNİN YAKIN GEÇMİŞİNE PENCERELER

Hits: 31783

İnsanoğlu, zaman denen ezelî ve ebedî hazineden kendisine sunulan k…

Devam...

HABİB HÜRMÜZLÜ’NÜN HATIRALARINDAN BİR YAPRAK

Hits: 26287

Bugünlerde okumakta olduğum, Habib Hürmüzlü’nün, Kerkük Vakfınca yayınlanan yeni kitabı …

Devam...

IRAK TÜRKMENLERİNDEN BİR DİLCİ: İHSAN S. VASFİ

Hits: 4968

Irak Türkmenleri Osmanlı Devletinin Irak’taki hâkimiyet asırlarında gayet müreffeh bir hayat…

Devam...

KERKÜK HOYRATLARINDA TÜRKÇE SEVDASI

Hits: 3927

Kalbinin bütün ızdıraplarını, ruhunun derinliklerinden kopan her feryadı ve sesini dış â…

Devam...

Kerkük Hoyrat ve Mânilerinde Millî Duygular-II

Hits: 3368

Hoyratlarımızın, konuları bakımından tasnif edilmesine yarayacağını umduğumuz o yazıda, s…

Devam...