1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-12-17
Facebook Twitter Youtube

1 MART TEZKERESİ TÜRKİYE VE IRAK TÜRKLERİNE NE SONUÇLAR DOĞURDU?

Kerkük

Ali Kerküklü

Türkiye Irak sahnesinde yer alma ve Irak’ın Kuzeyinde Türkiye’nin güvenliği için PKK terörüne karşı tampon bölge oluşturma ve bitirme şansına sahipti, savaş sonrası Irak’ın şekillendirilmesi ve yapılandırılmasın da olduğu gibi. Fakat Türkiye 1 Mart’ta bunu reddetti. 1 Mart tezkeresi, Irak krizi konusunda Hükümet tarafından 25 Şubat 2003'de TBMM'ye sunulan ve tam adı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin 6 ay süreyle Türkiye'de bulunması için Hükümet'e yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi olan tezkere.1 Mart Tezkeresinin reddi bakın ne sonuçlar doğurdu, büyüklerimizin dediği gibi, her hareketin bir sonucu vardır.PKK terörü tam bitmişken birden tırmandı(Hortladı).Bu terör kartını tekrar Türkiye’ye karşı sizce kimler kullanmaya başladı? söyleyeyim “ABD ve Irak Kürtleri”.Yani Türkiye’nin güvenliği tehlikeye atıldı. 1 Mart Tezkeresi reddedilmeseydi Türkiye Irak’ın Kuzeyin de kendi işini kendisi yapacaktı,ama Türkiye 1 Mart’ta bu fırsatı elinin tersi ile itti.Türkiye ABD’den PKK terörüne karşı yardım istiyor(İstihbarat ve lojistik),Tezkere reddinden sonra ABD Türkiye’ye yardım eder mi hiç? ABD yönetimi Tezkereden dolayı Türkiye’yi her mahfilde suçladı ve ihanete uğradığını söylüyordu ,ABD yönetimine göre Tezkere geçmiş olsaydı savaş daha önce başlayacaktı,daha kısa sürecekti,maddi kayıp yüksek olmayacaktı,az zayiat olacaktı ve direniş’te bu kadar güçlü olmayacaktı. Tezkere reddinin bir faturası da, Türkmenlere kesilmiştir. Bu nedenle, Türkmenlerin yaşadığı bölgelerin siyasi ve demografik yapıları Kürtler tarafından değiştirilmesi(Kerkük’e 700 bin Kürt ithal edildi) , Türkmenlere yapılan baskı,zulüm,nedensiz tutuklamalar,sindirme,yıldırma,göçe zorlama ve insan hakları ihlalleri ABD sesini çıkarmamaktadır. Irak Kürtleri Tezkere reddini bayram havasında karşıladılar, Erbil'de düzenlenen Türkiye karşıtı protesto gösterisine 50 bin kişi katıldı. Sarı-kırmızı-yeşil bayraklarla KDP kurucusu Molla Mustafa ve oğlu Mesud Barzani'nin fotoğraflarını taşıyan
göstericiler, 'Kürdistan Türkiye'ye mezar olacak''Türkiye ayakkabımızdır', 'Defol Türkiye', 'Türkiye hayal kuruyor, bizim Barzanimiz var', 'ABD askerine evet, Türk askerine hayır', sloganları atıp dört Türk bayrağı yaktılar. Bazı göstericiler bayrakları dişleriyle
yırtmaya çalışırken, bazıları ise tükürerek protestoya katıldıKürtler hedeflerine(Kürt Devletini kurmak için) bir adım daha yaklaştılar.Petrol zengini Musul ve Kerkük Kürtlere altın tepside sunuldu. Kürtler 10 Nisan’da Kerkük ve 11 Nisan’da da Musul’u yağma, talan ve işgal ettiler .Silah zoru ve ABD’nin desteği ile de bu iki şehri ele geçirdiler.


Kürtler Tarafından Yağmalanıp Talan Edilen Türkmen Şehri Kerkük

Onları durduracak tek güç Türkiye’ydi ama Türkiye sahnede ve bölgede yoktu, ilginç olan Türkiye’nin milli menfaat’i ve güvenliği pahasına da olsa bazı politikacılar(Parti ve bazı milletvekilleri) 1 Mart’ta TBMM’de Türk ordusunun Irak’ın Kuzeyine geçişine karşı(ret) oy kullandı.Bu politikacılar Türk kamuoyununu da yanlış yönlendirdiler,Türkiye savaşa katılacak havası yaratıldı.Türkiye savaşa katılmayacaktı,Türkiye sadece Irak’ın kuzeyinde Türkiye’nin güvenliği için tampon bölge oluşturacaktı,zaten Tezkereye atılan imzalar da bu yöndeydi.Türk heyeti Tezkere maddelerini zeki ve ustaca hazırlamışlardı. Tezkere içeriğindeki maddeler hemen hemen tamamı Türkiye’nin menfaati yönündeydi.Tezkerenin ana içeriği şu şekildeydi “TBMM'den, gereği, kapsamı, sınırı ve zamanı Anayasanın 117'inci maddesine göre milli güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından Yüce Meclise karşı sorumlu bulunan hükümet tarafından belirlenecek şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'ın Kuzeyine gönderilmesine; etkili bir “caydırıcılığın sürdürülmesi amacıyla Irak'ın Kuzeyinde bulunacak”(Türk Silahlı Kuvvetleri bölgede Savaş için değil sadece caydırıcılık için bulunacaktı,PKK terörünü bitirecekti ve Irak Kürtlerinin Musul ve Kerkük’e saldırmalarını önleyecekti ) bu kuvvetlerin gerektiğinde belirlenecek esaslar dairesinde kullanılmasına ve muhtemel bir askeri harekat çerçevesinde yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasını Türk makamları tarafından belirlenecek esaslara ve kurallara göre kullanmaları için gerekli düzenlemelerin Hükümet tarafından yapılmasına, Anayasanın 92'inci maddesi uyarınca 6 ay süreyle izin verilmesi istendi.”
Dünyanın hangi ülkesinde milli menfaat ve ülke güvenliği bu kadar hafife indirgenmiştir? bence dünyada bunun bir benzeri yoktur.Öyle anlaşıyor ki Türkiye’de politik çıkar bazı parti ve milletvekillerinin menfaati ülke menfaatinin üstündedir.70 milyonun(11 askerin) başına geçirilen çuval,millet olarak onur ve gururun incinmesi,Türkiye’nin yanı başında bir Kürt devletinin kurulma temellerinin atılması ve Türkiye’ye yansımaları,Türkiye’ye cehennem kapısının açılması,PKK terörünün tırmanması, binlerce vatan evladı askerin şehit düşmesi,Musul ve Kerkük’ün Kürtler tarafından yağmalanıp istilası ve Türkmenlerin canlarıyla ödedikleri ağır bedelin cevabı 1 Mart tezkeresi sonuçlarında aranıp sorgulanmalıdır.Politikada bir söz vardır “Ülkeler arasında dostluk yoktur,menfaatler vardır” sadece merak ettiğim için soruyorum; 1 Mart’ta Türkiye’nin güvenliğini önemsemeyen ve Türk ordusunun Irak’ın Kuzeyine geçişine hayır diyen Parti ve milletvekilleri (Politikacılar) gerçekten oylarını Türkiye’nin menfaat’i için mi kullandılar? Yoksa……..? Bu yaşananların sorumluluğu ,gerçekleri görmezden gelenlerin boynundadır.

Siyaset koltuğunda bir süre daha oturmak uğruna, “askerinin(70 milyonun) başına çuval geçirenler”(Büyük Devletler hesap sorar!) ve daha sonra da “stratejik ortaklıkta” körü körüne ısrarcı olan “hariçten icazetli politikacıların” var olduğu herhangi bir yerde, vatanın ve milletin yok olması için artık “düşmana” bile ihtiyaç yok… Çünkü gafleti çok olanın devleti yok olur; ey Türk milleti kendine gel! İşin en ilginç yanı nedir bilirmisiniz “Modernizasyon Tezkeresi” olarak bilinen Tezkere 3 hafta önce yani 6 Şubat 2003 günü TBMM’de oy çoğunluğuyla onaylanmıştı.Bu Tezkere’de “ABD’li personelin Türkiye’de 3 ay süreyle bulunmasına ve bununla ilgili gerekli düzenlemenin hükümet tarafından yapılması amacıyla TBMM’den izin isteniyordu”.ABD TBMM’den bu izni alır almaz Irak’a kuzeyden girmek için askeri gücünü Mersin limanına toplar ve Modernizasyona büyük bir bütçe ayırır.Bu arada ABD modernizasyon işlerine de hemen başlar.3 hafta sonra 1 Mart 2003 günü Türkiye Amerikalılara ben oynamıyorum der.Allah aşkına bu nasıl bir dış politikadır.ABD’lilerle Türk heyetleri arasında haftalarca görüşmeler yapılıyor ve hemen hemen her konuda da uzlaşma sağlanıyor.Türkiye 6 Şubatta “modernizasyon Tezkeresine” evet diyor, 3 hafta sonra da ABD’lilere biz oynamıyoruz deniliyor.Türkiye’nin dış politikası ne kadar ilkeli, tutarlı ve kararlı değil mi? Türkiye daha başta ilkeli, tutarlı bir politika izleyebilirdi ve Amerikalılara ben yokum diyebilirdi,ama baştan demedi.Türk politikacıları bunu çok iyi bilmelilerdi büyük devletler hesap sorar ve soruldu,Türkiye ve Türkmenlere çıkarılan fatura ağırdı hemde çok ağır.Bunun da günahı dış politikayı “çok iyi bilen politikacıların” boynundadır! Tarihe ışık tutmak adına şunu da belirtmek gerekir , 1 Mart 2003 günü Tezkere oylamasında Türkiye’nin en köklü partilerinden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) politik çıkar ve rant uğruna iktidar partiyi de sıkıntıya sokmak için bir blok olarak(Partinin tüm milletvekilleri) Tezkere’ye ret oyu kullandılar.AKP’den 97 milletvekili ret oyu verdi bu milletvekillerin tamamı bölgenin milletvekilleriydi.Ya Türkiye’nin çıkarları? kimin umurunda! Evet beyler 70 milyonun başına çuval geçirildi,Türkiye’nin güvenliği tehlikeye atıldı,PKK terörü tırmandı,binlerce asker şehit edildi ve hala şehit edilmektedir, Türk ana ve babaları,eşler,çocuklar,sevgililer hep göz yaşı döktüler ,Musul ve Kerkük istila edildi,Kerkük Kürtleştiriliyor(Kerkük’e 700 bin Kürt ithal edildi) ve Irak Türkleri de yok ediliyor.Bu politikacıların Yaptıkları politik çıkar ve rant elde etmek için değil de ne içindir söylermisiniz ?.Sonuçtan memnun ve mutlular mı ?Politik çıkar ve koltuk uğruna Türk milleti feda edilir mi hiç? Şimdi sorsanız bu politikacılar “politik çıkar için değil Türkiye’nin çıkarı ve Amerika’ya karşı oldukları için ret oyu kullandıklarını söyleyeceklerdir”,Amerika’nın canı cehenneme. İyi de 1950’lerden beri Türkiye’yi Amerika’ya göbekten bağlayan“politikayı çok iyi bilen!” bu politikacılar değilmidir? O gün Amerika sıkışmıştı ve bütün kozlar Türkiye’nin elindeydi.Ama geleceği göremeyenler bütün bu kozları Türkiye’nin aleyhine çevirdiler.Karşında Kıbrıs Cumhuriye’ti değil Amerika var,kiminle dans ettiğini bileceksin ve adımını ona göre atacaksın.Yani sözün kısası politikayı iyi bileceksin,bilmezsen bedeli ağır ödersin.

Washington’da uzun yıllar görev yapan araştırmacı , gazeteci ve yazar Turan Yavuz’un 1 Mart 2003 günü Pentagon’da ki havayı şöyle anlatıyor: “1 Mart 2003`te Washington saati ile 11.00`de Pentagon`da Savunma Bakanı Donald Rumsfeld`in ofisinde sessiz bir bekleyiş vardır. Rumsfeld, yardımcısı Paul Wolfowitz ve ofisteki herkesin kulağı Ankara`dadır.

Tezkerenin TBMM`den geçmediği anlaşılınca ofiste ciddi bir kızgınlık havası oluşur.ABD, Tezkereden önce yapılan MGK`da Türk Silahlı Kuvvetleri`nin sessiz kalmasından rahatsız olur.” “Çuval,(Donald Rumsfeld ve) Wolfowitz`in emri”Turan Yavuz’un “Çuvallayan İttifak” Kitabında, Türk askerlerinin başına çuval geçirilen operasyonun Wolfowitz`in emriyle başlatıldığı anlatıyor: “Wolfowitz, Tezkerenin reddiyle TSK ve hükümete karşı iyi hisler beslemiyordu. Wolfowitz`in ofisi(İntikam almak için) bir plan geliştirdi. Konu, generallerle gizlice ele alındı. Onaylanınca yeşil ışık yakıldı ve Irak sivil(Valisi) yöneticisi Paul Bremer`e bildirildi. Planın en önemli noktası, baskının 4 Temmuz günü yapılmasıydı. O gün Cumaydı. 3 günlük ‘Kurtuluş Günü` tatilinde Amerikalı yetkililer işbaşında olmayacak ve Türkiye`den gelen tepki telefonları da cevapsız kalacaktı. Wolfowitz`den Bremer`e uzanan yeşil ışığın son adresi, Kerkük`teki Albay William Mayville oldu. Süleymaniye`deki operasyon, IKYB Başkanı Celal Talabani`nin Bağdat`ta Amerikalılara verdiği bir bilgi ile başladı. Amerikan istihbaratı, operasyon için Irak’ın Kuzeyinde “Türkçe konuşmaları” dinlemeye aldı. Bu dinlemeye bölgedeki tüm Özel Kuvvetler`in haberleşmeleri de dahildi.” 1 Mart Tezkeresinde Türkiye adına pazarlıkları yürüten ve Türk heyetinin başkanı olan Deniz Bölükbaşı tarihi müzakerelerin bilinmeyen yönlerini ilk kez Habertürk televizyonu'nda basın kulübüne anlattı:
“Türkiye 20 km. içeri girecekti, çok önemli değildi deniyor, derinlik bu kadardı doğru fakat bu Hayal vadisine uzanan bir yay şeklindeydi. PKK'nın bugün konuşlanıdığı tüm bölgeler, lojistik ve ikmal depoları, geçitleri bu yayın içindeydi. Biz o bölgede olmayı müzakere ettik ve haritasını da ekledik. Bu madde kabul edildi.
O dönemde Türkiye'de konuşlanacak ABD askeri birliklerinin sayısı 61412 idi.Buna eşdeğer Türk birliği de bölgede hareket halindeydi. Bu yay hattında 2 bine yakın da özel kuvvet mensubumuz vardı. Bunlar bugün bildiğim kadarıyla yoktur. Süleymaniye (Çuval) olayından sonra çok az kalanlar da Türkiye'ye geçirilmişlerdir.
Türk birlikleri Irak güçleri ile karşı karşıya gelmeyecekti!!!!. İnsan göçü yaşanırsa Türk sınırına gelmemesi için önleme yapacaktı. Biz sayıda mücadele etmedik. Fakat bu bölge 20 ila 30 bin Türk askerinin konuşlanabileceği bir bölgeydi. Bu hakkın güneyinde kalan bölgede Irak'lı gruplar arasında bir çatışma olursa, Türkmenlerin Kerkük'te tehdit altına gelmeleri halinde ABD kuvvetleri ile taktik ve operasyon işbirliği yaparak bu hattın güneyinde de görev yapacaklardı.
Bu bölgenin dışındaki muhalif grupların faaliyetleri ile ilgili olarak ABD ve Türkiye birbirine zamanında bilgi aktaracaktı.
ABD'lilerin 2002 sonlarından itibaren Irak'ın kuzeyindeki Kürt gruplarına silah ve malzeme sevkiyatı yapmışlardır. Ana silahlar henüz gitmemişti. Barzani'nin peşmergelerinden bahsediyorum. Bunların ne şekilde verileceği ve harekat sonrasında ne şekilde bağlanacağı esasa bağlanmıştır. Bunlar Türk tarafınca da kayıt altına alınacak ve harekat sonrası beraber toplanacaktı. Barzani'nin bugünkü ordusu bu silahlarla oluşmuştur. Bu silahlar, Türkiye dışından başka bir kanaldan gitti.
Bir temel hususta,Irak'ın Kuzeyine girecek olan Türk askerlerinin hangi şartlarda çatışmaya gireceği ile ilgili düzenlemelerdir. ABD heyeti Başkanı Irak kuvvetleri ile çatışmaya girmeyeceğiz, diğer bölgelerle normal şartlarda çatışmaya girmeyeceğiz,bunlarda sorun yoktu.
Biz onlara müteakiben şunları içeren bir metin verdik. Türk birlikleri Türk komutası altında olacaktır. PKK ile mücadelede serbest olacaktır. Geriye kalan maddelerde mutabıkız.” Tezkere pazarlıklarını yürüten Türk heyetinin başkanı Deniz Bölükbaşı Tezkere hakkında TBMM’de milletvekillere bilgi vermek için çağırılmış ama Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç Deniz Bölükbaşının konuşmasına izin vermemişti,neden mi soruyorsunuz? Çünkü Bülent Arınç Tezkereye karşıydı.Irak Türklerini asıl üzen Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün partisinin bu konularda gerekli hassasiyeti göstermemesidir.Geleceği göremeyen politikacılar yüzünden bakın ne ağr bedeller ödenmiştir .Tezkerenin reddedilmesi ile hem Türkiye hemde Irak Türkleri büyük zarar gördü.Türkiye’nin güvenliği tehlikeye atıldı ve bugün bölgede gelişen senaryoların sonucu böyle olmayacaktı.Pkk terörü bitecekti. Tezkere reddinin ardından yaşanan Çuval olayı yaşanmayacatı.Irak’n kuzeyinde bulunan iki binin üzerinde Türk Özel Kuvvetleri mensubu bölgeden çıkarılmayacaktı.Türk ordusu bölgede olsaydı Kürtler cesaret edip Musul ve Kerkük’ü yağma,talan ve işgal edemeyecekti ve Irak Türkleri de bu zor duruma düşmeyecekti.Irak’ın Kuzeyinde Kürt devletinin temelleri atılamayacaktı ve Kürt açılımı diye bir kavramda olmayacaktı.Türkiye’ye cehennemin kapısı da açılmayacaktı …….

Ali Kerküklü (İstihbarat Oyunları, Petrol ve Kerkük’ün Yazarı)

Ali Kerküklü Yazarn dier yazlar (64)...

Kerkük'te Irak Türkmen Cephesi bürolarına silahlı saldırı

Hits: 36

Kerkük Polis Müdürü Hattap Ömer, "Kerkük kent merkezinde Irak Türkmen Cephesi'nin iki bürosu…

Devam...

Gün Milli Birlik Günüdür

Hits: 26

Irak Türkmenleri tarih boyunca varlığını korumak için mücadele edip birçok zorlukları a…

Devam...

Irak Cumhurbaşkanı, Türkmen liderle görüştü

Hits: 32

Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşe…

Devam...

Türkmeneli dergi 118

Hits: 11

Devam...

Irak Türkmen Cephesi havan saldırısının sebebini açıkladı

Hits: 105

​ Irak Türkmen Cephesi, Salahattin iline bağlı Tuzhurmatu ilçesine dün düzenlenen havan sald…

Devam...

Türkmenlere Havan Saldırısı! Şehit ve Yaralılar Var

Hits: 63

Irak’ın Selahattin iline bağlı Türkmen Tuzhurmatu ilçesinde düzenlenen havan saldırısınd…

Devam...

Ah Bağdat ah...

Hits: 49

Anadolu Yayıncılar Derneği olarak Irak Gazeteciler Cemiyetinin davetlisi sıfatı ile Bağdat’a…

Devam...

Peşmerge ve Kürt Güvenlik Güçleri Bölgede İnsanlık ve Savaş Suçu İşliyor

Hits: 84

Irak Başbakanı Haydar İbadi, Irak'ın kuzeyindeki yönetime bağlı Asayiş güçleri tarafında…

Devam...

Barış ve Anda'dan Türkmen okullarına yardım

Hits: 51

ANDA Kardeşe Vefa Derneği ve Barış İnsani Yardım Vakfı Türkmen okullarına eğitim malzemele…

Devam...

Türkmenler Kerkük'teki ABD varlığından endişeli

Hits: 53

Irak Türkmen Cephesi Kerkük Milletvekili Turan, "ABD güçlerinin, geçmişte olduğu gibi tarafs…

Devam...

Yazarn ok okunan

Türk Diyarı Kerkük Elden Gidiyor!

Hits: 29998

Türkmen şehri Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlı bir kenttir. Ancak peşmerge, 2014…

Devam...

Irak Türkmenleri petrol kurbanıdır!

Hits: 23218

18 Ekim 2016 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Musul'a yönelik yaptığı a…

Devam...

Türkmen Diyarı Kerkük’te Kürtlerin Oynadığı Oyun Herkesi Yakacak!

Hits: 21596

Türkmen şehri Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlı bulunuyor. Ancak peşmerge, 2014 y…

Devam...

Türkmen Şehri Kerkük’ün Güvenlik Dosyası Kimin Elinde?

Hits: 21283

Eski Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani liderliğinde KYB Genel Sekreter Yardımcısı ve Irak K…

Devam...

Erbil’in Türk Kimliği ve Tarihi Gerçekler

Hits: 20691

Er­bil, Kerkük gibi bir Türk şeh­ridir. Türk­men­le­rin yoğun yer­le­şim mer­kez­le…

Devam...