1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-04-29
Facebook Twitter Youtube

ERBÝL’ÝN TÜRKMEN KÝMLÝÐÝ

site Bakimda

Ali Kerküklü

ERBÝL’ÝN TÜRKMEN KÝMLÝÐÝ
Erbil, Kerkük gibi bir Türk þehridir. Türkmenlerin yoðun yerleþim merkezlerinden biridir. Er-bil þehri altýn çaðýný Erbil Atabeði’nin Türk hükümdarý Muzafferüddin Gökbörü (Mavi Kurt) dö-neminde yaþamýþtýr. 1438 yýlýnda da Türkmenlerin kurduðu Karakoyunlu Devletinin yönetimi-ne girmiþtir. Erbil, Aþaðý ve Yukarý Zab sularý arasýnda kurulmuþtur. Musul, Altunköprü, Baðdat-Basra yollarýnýn kavþak noktasýnda bulunan þehir, Irak Selçuklularý idaresinden sonra 1144 tarihinden itibaren Beytekin hanedanýndan Küçük Ali'nin ve Erbil Atabeklerinin baþkenti olmuþtur.

Muzafferüddin Gökbörü devrinde (1136-1190) imar edilen Erbil, iki kýsýmda geliþmiþtir. Aþaðý Erbil nehir kenarýnda, geniþ bir vadide yayýlýrken, Yukarý Erbil tepe üzerinde kale içine sýkýþýp kalmýþtýr. Erbil’in merkezinde olan kale, üç mahalleden oluþmaktadýr. Doðuda Saray, güney batýda Tophane ve Kuzeyde Tekye (Tekke) Mahalleleridir. Kalenin surlarý, eski kalýntýlarý üzerine Gökbörü tarafýndan yeniden yaptýrýlmýþtýr.Gökbörü'nün evladý olmadýðýndan, vasiyeti üzerine Abbasi halifesine kalan Erbil, Moðol istilasýndan sonra uzun müddet karýþýk ve sýkýntýlý dönemler yaþamýþtýr. 1731'de, Nadir Þah'a karþý uzun süre dayanan kale, þehrin düþmesinden sonra harabe haline gelmiþ, 1849'da esaslý bir þekilde tamir edilmiþtir. Erbil, Osmanlý döneminde, 19. yy. baþlarýna kadar Baðdat'a baðlý bir kaza merkezi olarak idare edilmiþtir.

Türk hükümdarý Muzafferüddin Gökbörü, devletinin ve saltanatýnýn küçük olmasýna raðmen, Ýslam dünyasýnda büyük bir üne kavuþmuþtur. Aþaðý Erbil'de yüksek minareli bir ulu cami (1190 yýlýnda), bir medrese, 4 darul-aceze, dul ve yetim yurtlarý ile ribatlar yaptýrarak þehri mimari eserlerle donatmýþtýr.Ulaþým yollarýnýn kavþak noktasýnda bulunan Erbil, 12-15. yy.larda büyük bir ticaret merkezi durumundaydý. 1309 (Rumi) Musul Salnamesi'ne göre, 4.000 nüfuslu Erbil merkezinde 4 bin nüfus yaþadýðýný ve bunlarýn Türkçe konuþtuðunu , 2 cami, 10 mescid, 6 medrese, 5 sýbyan mektebi, 5 darul-aceze, 1 kýþla ve 3 hamam bulunuyordu. Kale içindeki Kale Camii, Hacý Molla Ýbrahim Camii, Ömeraða Medresesi ile Þeyh Þerif Tekkesi halen kullanýlmaktadýr.Erbil’deki en önemli tarihi kalýntýlar, Erbil Kalesi, Kapalý Çarþýsý, Seyit Ahmet tepesi ve Ulu Camii (Muzafferiye- Çöl) Minaresi’dir. Erbil’de Türk mührü eser aramaya gerek yok. Erbil’de her þey, Erbil’in kendisi Türk mührü.

Aralýk 2005’in son haftasýnda Arapça yayýn yapan Lübnan Televizyon kanalý anb’de Türk þehri Erbil hakkýnda bir televizyon programý yayýnlanmýþtý. 1190’da Erbil Atabeyliðinin Türk hü-kümdarý Muzefferüddin Gökbörü (Mavi Kurt) tarafýndan yaptýrýlan camii tamamen yýkýlmasýna karþýlýk minaresinin büyük kýsmý saðlam olarak günümüze kadar gelebilen ve Erbil’in kaleden sonra en önemli tarihi yapýsý olan bu eser hakkýnda (Muzafferiye olarak adlandýrýlan çöl mina-resi), anb televizyonu kanalýnýn sunucusuna kendini Kürt tarihçisi olarak tanýtan biri, “Muzaffe-riye minaresinin motiflerine dikkatlice bakýnýz, tamamen Kürt motifiyle yapýlmýþtýr” diye anlatý-yordu. Tarih bu kadar çarpýtýlabilir mi? Camii ve minare motiflerinde Kürt motifi var mýdýr?

Selahattin Eyyubi’nin (Muzefferüddin Gökbörü’nün eniþtesi) Kürt olduðunu iddia ediyorlar. Oðullarý ve kardeþlerinin adlarýna baktýðýmýzda öz be öz Türk adlarýdýr. Acaba bu iddialara ta-rihçiler ne diyor. Irak’ta Babillilerin yaptýðý Babil’in asma bahçelerinin Kürtler tarafýndan yapýldý-ðýný ileri sürüyorlar. Yarýn FatihSultan Mehmet’in de Kürt olduðunu iddia ederlerse kimse þaþýr-masýn. Zira tarihsizler, yapay geçmiþ yaratmaya çalýþýyorlar. Kürt tarihçileri ve aydýnlarý bir da-la tutunmak ve yeni bir tarih yaratmak istiyorlar, ama tarihi dayanaklarý yok ve iddialarýný da hiçbir tarihi kaynak doðrulamýyor. Yapabildikleri tek þey, baþka milletlerin tarihi þahsiyetlerini ve kültürel varlýklarýný kendilerine mal etmeye çalýþmak.

Kürtler þimdi de yeni bir tiyatro oyunuyla ve tarihi gerçekleri çarpýtarak öz be öz Türkmen þehri Erbil’in adýný Kürtleþtimek için Hewler diye deðiþtirdiler, neden mi ? Çünkü Kaynaklarda ve arþivlerde Erbil’in Türkmen olduðunu yazýyor. 1976 yýlýnda diktatör Saddam Hüseyin Türkmen þehri Kerkük’ü Araplaþtýrmak için adýný Al-Tamim olarak deðiþtirmiþti. Kerkük’ün adý deðiþti mi ? Deðiþmedi, þimdi Saddam nerede ! Zindanlara atsalarda, kanýmýzý dökselerde, Erbil hep Erbil Kalacaktýr. Bu tarih hýrsýzlarý Türkmen Þehri Erbil’in adýný deðiþtirmekle kendilerini ele vermiyorlar mý ? Sizce tarihi olan bir toplum bu gibi dayanýksýz ve gülünç iþlere tenezzül eder mi ? Yorumu sizlere býrakýyoruz.






Erbil, Irak Türklerinin folklor ve halk edebiyatý bakýmýndan çok zengin merkezlerinden biridir. Geleneklerine ve göreneklerine sýký sýký baðlý olan Erbil Türkmenleri, uzun hava türünden olan hoyrat ezgileri ve Türküler bakýmýndan da renkli bir yöredir. Özellikle Erbil’in en büyük ses sa-natçýsý olarak ün yapan Þahaba (1885 – 1945)’dan sonra rahmete kavuþan Muþko adý ile de tanýnan Þevket Sait (1915 – 1990), Erbilli Haydar Abdurrahman (1926 – 1986). Bütün Irak Türkleri tarafýndan çok sevilmiþ okuyucular idi. Ayrýca Hacý Cemil Kapkapçý (doð. 1904), Faik Bezirgan (doð. 1918), Mehmet Ahmet Erbilli (doð. 1933) ve Yunus Hattat (doð. 1933) gibi de-ðerli ses sanatçýsý ve bestekarlar yetiþtirmiþtir.

Tarihte de ün yapmýþ olan Erbil’in eski çaðlardan beri varlýðý biliniyor. Irak’ta yurt edinen Türk-menlerin de ilk kalesi Erbil sayýlýr. Hatta ve hatta Irak’ta Türklüðün çatýsýnýn ilk defa Erbil’de ku-rulduðunu söylemek daha doðrudur. Onun içindir ki Erbil ve onun Türkmen kimliði Irak’ta ya-þayan her Türkmen vatandaþýn en büyük övünç kaynaðý olmuþtur.

Kerkük’teki demografik yapýnýn Kürtler tarafýndan deðiþtirilmek istenmesinin nedeni, ayný po-litika daha önce Türkmen Þehri Erbil’de uygulandýðý için biliniyordu. Amaç, gelecekte yapýla-cak olan herhangi bir nüfus sayýmýnda üstünlüðü saðlayarak avantajlý bir durumu yakalamaktý. Böylece rahatlýkla Kerkük’ün bir Kürt kenti olduðunu iddia edip ve Kerkük petrollerine el koyabileceklerdi. Nitekim 1. Körfez Savaþý’ndan sonra Kürt gruplarýn kontrolüne geçen Türkmen Þehri Erbil’de de ayný planý baþarýyla uygulamýþlardý. 1991’den beri Erbil þehrini Kürt-leþtirmek amacýyla yürütülen demografik yapýyý deðiþtirme politikalarý semeresini vermiþ ve bugün gelinen noktada Kürt nüfusu Türkmenlere yaklaþmaktadýr. Erbil’de Türkmen kimliðini silmek için yoðun þekilde çalýþmalar sürmekte. Erbil’in en eski yeri olan kale içerisinde yer alan ve Türkmenlerin yoðun þekilde yaþadýðý yerler boþaltýlmýþtýr. 2005 Seçimlerinden bir kaç gün önce þehrin Türk olduðunu kanýtlayan kitaplarýn olduðu kütüphane yakýlmýþtýr.


Türkmen Þehri Erbil Diktatör Saddam’dan Barzani’ye Hediye

Mayýs 1994’te KDP ( Mesud Barzani) ve KYB (Celal Talabani) arasýnda kanlý bir çatýþma baþ-ladý. Çatýþma nedeni Habur Sýnýr Kapýsý’ndan elde edilen gelirin paylaþýlamamasýydý. Kürtler arasýnda bu çatýþmalar ve birbirini boðazlamalar yýllarca devam etti, bu çatýþmalar sonucunda binlerce Kürt öldü.

Irak Türkmenleri 1. Körfez Savaþý sonrasý maruz kaldýklarý katliamlarýn bir yenisini de, 31 Aðustos 1996'da Erbil’de yaþadý. Güvenlik bölgesi içinde olan Türkmen þehri Erbil, silah zoru ile Talabani’nin kontrolünde iken, Barzani, Saddam'la gizli iþbirliði yapýp Talabani'yi Erbil'den çýkarma planýný uyguladýlar. Erbil'de bulunan Irak Türkmenlerinin önde gelen insanlarýný, Barzani'nin peþmergeleri ve Kürt Kýyafeti giyimli Irak muhaberatý ( Irak istihbaratý) tarafýndan, sýðýndýklarý büro ve evlerden alýnarak Baðdat’a götürülüp, vahþice katledildiler. Olaylarda Türkmen kurum ve kuruluþlarý, enformasyon, siyasi, yardým, radyo ve televizyon, matbaa ve Türkmeneli gazetesi bürolarý, ayrýca 22 Türkmen okulu yaðmalanarak tahrip edildi.

Irak Baþbakan Yardýmcýsý Tarýk Aziz, 31 Aðustos 1996 tarihinde yaptýðý açýklamada "22 Aðustos 1996 tarihinde Mesut Barzani, Irak Cumhurbaþkaný Saddam Hüseyin'e bir mektup gönderdi. 17 Aðustos 1996 tarihinden beri Celal Talabani güçleri ile Ýran tarafýndan Çoman ve Sidekan bölgeleri ciddi saldýrýlara maruz kalmýþlardýr. Mesut Barzani mektubunda; bu olay çok büyük bir planýn baþlangýcýdýr. Bu hususta zat'ý alinizden Irak ordusuna emir verip tehlike saçtýran yabancý güçlerle, iþbirlikçi Celal Talabani'nin ihanetine de son vererek Irak ordusunun Erbil'e girmesini rica ederiz."

Mesud Barzani’nin Irak hükümetiyle temasa geçmesi ABD’yi telaþlandýrmýþtý. ABD Dýþiþleri Bakan Yardýmcýsý R. Pelletreau, Mesud Barzani ve Celal Talabani’ye birer mektup göndere-rek çatýþmalara son vermeleri çaðrýsýnda bulundu. ABD iki Kürt grubunu 30 Aðustos’ta Lond-ra’ya davet etti. Londra’daki ABD büyükelçiliðinde yapýlan görüþmede bir ilerleme kaydedile-medi. 31 Aðustos 1996 günü Irak ordusu Barzani’nin isteði doðrultusunda saldýrýya geçti. Irak’ýn 10. zýrhlý tugayý, 40 bin askeri, tanklarý, uçak savarlarý ve her türlü silah donanýmýyla Ta-labani’nin elinde olan Türkmen Þehri Erbil’i kuþattý. Kýsa sürede Erbil’i Talabani peþmergeleri-nin elinden aldý. Telefona sarýlan Talabani, Dýþiþleri Bakaný Yardýmcýsý Pelletreau’yu arayarak ABD’nin müdahalede bulunmasýný istiyordu. 2 Eylül’de Irak ordusu Erbil’den geri çekilerek bu-ranýn denetimini Mesud Barzani ve KDP’li peþmergelere býrakýp giderken Erbil’deki her yere Irak bayraðýný asmýþtý. Olan yine Türkmenlere olmuþtu. ABD’nin iþbirlikçileri ve Ýsyancýlarý ce-zalandýmasý beklenen Saddam’ýn hedefinde Türkmenden baþka düþman yoktu. Irak istihbara-tý, Kürt kýyafeti giymiþ KDP peþmergelerinin yardýmýyla yüzlerce Türkmeni tutuklayýp, kurþuna dizdi ve bir kýsmýný da Baðdat’a götürdü, akýbetleri ise bugüne kadar meçhul kalmýþtýr. Kürtler her zamanki gibi Türkmenlerin siyasi parti,kurum,kuruluþ ve okullarýný yaðmalayýp talan ettiler. Erbil’de Türkmenlere yapýlan bu katliam, Irak'ýn devrik Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin'in idam cezasýna mahkum edildiði Duceyl davasýna konu olan olaydan farklý deðildir, Davada Saddam 148 Þii'nin ölümünden sorumlu tutuldu.Türkmenlerde bu katliamýn peþinde olacaklardýr ve bu olaydan sorumlu olanlardan mahkemelerde hesap soracaklardýr.Kimsenin hakký kimsede kalmayacaktýr.Türkmenlere yapýlan bu katliamýn hesabýný mutlaka ödeyeceklerdir, diktatör Saddam Hüseyin’in ödediði gibi.

Bu sýrada Celal Talabani, hiçbir çaðrýya kulak asmayarak Mesud Barzani ile her türlü diya-logu reddediyordu. “Barzani haindir.” diye avazý çýktýðý kadar baðýrýyor ve: “O, Baðdat’ýn ajaný-dýr. Efendisiyle görüþmeyi tercih ederim.” diyordu. Kimin kimi hain ve ajanlýkla suçlamaya hakký vardý? ”Karga kargaya, yüzün kara” diyordu. Zaten Mesud Barzani ve Celal Talabani, Kürtler arasýnda isimlerinin önünde taþýdýklarý sýfatlarý olan hain, iþbirlikçi anlamýna gelen Cahþ diye anýlmýyorlar mý? Cahþýn cahþa söz söylemeye hakký var mýdýr? Belki tek bir þey söyleye-bilirler: Acaba hangimiz daha büyük cahþtýr?


“BÝR TÜRKMEN ÞEHRÝ ERBÝL’ÝN TARÝHÇESÝ”1

“Erbil, Zaðros Daðlarý’nýn batý eteklerinde Büyük ve Küçük Zap nehirlerinin arasýnda Mu-sul–Baðdat yolu ile Anadolu ve Ýran’dan gelen baþlýca kervan yollarýnýn birleþtiði askeri ve tica-ri açýdan önemli bir noktada yer alýr2. Kuzeyinde Türkiye ile Musul’un bir kýsmý, Güneyinde Kerkük, Doðusunda Ýran ve Süleymaniye, Batýsýnda Musul ile sýnýrlanmýþtýr. Yüzölçümü 15.870 km ve 1957 yýlý sayýmýna göre nüfusu 272.527’dir. Baðdat’ýn 350 km kuzey doðusunda yer alan Erbil, çok eski bir þehir olup M.Ö. 2000’lerde Sümer yazýtlarýnda “Urbelü” ve “Er-bul” olarak geçmektedir. Babil ve Asurlar zamanýnda adý iki kelimeden ibaretti: “Arba-iylü3 Erbil’in ortasýnda bulunan Erbil Kalesi eski tarihli kaynaklarda “Erbaelü” olarak zikredilmektedir ve þehrin büyük bölümünü kapsar. Kale, þehrin yeni kurulan bölgesinden 39 m yüksekliktedir. Muhkem ve saðlam surla çevrili olan kalenin iki kapýsý vardýr. Bu özellikleriyle (Halep kalesine benzemektedir). Osmanlý zamanýnda yapýlan kalenin kapalý çarþýsýný Muzafferüddin Gökbörü yaptýrmýþtýr. Doktor Efez, Erbil Kalesini þöyle tanýmlamaktadýr:
“Aynen Kerkük Kalesi gibidir. Bir yüksek yuvarlak tepe üzerine kurulmuþ ancak Kerkük Kalesi’nden 20 feet (fit) daha yüksektedir. 60 bin m2 bir alaný kapsar ve içinde tophane, tekke ve saray, üç de mahalle vardýr”.4
Kale içinde 4.000 ev bulunmakta olup ana dil olarak Türkçe konuþulmakta idi.5 Kerkük ve Erbil bölgesini yurt edinen Haclu kabilesi ve Doðan topluluklar.6 bu Türklerdendi. Eski yabancý ve Arap kaynaklarýnda ve komisyon raporlarýnda Erbil þehir halkýnýn Türk olduðuna dair birçok belgeye rastlanmaktadýr.

Bir gezgin, Kerkük’ü güzel ve muazzam bir þehir olarak tanýtmýþ ve halk arasýnda yaygýn olarak kullanýlan dilin Türkçe olduðunu vurgulamýþ, Erbil’in de her bakýmdan gerek doða ge-rekse insanlarý ve sosyal hayat bakýmýndan Kerkük’e benzediðini ifade etmiþtir.7 Erbil’in Siyasi valisi W. R. Hay, “Belli bir þerit üzerinde bazý þehirler vardýr. Bu þehirlerde yerleþik vatandaþlar Türkçe konuþurlar. Kerkük þehri de Türklerin yoðun olduðu merkezdi. 1.Dünya Savaþý’ndan önce nüfusu 30 bin olan þehrin etrafýnda da Türkçe konuþulan bir çok köy vardý.” Yazar kitabý-nýn baþka bir yerinde ise “Halkýnýn Türkçe konuþtuðu önemle zikredilmesi gereken iki ayrý yer-leþim yeri de Erbil ve Altunköprü’dür”,8 þeklinde ifade de bulunmaktadýr. Bir Arap yazarý ise Erbil için “Son dönemde Osmanlý kalesi hâlen þehrin ortasýnda olup üç yerleþik mahallesi mevcuttu. Bunlar Doðuda Saray, Güneybatýda Tophane ve Kuzeybatý’da Tekke’dir.” Yerleþim adlarýndan da anlaþýldýðý üzere Erbil’in Türklerle meskun bir þehir olduðu anlaþýlmaktadýr. Prof. Dr. Hüseyin Fadýl “Musul Meselesi” adlý kitabýnda ise Kerkük ve Erbil’in Türk nüfuslu olduðunu tespit etmiþ ve milattan sonraki Türk yerleþim bölgelerine komþu þehirlerin de asýl menþeleri-nin Türk olduðunu ve bölgede en popüler kiþilerin Türk olduðunu teyit etmiþtir ki bu þehirlerin-den biri de Erbil’dir. Bunun yaný sýra Kerkük’teki hükümet kontrolündeki tek resmi gazetenin de Türkçe olduðu resmi yazýþmalarýn da Türkçe ve Arapça olduðu yine tespitleri arasýndadýr.9 Yabancý müelliflerden Feric, eserinde, “Tikiri kasabasý ve civarý Kürt iken Mendeli, Bakuba, Þehriban, Bende ve Erbil kazalarý Ýlhanlýlar zamanýndan kalma Türklerle meskun idi. Diðer un-surlarýn tazyiklerine raðmen milli lisanlarý ve vicdanlarýný tamamýyla kaybetmemiþlerdi.”10 þek-linde ifadede bulunmuþtur.
Baþka bir kaynaða göre ise: Dicle’nin doðusunda Musul-Baðdat anayolunun çevresindeki yerleþim birimlerinden 1920’li yýllarýn baþlarýnda Altunköprü bütünüyle, Erbil, Karatepe, Tuzhur-matu, Taza Hurmatu, Tavuk ve Kerkük, çoðunlukla Türklerin yaþadýðý kentler olup bunun dý-þýnda Kifiri, (Salahiye) ve Hanakin’de de önemli miktarda Türk bulunmakta idi.11 Komisyon Ýn-celeme raporlarýnda (s.39) nüfus bilgileri ile ilgili olarak açýkça bilgi verilmektedir: Erbil kentin-deki yedi mahalleden beþinin muhtarýnýn Türk olduðu birinin yarý Türk yarý Kürt, birinin ise Ya-hudi olduðu belirtilmektedir. Bundan da Erbil kentinin büyük bir çoðunluðunun Türklerden oluþ-tuðu anlaþýlmaktadýr. Nitekim Ýngiliz yazýþmalarýnda da genellikle Erbil’in bir Türkmen kenti ol-duðu belirtilmektedir. Yine ayný komisyon raporlarýnda geçen Irak nüfus verilerinde Erbil Liva-sýnda 2.780 Türk’ün yaþadýðý ileri sürülmektedir. Liva (kent) merkezi dýþýnda hiçbir yerde Türk olmadýðý varsayýlsa bile ki bu varsayým yanlýþ olur, yine de kent merkezinde yaþayan Türklerin sayýsýnýn 4-5 kat fazla olmasý gerekmektedir.12 “Münþ’ü Baðdadi” adlý eserde Erbil kalesinde 4.000 ev bulunduðu ve ana dillerinin de Türkçe olduðu bildirilmektedir.13 1919 yýlýnda Ýngiliz Yazarlarýndan Wilson, Noel’in yazdýðý kitapta Erbil’in bir Kürt kenti olduðu yolundaki savýnýn da gerçeði yansýtmadýðýna, kent nüfusunun çoðunluðunun Türk soylu olduðuna ve kentte Türkçe konuþulduðuna dikkat çekmektedir. 06.12.1919’da Ýngiltere’nin Hindistan Bakanlýðý, düzenledi-ði toplantýda, katýlýmcýlardan Albay Leachman, Bir Türkmen þehri olan Erbil’in kesinlikle Kürt yönetimini yeðlemeyeceði görüþünde idi.14 Margaret Bainbidge “Dünya Türkleri” adlý kitabýnda (s.163): “Bazý kuzey kentlerinde Türkmenlerin Kürt nüfusu içindeki paylarý deðiþmiþtir. Bazý Türkmenler Baðdat, orta ve güney Irakta ki kentlere göçmüþlerdir. 30-40 yýl öncesine kadar büyük Türkmen nüfusa sahip Kerkük, Erbil, Hanekin gibi kuzey kentlerine de Kürtler ve Arap-larýn iç göçleri olmuþtur. 30 yýl önce Kerkük’te pek az Kürt vardý ve kent sakinlerinin büyük ço-ðunluðu Türkmen’di. Bunun gibi 1958 yýlýna kadar Erbil nüfusunun %75’i Türkmendi.15 Türk-men topluluklarý Irak’ýn Kuzey daðlarýnýn eteklerinde ve Baðdat, Musul eski karayolu boyunca bir dizi kent ve köyde yaþamaktadýrlar. Bu yerleþim birimleri arasýnda Karatepe, Kifri (Salahi-ye), Tuzhurmatu, Tavuk, Kerkük, Altunköprü, Erbil ve Musul ötesinde de Telafer bu merkez-lerdendir.16
Tarihi bakýmdan Irak’ta Türklüðün çatýsý ilk önce Erbil’de kurulmuþtur. Gökbörü dönemine ait kalýntýlar bulunmaktadýr. Kentte Türk adý taþýyan mahallelerin olmasý ve halkýnýn da kendile-rine has öz Türkçe þiveleri kullanmalarý þehre Türk damgasý vurmuþtur.
Büyük Selçuklu Ýmparatorluðu’nun yýkýlýþýndan sonra Erbil’de Zeyneddin Küçükoðullarý (1144-1233), Musul’da Atabeyler ve Kerkük’te Kýpçakoðullarý adýný taþýyan Türk beylikleri ku-rulmuþtur. Erbil, 1190’dan 1233’e kadar geçen yýllarda hüküm süren Muzafferüddin Gökbörü zamanýnda altýn çaðýný yaþamýþtýr. Böylece bölgeye 1514’e kadar Türk hanedanlarý hükmet-miþtir.17
Osmanlý devrinde ise Yavuz Sultan Selim döneminde Býyýklý Mehmed Paþa (1518) Mar-din’i fethetti. Sonra Bedri Bey’in yardýmýyla Musul Osmanlý hakimiyetine girdi. Musul ile bera-ber Telafer, Sincar, Hasankeyf, Ormu, Oþnu, Erbil ve Ýmadiye, Osmanlý Devleti’ne baðlan-dý.18 Böylece bu dönemde Diyarbakýr, Irak’ýn kuzeyi, Erbil ve Kerkük sancaklarý ile Irak-ý Arap Baðdat Eyaleti, Düleyim ve Divaniye sancaklarýný kapsayan bölge Mehmed Paþa tarafýndan Osmanlý Devleti sýnýrlarýna katýlmýþtýr. Böylece Safavilerin en kýymetli topraklarýndan 121.000 km’lik kýsým ve Musul, Erbil ve Kerkük Osmanlý topraklarýna katýlmýþ oldu. Bu dönemde Irak’ýn kuzeyinde Türkmenler çoðunluk, Arap ve Kürtler azýnlýk konumunda idiler.19
Kanuni Sultan Süleyman’ýn Irakeyn Seferi (1534) dönüþünde Göktepe’de iken Erbil’e Das-ný Hüseyin Beyi tayin etmiþtir.20
1529’da Erbil, Baðdat’a baðlanmýþtýr.21 1560 yýlýnda Erbil, Kerkük ve Þehri-zor’un birleþme-si için hüküm gönderilmiþ,22 1568’de Þehrizor’a baðlanmýþtýr.23 H 977 1569 yýlýnda Þehrizor sancaðýna Erbil Beyi Bege Bey tayin olmuþtur.24 (Ayni Ali Efendi Risalesi’nde Þehrizor Eyale-tinde, Kerkük Sancaðý’na baðlý olarak gösterilmektedir.)25
17. yüzyýlda Erbil Sancaðý iki kýsýmdan ibaretti; tepe üzerinde kale ve diðeri de düzlük ký-sýmdaki idi. Þehir surlarla çevrili idi. Akarsular bakýmýndan zengin olan þehirde iki kehriz ve bir cami vardý. Erbil kalesinin çevresi bir hendekle çevrili idi. Nehrin ikiye böldüðü þehrin halký zi-raatla meþguldü.26
18. yüzyýl baþlarýnda Kerkük, Erbil, Köysancak, Þarabazar, Revanduz ve Harir sancaklarý Musul eyaletinden ayrýlarak Þehrizor adýyla Merkezi Kerkük olan yeni bir eyalet kurulmuþtur. 1850’de Musul, Baðdat Eyaleti’ne baðlý bir mutasarrýflýk, 1867’de ise Þehrizor yine Baðdat’a baðlý bir sancak düzeyine indirilmiþtir.27 Ayný yýl Musul tekrar vilayete tahvil olunarak Kerkük (Þehrizor) de Musul’a ilhak olunmuþtur.28 1897’de Erbil, Musul vilayetinde Kerkük Sancaðýna kaza olarak baðlanmýþtýr.29

20. yüzyýlýn baþlarýnda eski büyük vilayetlerin yerine teþkil olunan sancaklar (liva) esas alýndýðýnda Erbil de bu sancaklar arasýnda yer almýþtýr.30 Daha önceden kaza düzeyine indiri-len Erbil’in 1919’da eyalet yapýlmasýyla tekrar Osmanlý modeline dönülmüþtür.31
Ekonomik yönden Erbil 1600’lerin üçüncü çeyreðinde Musul’la ayný düzeyde idi. Erbil, Kerkük, Zaho gibi kasabalarýn geçim kaynaðý olan hayvancýlýk ve tarým, buna baðlý olarak de-ri, et, yün ve tarým ürünleri sadece kendi þehirleri için deðil bölge için de önem arz ediyordu.32 Bunun yaný sýra Musul, Erbil, Altunköprü, Kerkük ve Hanekin’de bazý Türkmenler ticaret ya-parken bazýlarý da küçük zanaat, küçük esnaflýkla uðraþmakta idiler. Bir kýsmý ise mesleklerini icra etmek veya memuriyet için Irak’ýn deðiþik þehirlerine göç etmiþlerdir.33

Erbil’de Türkmen kültür ve sanatýnýn köklü ve zengin bir geçmiþi vardýr. Türkmen folkloru ve sanatý açýsýndan da önemli bir yerleþim birimi olan Erbil bir çok þair ve edebiyatçý yetiþtirmiþtir. Bunlar arasýnda Cercis, Mail (Abdi), Garibi, Nesrin Erbil yýllarca Erbil’de Türkmenlerin kimliði ve varlýðýnýn korunmasý için mücadele etmiþlerdir. Erbil’de 1970 yýlýnda Türkmen Türkçe’siyle eðitime baþlanmýþtýr.34 1980’de Kerkük ve Erbil’de Araplaþtýrma kampanyasý çerçevesinde buralarda yapýlan Türkçe eðitime son verilerek, Türkçe eðitim yapan okullar kapatýlmýþtýr. Hâl-buki 1922’de Irak’la Ýngiltere arasýndan yapýlan anlaþmanýn 3. maddesi gereðince Anayasada vatandaþlar arasýnda fark gözetilmemesi, okullarda ana dilde tahsil görülmesi teminat altýna alýnýyordu. Bu prensipleri göz önünde tutan hükümet, 1925 yýlýnda yayýnladýðý ilk anayasa met-nini Arapça, Türkçe ve Kürtçe olarak basmýþ, 1931 yýlýnda yayýmlanmýþ olan “74” numaralý “yerli diller” kanunu ile tespit edilmiþtir. Bu kanun gereði baþta Kerkük ve Erbil olmak üzere bazý Türkmen bölgelerinde muhakemenin Türkçe olarak yapýlmasý kabul edilmiþtir. Türkmen-lerin çoðunluðu teþkil ettiði okullarda da eðitimin tamamen Türkçe yapýlmasý kararlaþtýrýlmýþ-tý.35 Son olarak, Dizayi, Erbil’de asýl millet unsurunu Türklerin teþkil ettiðini yazarken neden bir gurup Kürtün kendi aralarýnda ve özel görüþmelerinde Türkmence konuþtuklarýný izah edeme-mektedir. Kaldý ki bu baðlamda asil ailelerin adlarýna örnek verirken Avcýlý ve Doðramacý gibi ailelerin adlarýný zikrederken bunlarýn da Kürt olduðunu söylemekte bir mahzur görmemiþtir.36

Yüksek Öðretim Kurulu'nun kurucu baþkaný, Hacettepe Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi kurucusu rahmetli Prof. Dr. Ýhsan Doðramacý Erbillidir . 3 Nisan 1915'te Irak'ýn Erbil kalesinde doðan Ýhsan Doðramacý, Ýlk tahsilini Erbil’de Türkçe Yaptý. Lozan antlaþmasýna göre Irak’ýn Türk þehir ve kasabalarýnda eðitimin Türkçe yapýlmasý gerekiyordu. Bu sebeple Ýhsan Doðra-macý tahsilini Türkçe yapmýþ oldu. Ondan sonra Ýngilizlerin baskýsý üzerine Lozan antlaþmasý-nýn bu þartý göz ardý edilerek Türkçe eðitim yasaklandý. Bunun üzerine Ýhsan’ý ailesi orta tahsil için Beyrut’a, yüksek tahsil için Ýstanbul’a gönderdi. Ýstanbul Üniversitesi Týp Fakültesini 1938’de birincilikle bitirdi.Londra'da 1971'de Kraliyet Týp Koleji üyeliði yapmýþ, Ankara Üniversitesi Týp Fakültesinde 1947-1954 yýllarý arasýnda öðretim görevlisi, doçent ve profesör olarak hizmet vermiþtir. 1963-1965 yýllarý arasýnda Ankara Üniversitesi Rektörlüðü'nde bulunmuþtur. Prof. Dr. Doðramacý, ODTÜ Mütevelli Heyet Baþkanlýðý (1965-1967), Hacettepe Üniversitesi Rektörlüðü (1967-1975), Týp ve Saðlýk Bilimleri Milli Konseyi Baþkanlýðý (1974-1981) yapmýþtýr. Doðramacý, Yüksek Öðretim Kurulu'nun ilk baþkanlýðýný (1981-1992) da üstlenmiþtir. Deðiþik üniversitelerden fahri doktora unvaný verilen Doðramacý, birçok uluslararasý akademi ve pediatri cemiyeti üyesiydi.

Prof. Dr. Doðramacý'yý akademik camia için ayrýca önemli kýlan, 1985'te Türkiye'nin ilk özel üniversitesi Bilkent Üniversitesini kurmasý ve diðer birçok üniversitenin kurulmasýna da destek vermesi olmuþtur. Ýhsan Doðramacý, uluslararasý birçok kuruluþta ve örgütte onursal baþkanlýk, baþkanlýk, yönetim kurulu üyeliði, üyelik, danýþmanlýk görevlerini de yürütmüþtü. Çok sayýda makalesi ve kitaplarý yayýmlanan Doðramacý, ulusal ve uluslararasý düzeyde birçok ödül kazanmýþtýr.




Soru: Sizin Irak yerine Türkiye’de yerleþmenizin sebebi nedir?
Cevap: Bütün Erbilliler gibi ben de Türk ailesine mensubum. Anamýn, babamýn, dedeleri-min, ninelerimin evde konuþtuklarý dil Türkçe idi. Ýngilizlerin baskýsý ile okullarda Türkçe eðitim yasaklanýnca tepki olarak ailem beni Beyrut’a sonra da Ýstanbul’a okumaya gönderdi. Aslýnda milletlerin türünü bildiren en baþta gelen husus hatta unsur evde konuþtuklarý dildir.
Soru: Türkmenlere bir mesajýnýz var mý?
Cevap: Irak’taki Türkmenler bulunduklarý bölgenin bütünlüðünü bozmamalý, öte yandan dil-lerini muhafaza edip geliþtirmeleri ve bu sebeple Türkçe eðitim veren ilk okullarýn açýlmasý için yerel otoritelerle (Erbil’de) temasa geçmeli ve bunun saðlanmasý için çalýþýlmalý.”


Türkmen Erbil

Adýný tarih yazmýþ bað-ý gülistan Erbil
Seninle güveniriz canýmýz kurban Erbil
Bizden uzak olsan da gözde gönülde varsýn
Kerkük ile birlikte ateþte yanan Erbil
Tarih boyu var oldun bize yolu gösterdin
Yatma bunca gafletle gel artýk uyan Erbil
Þereftir millet için gece gündüz çalýþmak
Dillerde adýn senin olmuþtur destan Erbil
Hiç korkmadan çalýþtýn yadlara baþ eðmeden
Kükre atýl meydana kahraman arslan Erbil
Adýn silinmez inan doðar altýn güneþin
Uðrunda can vermiþiz kalene hayran Erbil
Karakoyun Akkoyun Gökbörü’nün yurdusun
Sultanlarýn gönlünde taht kuran canan Erbil
Suyun topraðýn temiz mert yiðit erlerin var
Sende yadlar barýnmaz nüfusun Türkmen Erbil
Sadun Köprülü





Araþtýrmacý-yazar Dilþat Terzi’nin “Erbil’de Türkmen Gerçeði” yazýsýnda, güzelim Erbil þehrini bakýn nasýl anlatýyor: “Dün Erbil kapalý çarþýsýna yolum düþtü. Eþim ve çocuklarýmla birlikte bir þeyler almaya gittik. Kala kapýsýnýn hemen karþýsýndaki Bakkallar çarþýsýna girdik.
Ýlk anda gözüme bir þeyler çarptý. Buradaki esnafýn kimi eski mesleðini koruduðunu, kimilerinin mesleðini deðiþtirdiðini gördüm. Bu çarþýda genellikle Irak çapýnda meþhur olan Erbil peynir ve yoðurdu satýlýr.

Fakat bazý esnaf artýk eski mesleðinden vazgeçerek süt ürünleri satmýyorlar, bunun yerine dükkanlarýný beyaz eþya veya elektrik malzeme tezgahýna dönüþtürmüþler. Yani burada bir meslek deðiþimi söz konusudur. Bu böyle olunca çarþýnýn çehresi de deðiþiyor. Artýk burada o nefis Erbil peyniri ve yoðurdunun koksunu fazla almýyor insan.
Erbil kapalý çarþýsýndaki esnafýn hepsi olmasa da yüzde yetmiþi Türkmen'dir. Ben bunu þimdi için söylüyorum. Bu oran yetmiþli ve seksenli yýllarda yüzde doksanýn üzerinde idi. Bu çarþýda yetiþip büyüyen birisi olduðum için bunu rahatça söyleyebiliyorum.
Çarþýda rahmetli babamýn terzilik dükkaný vardý. Yanlýz babam deðil amcamýn da dayý ve teyzioðullarýmýn da dükkanlarý vardý.

Erbil'deki önemli mesleklerin hepsi Türkmenler'in elinde idi. Çünkü kentin yerleþik sakinleri Türkmen'dir. Bu bir oranda þimdi için de geçerlidir. Erbil'in en zengin tüccarý Türkmenlerden'dir.

Erbil'de ayný zamanda bürokraside de güçlü bir Türkmen varlýðý söz konusudur.
Erbil Türkmenleri çok iyi eðitim görmüþ bir toplumdur. Bunun için eskiden olduðu gibi kentin en tanýnmýþ doktorlarýn, mühendislerin, avukatlarýn, yargýçlarýn ve diðer meslek erbablarýn




2 Eylül 1996 Tarihli AL-IRAQ Gazetesinin Manþeti, Mesud Barzani, Çaðrýsýna Yetiþen Saddam Ve Liderliðine Teþekkür Ediyor. Resimde Mesud Barzani, Saddam Hüseyin ve Ýzzet El Duri’ye, Irak Ordusunun Türkmen Þehri Erbil’e Girmesi ve Kendisine Hediye edilmesinden Dolayý Teþekkür Ziyaretinde Bulunuyor.



çoðu Türkmen'dir. Dün Bakkallar çarþýsýnda kýzým Sevgil, naylon taký ve süs eþyasý satan bir dükkanda sergilenen eþyalar dikkatini çekince hemen "Baba bana biraz taký" al dedi. Ama ben takýdan anlamam bunun için annesi devreye girerek pazarlýk yapmaya baþladý. Dükkan sahibi Türkmen olduðumuzu hissetti ve mahalli þiveyle bizimle konuþtu.
Erbil Türkmenleri diðerlerinden kolay fark ediliyorlar. Uzaktan da olsa birisini görsem Türkmen olup olmadýðýný hemen farkedebilirim.

Bir de Erbil'de Türkmenler içinde þöyle bir kaný var. "Hepimiz birbirimize akrabayýz" deriz. Yani Erbilli Türkmenler'in aile seceresi araþtýrýlýrsa gerek baba gerek ana tarafýndan olsun hepsi birbirlerine akraba çýkar. Bu birinci belden veya ikinci veya üçüncü belden olabilir.
Erbilli Türkmenler'in hepsinin birbirlerini tanýmalarý, bir zamanlar kentin tek sakinleri olmalarýndan kaynaklanýyor. Bu durum Erbil'in Hýristiyanlarýn yaþadýðý Ankava mahallesi için de geçerlidir. Mahalledeki Hýristiyan vatandaþlarýn hepsi birbirlerini tanýrlar. Çünkü burada kendilerinden baþka milletler yaþamýyor.

Bir kaç yýl önce Erbil'in tanýnmýþ simalarýndan sayýn avukat Sanan Ahmet Aða "Erbil ve Erbilli" adlý eserinde Erbil'in Türkmen gerçeðini gündeme getirdiðinde kýyamet koparýldý.
Erbil'de Kürt medyasý adama aðýzlarýna geleni söylediler, onu kötülediler, ama o sýrf gerçekleri yazdý, hem de belgelere dayanarak.” Sanan Ahmet Aða "Erbil ve Erbilli" adlý eserinde belgelere dayanarak Erbil'in kökeninin Türkmen olduðunu belgeler. Türkmen karþýtlarý, Kürtler ve Barzani'nin güdümündeki medya, Sanan Aða’ya karþý büyük bir saldýrýya geçerler. Bu sýrada Sanan Aða’nýn evi de bombalanýr. “Her zalim gerçeklerden korkar ve onlarýn üstünü örtmeye çalýþýr.”




Erbil Ve Erbilli Kitabýnýn Kapaðý


Dost ve düþman bilmelidir ki, Türkmen þehri Erbil Irak Türklerinin Kalesidir ve ata yurdudur, ondan asla vazgeçmeyeceklerdir. El mi yaman, bey mi yaman göreceðiz.



Ali Kerküklü






Kaynaklar :

1- Suphi Saatçi, Kerkük dergisi, sayý:10 1992.
2- Þemsettin Küzeci, Kerkük Dergisi, yýl: 1, sayý 2, Temmuz 2005.
3- Stratejik Analiz, Sayý 35, Mart 2003
4- Özkan, Tuncay, CIA Kürtleri, Kürt Devleti’nin Gizli Tarihi, Alfa Yayýnlarý, Ýstanbul, 2004.
5- Sadun Köprülü, 31 AÐUSTOS 1996 MESUT BARZANÝ, ERBÝL KATLÝAMI.
5- Ali Kerküklü, Oyun Ýçinde Oyun Kerkük, Kum Saati Yayýnlarý, Ýstanbul, 2006.



Dipnotlar :



1 Yazýmýzýn bu bölümünde Yrd. Doç. Dr. Nilüfer Bayatlý’nýn “Kardaþlýk” Dergisinin 27. sayýsýnda ayný baþlýk ile yayýnlanan makalesine yer verilmiþtir. Bu bölüm, tamamen sayýn Bayatlý’nýn çalýþmasýdýr. Tarafýmdan bir ilave yapýlmamýþtýr.
2 Sami Es-Saka, “Erbil” mad. DÝA, C.2, Ýstanbul 1995, s.273
3 Nilüfer Bayatlý. XVI. Yüzyýl Musul Eyaleti, Ankara 1999, s.106 - 107
4 Ahmet Kuþcuoðlu, “Min Mealimin Erbil Et Tarihiye” Kardeþlik Dergisi, s.5 - 6
5 Bayatlý , a.g.e , s.107
6 Bahaeddin Ögel, Doðu Anadolu, Ankara 1922, s.22
7 Longrigg, Four Centries of Modern Iraq (terc. Cafer Hayat), Baðdat 1941, s.12
8 Ziyat Köprülü, Irak’ta Türk Varlýðý, Ankara 1996, s.10 - 11
9 Ziyat Köprülü, a.g.e., s.11 - 12
10 Feric, Kürtler Tarihi ve Ýctimai Tadkikat, Ýstanbul 1934, s.72
11 Ýhsan Þerik Kaymaz, Musul Sorunu, Ýstanbul 2003, s.31 - 32
12 Ayný Eser, s.458
13 Seyyid Mehmed El Hassan, Münþi’ü- Baðdadi 1948, s.77
14 Ýhsan Þerif Kaymaz, a.g.e., s.129
15 R.L.lawless, Irak’ýn Türk Halklarý, (çev. Mehmet Harmancý), Ýstanbul 1995, s.163
16 Ayný Eser, s.164
17 Ziyat Köprülü, a.g.e., s.31
18 Hoca Saadettin efendi, Tac’üt-Tevarih, (haz. Ýsmet Parmaksýzoðlu), C.IV, Ankara 1992, s.270
19 Yýlmaz Öztuna, Türkiye Tarihi,C.5, Ýstanbul 1983, s.63
20 Bayatlý, a.g.e., s.29
21 Ýsmet Parmaksýzoðlu, Kuzey Irak’ta Osmanlý hakimiyeti, Ankara 1973, s.23
22 MD. No.3, Sýra 741, s.264
23 Kamil Kepeci, No:17670, s.470
24 MD. No.3, Sýra 743, s.264
25 Ayni Ali Efendi Risalesi, Ayn-i Ali Risalesi Kavanin-i Ali Osman Der Hülasa-i , Mezamin Defter-i, Divan, Ýstanbul1018, s.34
26 Bayatlý, a.g.e., s.106 - 107
27 Kaymaz, a.g.e., s.24
28 Mususl – Kerkük ile Ýlgili Arþiv Belgeleri, Ankara 1995, s.30
29 Longrigg, a.g.e., s.339
30 Bayatlý, a.g.e., s.38
31 Kaymaz, a.g.e., s.86
32 Dina RizakKhoury, Osmanlý Ýmparatorluðunda Devlet ve Taþra Toplumu, (çev. Ülkü Tansel) Ýstanbul 1999, s.27
33 R.L.Lawless, a.g.e., s.166
34 Suphi Saatçi, “Türkmen Kitaplýðýnýn Yeni Konuklarý” Kardaþlýk Dergisi, Sayý-24, Ýstanbul 2004, s.24-25
35 Ziyat Köprülü, a.g.e., s.48
36 Erþad Hürmüzlü, Türkmenler ve Irak, Ýstanbul 2003, s.99



Ali Kerküklü Yazarn dier yazlar (44)...

site Bakimda

Hits: 18

Devam...

Baþbakan Ýbadi'den Kerkük açýklamasý

Hits: 33

Irak Baþbakan? Haydar el-Ýbadi Kerkük'te yerel seçimlerin yapýlmasýný desteklediðini ancak m…

Devam...

Kerkük'te Terör Örgütü PKK Yandaþlarýndan Gösteri

Hits: 36

Irak'ýn Kerkük kentinde terör örgütü PKK yandaþý bir grup, Türk Silahlý Kuvvetleri'nin (TS…

Devam...

Salihi-Türkmen Öðrencilerin mezuniyet törenine katýldý-

Hits: 38

Irak Türkmen Cephesi Baþkaný Erþet Salihi,Türkmeneli Öðrenci ve Gençler Birliði tarafýndan…

Devam...

Ali Kerküklü Kimdir?

Hits: 35

Ali Kerküklünün yayýmlanan 4 kitabý: "Ýstihbarat Oyunlarý, Petrol ve Kerkük", "Oyun Ýçinde…

Devam...

KERKÜK'Ü ÝÞGAL ADIMLARI

Hits: 35

Yüzlerce yýllýk bir Türkmen þehri olan Kerkük'ün demografik yapýsý deðiþtirilerek iþgale…

Devam...

KERKÜK’ÜN GELECEÐÝ TEHLÝKEDE

Hits: 37

Kerkük’ün Kürt Valisi kentteki kamu dairelerinde Kürt bayraðý asýlmasý ve Kürtçenin zoru…

Devam...

Türkiye, Kerkük’teki bütün Türkmenlerle diyalog geliþtirmeli

Hits: 297

Kamu kurumlarýnda Irak bayraðýnýn yanýnda IKBY bayraðýnýn da asýlmasýyla tansiyonun yükse…

Devam...

Türkmeneli gazetesi 1359

Hits: 15

Devam...

Irak Türkmen Cephesi'nin 22. yýldönümü Kerkük'te kutlandý.

Hits: 36

Kutlamada konuþan Irak Türkmen Cephesi Baþkaný ve Kerkük Milletvekili Erþet Salihi, Tüm Türk…

Devam...

Yazarn ok okunan

Irak Türkmenleri petrol kurbanýdýr!

Hits: 14959

18 Ekim 2016 tarihinde Türkiye Cumhurbaþkaný Recep Tayyip Erdoðan, Musul'a yönelik yaptýðý a…

Devam...

Türkmen Þehri Kerkük’ün Güvenlik Dosyasý Kimin Elinde?

Hits: 12567

Eski Irak Cumhurbaþkaný Celal Talabani liderliðinde KYB Genel Sekreter Yardýmcýsý ve Irak K…

Devam...

Erbil’in Türk Kimliði ve Tarihi Gerçekler

Hits: 11776

Er­bil, Kerkük gibi bir Türk þeh­ridir. Türk­men­le­rin yoðun yer­le­þim mer­kez­le…

Devam...

Türk Diyarý Kerkük Elden Gidiyor!

Hits: 7269

Türkmen þehri Kerkük resmi olarak Baðdat yönetimine baðlý bir kenttir. Ancak peþmerge, 2014…

Devam...

Türkmen Þehri Kerkük

Hits: 6962

Kerkük, asýrlardan beri Irak Türkmenlerinin bu coðrafyada þekillenmiþ Türk kültürünün mer…

Devam...