1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-07-26
Facebook Twitter Youtube

Külah Kapma Yarışı Hızlanırken

Kerkük Semasından bir yıldız daha kaydı...

Suphi Saatçi

<P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class=MsoNormal align=justify>Irak’ta yakında hükümet kurulacak ümidinde olan çevreler, ülkenin hükümete kavuşması ile her şeyin düzeleceği beklentisi içine girmiştir. Buna önce inşallah demekten başka bir çare yoktur. 2003 yılından bu yana birkaç kez hükümet kurulmuştu. Her şeyin düzeleceği var sayımı ile beklenti içine girenler, büyük bir hayal kırıklığı yaşamışlardı. Yine de biz pişmiş aşa su katmak pozisyonuna girmek istemiyor, uğursuz sayılabilecek yorumlarda bulunmaktan kaçınmak istiyoruz. Ancak siyaset çoğu kez bizleri gerçeğin acı yüzü ile karşı karşıya getirmekten, ne yazık ki bir türlü vazgeçmiyor.



 



Hükümet kurulması aşamasında siyaset ile meşgul olan herkesin, kendine göre bir politikası veya hesabı olması olağandır. Aslında siyaset mahfillerinin ve ayrıca bütün siyasetçilerin kendileri ile ilgili hesaplar yapmadan önce bir politikalarının olması gerekir. Bunu biraz açmakta yarar vardır.



 



Irak’ta hükümet kurulması aşamasında herkes, kimin ne tür projeleri vardır, bu projelerini uygulamakla nereye varmayı düşündüğünü öğrenmek ister. Aslında bu tür açıklamaların seçim öncesinden açıklığa kavuşması gerekir. Ne yazık ki bu tarz açıklamaları seçim öncesinden duymak bir yana, günümüze kadar kimin ne yapmak istediğini, hatta neden siyasete atıldığını, hedefinin şu şu olduğunu bile dile getirdiğini ben şahsen duymadım ve duyandan da işitmedim. Bu düşünce ile geçen sayıda yine bu köşede “Türkmenlerin Beklentileri…” başlıklı yazıyı kaleme almıştım.



 



Bu yazıda da aynı şeyleri vurgulamak için, bu sefer konuyu biraz daha açmak gerekiyor. Irak siyasetinde her topluluğun belirli bir gücü ve potansiyeli vardır. Arapların Şii ve Sünni olarak sahip oldukları hacim ve güç, birlikte hareket ettikleri takdirde ülkeyi yönetecek potansiyel için yeterlidir. Aslında köken olarak iki taraf da Arap olmasına rağmen, iki ayrı etnik toplulukmuş gibi yapılandırılmaları iki tarafı da zaafa düşürmüştür. Açıkça söylemek gerekirse, bunları birbirine düşüren mihraklar, iki tarafı da başka bir güce taviz verme durumuna düşürmüştür. Böylece iki taraf birbirini ezmek için, belirli bir kesime taviz verme pozisyonuna mahkûm edilmiştir.



 



Irak’ta bu durumdan en çok yararlanan iki Kürt partisidir. Kabul etmek ve göz önünde bulundurmak gerekir ki, Kürt partilerinin iki noktada serbest hareket etmeleri, onlara büyük avantaj sağlamaktadır. Birinci nokta, sıkıntıya düştükleri an, çözümü kolaylaştırıcı faktör olan ellerindeki militarist gücü kullanmaları; diğer nokta ise ABD ve Batılı diğer güçlerin himayesine başvurmaları. Hatta ABD’nin himayesinden iki Kürt partisi de bir sakınca görmemektedirler. Ayrıca iki Kürt partisi de tehlikeyi gördükleri için, şimdilik birlikte hareket etmekte ve büyük kazanımlara sahip olmaktadırlar.



 



Arap ve Kürt topluluklarının dışında kalanların durumu ise yürekler acısıdır. Bu hususta söylenecek fazla bir şey olmadığı gibi, bazen yorum yapmaya bile değmiyor. Çünkü ortada ne bir güç var, ne de üretilen bir siyaset. Kurulacak hükümet konusunda kimin ne istediğini anlamak mümkün değildir. Bilinen ve anlaşılan tek şey kimin kendisi için ne istediğidir. Yani herkesin projesi, daha doğru bir ifadeyle herkesin rüyası Cumhurbaşkanı veya Başbakan yardımcılığı, bunlar da olmuyorsa şöyle güzel ve şatafatlı bir bakanlık koltuğu üzerine kurulmuştur. Fakat hiç kimse cumhurbaşkanı olunca ne yapacağını yahut başbakan yardımcısı olunduğu zaman hangi projeleri gerçekleştireceğini hesaplayacak her hangi bir programa, proje veya yol haritasına sahip görünmüyor.



 



Irak’ta siyaset açmazının başında, her zaman söylediğimiz gibi, yine de söylemeğe devam edeceğimiz husus, Irak Anayasasının başından ıslah edilmesidir. Çünkü Irak’a yapılan en büyük kötülük, Anayasanın çağdaş demokrasilerde yeri olmayan bir yapıda hayata geçirilmesidir. Irak’ın yeni anayasasında, siyasal parti ve örgütlerin etnik ve mezhep ayırımına göre kurulmasına cevaz verilmesidir. İşte bu durum Irak’ta huzurun ve güvenliğin sağlanmasına en büyük engel sayılır.



 



Bundan dolayı Irak’ta örgütü olan herkesin, kendi etnik veya mezhep yapısına göre belirli hedefleri oluşmuştur. Bu hedefin içinde devletin birliği ve beraberliği ile ülkenin üniter yapısının korunması konusunda sözde değil özde bir mutabakat sağlanmadıkça, kurulan koalisyonlardan nasıl bir sağlıklı sonuç alınabilir? İşin en tehlikeli yanı, herkesin kendi gizli ajandasını gerçekleştirmek için siyaset sahnesinde yer almak istemesidir. Bu durum Arap ve Kürt toplulukları dahil her kesim için geçerlidir. Büyük ve nüfuzlu partilerin içinde hâkim olan bu anlayış, diğer küçük parti ve örgütlere de sirayet etmiştir.    



 



Geçen koalisyonlarda gördük ve yaşadık. Hükümette yer kapma yarışına dönen siyasî pazarlıklar, yolsuzluk, para çalma, rüşvet ve her işten alınan gayri resmî komisyon, artık olağan hâle gelmiştir. Kısacası herkes külah kapmak peşindedir.



 



Bu manzara bize rahmetli Hicrî Dede’ye ait bir şiirin son beytini hatırlatıyor. Sanki bugünleri görüp yaşamış gibi Hicrî Dede, bu durumu çok güzel biçimde özetlemiştir.



 



Sanma Allah içindir



Vallah külah içindir



Ne din için bu kavga



Ne padişah içindir



              Hicrî Dede



 



Evet, kavga külah kapma yarışına dönüşmüştür.



Allah umudunu demokrasiye bağlayan mazlum Irak halkına acısın…

Suphi Saatçi Yazarn dier yazlar (32)...

Ağıt

Hits: 46

Gaziler yolunda Gazi'miz gitti Arkaya bakmadan sel oldu aktı Çıkarken yoluna çok genç yaşın…

Devam...

Kerkük Semasından bir yıldız daha kaydı...

Hits: 30

Türkmen Mücadeleci,Düşünür ve eski liderlerinden Gazi Abdülmecit'ın vefat haberini büyük …

Devam...

KUZEY SURİYE’DE KÜÇÜK AMERİKA

Hits: 76

ABD’nin yıllardır üzerinde çalıştığı Kürdistan projesi göz ardı edilemez. Projenin Kuz…

Devam...

Türkmengüncesi 106

Hits: 19

Devam...

Geri sayım başladı! Türkmen kenti Telafer'e operasyon başlıyor

Hits: 50

Musul'un DEAŞ'ten geri alınmasıyla beraber Telafer için dev geri sayım başladı. Irak ordu bir…

Devam...

Irak "Kerkük İçin Referandum Kararını" Reddetti

Hits: 48

Irak Bakanlar Kurulu, geçen nisan ayında Kerkük'ün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) ilha…

Devam...

Kerkük Türkmenlerini sadece Ankara destekliyor

Hits: 79

Türk Birliği Kurultayı’na katılmak üzere Kayseri’ye gelen Irak Milli Türkmen Partisi (IMT…

Devam...

Telafer operasyonunda 'Haşdi Şabi ve Peşmerge' olmayacak

Hits: 56

Irak'ta Musul kent merkezinin DEAŞ'tan geri alınmasıyla birlikte gözler, örgütün hala elinde …

Devam...

Kerkük'te Türkmenler silahlı birlik kurmaya başladı

Hits: 79

Kerkük'ün DAEŞ sonrası peşmerge tarafından işgali neticesinde Türkmenlerin endişeleri her g…

Devam...

Türkmen Koordinasyon Kurulu (TKK) Beşnc olağan Toplantısı Bildirisi

Hits: 59

Türkmen Koordinayon Kurulu (TKK) Beşinci olağan Toplantısı Bağdata 18/7/2107 Salı gecesi yap…

Devam...

Yazarn ok okunan

Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…

Hits: 13762

Güney komşumuz Irak, 2003 yılı işgalinden sonra, ne yazık ki hâlâ istikrar ve barış ortam…

Devam...

Kerkük’te Bayrak Zorbalığı

Hits: 12764

Osmanlı Devleti’nin idarî taksimatında Irak üç eyaletten oluşuyordu: Bağdat, Basra ve Musul…

Devam...

Kerkük Katliamı ve Türkmenlerin Bitmeyen Çilesi

Hits: 8006

Bugünkü Irak toprakları Osmanlı döneminde Bağdat, Basra ve Musul adları ile tanınan üç eya…

Devam...

Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci

Hits: 3907

Türkmen kültürü ve sanatının Irak’taki önemli merkezlerinden biri olan Erbil, tarih boyunca…

Devam...

Türkmen Dağarcığı: Kerkük’ün Altın Gerdanlığı - Taşköprü

Hits: 3532

Şehirlerin kimlikleri de tıpkı insanlar gibidir. İnsanlar görünüşleri, ses tonları gibi …

Devam...