1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-10-17
Facebook Twitter Youtube

IRAK’IN KUZEYİNDE SEÇİM! KERKÜK VE ERBİL

Tuzhurmatu

Ali Kerküklü

Irak’ın Kuzeyinde 25 Temmuz 2009 Cumartesi günü yapılan seçimlerin (Bu seçim Musul ve Kerkük dışında yapılmıştır) resmi sonuçları iki gün gecikmeli olarak açıklandı.KDP-KYB ittifakı oyların yüzde 57.34’ünü ,Muhalefetteki Goran (Değişim) listesi yüzde 23.75’e ulaştı. Solcu-İslamcı ittifakı ise yüzde 12.08’de kaldı. Üç Türkmen partisinin toplam oy oranı ise yüzde 1.5 oldu (O bölgede yaşayan ve ikinci büyük unsur olan 450-500 bin Türkmen’in oylarına ne oldu? Ama ne hikmetse seçimler de sadece Türkmenlerin oyları buharlaşıveriyor).Barzani-Talabani ittifakına karşı olan muhalefet, seçim sonuçlarının geç açıklanmasının hile yapıldığını kanıtladığı iddiasında.Seçim sonuçlarından anlaşıldığı gibi,Barzani ve Talabani’ye karşı muhalefet büyük atılım yapmış ve güç kazanmıştır.Yani Barzani ve Talabani bölgedeki halkın desteğini büyük ölçüde kaybetmişlerdir.Demokrasiden bahsederler,ama demokrasi kültürü olmayan bu aşiret reisleri yakında birbirlerine karşı tekrar silahları konuştururlarsa kimse saşmasın. Geçmişte şahsi menfaatleri için birbirlerine ve Kürtlere karşı yıllarca hep silahları konuşturdular ,binlerce Kürdün ölümüne de sebebiyet verdiler.Bunların anladıkları dil yağma,talan, silah ve kaba kuvvettir.Seçimden sonra Mesud Barzani, New York Times’a verdiği demeçte, Barzani, Türkmenler ve Araplarla güç paylaşımı öngören BM raporunu “gerçek dışı” bulduğunu belirterek, “Kimsenin bize Kerkük’te referandumdan başka bir alternatif sunmasını kabul etmeyeceğiz” dedi.Hangi referandumdan bahsediliyor?Irak halkının karşı geldiği ve zaman aşımından dolayı geçerliğini kaybeden referandum olmasın sakın?

Türkmen ve Arapların boykot kararı aldığı ve zaman aşımına da uğrayan bu referandum,hala hayal peşinde olan Barzani’nin gündeminden düşmüyor.Hamileri işgalci ABD ve İngiltere Irak’tan kaçıyorlar,Barzani’de iç politikaya yönelik son kozlarını oynuyor.Bu referandumu zorla yaptırmak adına Türkmenler, Kürtlerin insanlık dışı baskılarına maruz kalmış ve çok acı günler yaşamışlar ve hala da yaşamaktadırlar. "Keşke Irak'ta da Kerkük'te de petrol olmasaydı, biz de normal ve huzurlu bir ülke olsaydık. Başımıza şimdiye kadar ne geldiyse ve şimdi neler yaşıyorsak hepsi petrolden kaynaklanıyor." Kerküklü bir gencin dudağından sitemle dökülen bu sözler, bir süredir patlamaya hazır saatli bomba diye tasvir edilen Kerkük'te hayatta kalma mücadelesi veren Türkmenlerin duygularını özetliyor. Ame¬ri¬ka¬lı ya¬zar Khris¬ti¬na O’Do¬nelly “The Hor¬se¬man” ad¬lı ki¬ta¬bın¬da Irak Türklerini ve maruz kaldıkları haksızlıkları şöyle anlatıyor: “Irak’ın üçün¬cü mil¬li¬ye¬ti olan Türk¬men¬ler, Or¬ta As¬ya’dan 1000 se¬ne ön¬ce göç edip Mu¬sul, Ker¬kük ve Er¬bil’e yer¬leş¬miş¬ler¬dir. Kim¬se de bun¬la¬rın çek¬tik¬le¬ri acı¬la¬rı ha¬tır¬la¬maz, hak¬sız¬lı¬ğa uğ¬ra¬yan bu in¬san¬la¬rın ise hiç mi ya¬şa¬ma¬ya hak¬la¬rı yok? Aca¬ba bun¬lar ikin¬ci sı¬nıf in¬san¬lar mı? Hü¬kü¬met¬ler ise hep ger¬çek sa¬yı¬la¬rı¬nı sak¬la¬dı, ki Türk¬men¬ler ger¬çek¬te 2 mil¬yo¬nun üze¬rin¬de bir nü¬fu¬sa sa¬hip¬ti. Al¬lah aş¬kı¬na bil¬mi¬yor mu¬su¬nuz? bun¬lar Türk asıl¬lı¬dır¬lar, Tür¬ki¬ye, es¬ki Sov¬yet¬ler Bir¬li¬ği¬nin gü¬ne¬yin¬de ya¬şa¬yan¬lar gi¬bi (Azer¬bay¬can, Öz¬be¬kis¬tan, Türk¬me¬nis¬tan, Kır¬gı¬zis¬tan, Ka¬za¬kis¬tan). Ba¬zı Irak Hü¬kü¬met¬le¬ri ta¬ra¬fın¬dan asi¬mi¬las¬yo¬na ve yok edil¬me¬ye ma¬ruz kal¬mış¬lar¬dır. Bu top¬lu¬ma kar¬şı Ba¬as re¬ji¬mi ta¬ra¬fın¬dan yo¬ğun in¬san hak¬la¬rı ih¬lal¬le¬ri ya¬pıl¬mış¬tır ( Şimdi de Kürtler daha beterini yapmaktadırlar,Ne yazık ki Türkmenlerin kaderi bu gün bile değişmemiştir). Özel¬lik¬le öğ¬ren¬ci ve ay¬dın ke¬si¬mi¬ne bas¬kı, ha¬pis ve idam¬lar ya¬pıl¬mış¬tır”. (Khristina O’Donelly “The Horseman”, s.554,555)


Bütün bunlar yaşanırken Kürtler, işgalcilerle işbirliğini tercih etmiş, XIX.yüzyıldan bu yana sürekli yaptıkları hatayı yinelemiş, yani Batılı emperyal güçler tarafından her zamanki gibi çok fena halde kullanılmışlardı. Araplarla Türkmenlerin Irak Kürtlerine karşı birleşip ortak hareket etmeleri hiç beklenmeyen bir durum değil.Geçenlerde Amerikalı emekli general ve askeri komutanlardan oluşan heyetle bir araya gelen Barzani,Irak’ın kuzeyinde (Musul ve Kerkük hariç) şimdiye kadar hiçbir Amerikalı askerinin öldürülmediğini,bundan gurur duyduğunu belirtti.Tarihten ders almak gerekir,daha dün Saddam’ın başına gelenleri gördük.Saddam boynuna ip geçirildiğin de,bunun bir tiyatro oyunu olduğunu zannediyordu ,ama değildi.Kürtler için Tarih tekerrür eder mi?

1947,1975, 1988 ve 1991’de dış güçler tarafın¬dan terk edilen Irak Kürtleri, doğal olarak Irak’la ilgili her politika değişikliğinde he¬men paniğe kapılmakta ve "tarihin teker¬rür edeceği" korkusunu yaşamaktadırlar.Hatırlatalım Yakın da Amerikalılar Irak’ı terk edeceklerdir,Kürtlerin hali ne olacaktır.Bırakın bunu Kürtler düşünsün.
Ne diyelim; kendi düşen ağlamaz...
Bölgesinde bulunan ülke ve toplumlar¬la uyum içerisinde, birlikte yaşama niyet ve iradesine sahip olmayanlar dolduruşa gelerek büyük devlet¬lerden medet umarlar. Büyük devletler, çıkarları doğrultusunda kullandığı bu grupları, işleri bitince kaderlerine. terk ederler.
Tarih, büyük devletler tarafından kulla¬nıldıktan sonra çöplüğe atılan toplumlar¬la ve "tarih yazacağım, devlet kuraca¬ğım" diye kendi toplumlarını mahveden hayalperestlerle doludur.
Irak Kürtleri’nin, kendi yakın tarihlerinden hiç de ders almamışa benzi¬yorlar...

ABD ve İngiltere’nin işbirlikçileri KDP ve KYB(Mesud Barzani ve Celal Talabani), Türkmen şehri Kerkük’ün Kürtlere ait olduğunu iddia ediyorlar.Kürtlerin Kerkük’te tek bir tarihi eserleri varmıdır? Hayır yoktur.Ellerinde bu asılsız iddiayı doğrulayacak bir belge, Kerkük’te yaşadıklarına dair tapuları olmadığı için Kerkük’ün Türk kimliğini yok etmek gayesiyle nüfus ve tapu kayıtlarını imhaya kalkıştılar ve kerkük’ü yağmalayıp talan ettiler. Kürtler Kerkük'ün kendilerine ait olduğu iddiasında bulunuyorlar. Sayın Okuyucular Allah aşkına insan kendine ait olan bir şehri talan edip, yağmalar mı hiç? Ayrıca bu talan ve yağmalama Kürtlerin yoğun yaşadığı Süleymaniye ve Dohuk şehirleri ile Çamçamal, Akra, Selahaddin, Zaho gibi kentler ve kasabalar da olmamıştır. Kürtler tarafından bu yağma ve talanın yanlızca Kerkük ve Musul’da olması bir anlam taşımıyor mu sizce?
Başlangıçta, Araplaştırma politikası ile Türk kimliğini eritme çabaları, günümüzde, yani ABD'nin Irak'ı işgali ile "Kürtleştirme" politikasına dönüştü. 2003 Nisan ayında ABD işgalinin hemen ardından Kürt peşmergelerin (10 NİSAN 2003 ) Kerkük'e girmeleri, Irak'taki bu Türkmen şehri için sonun başlangıcı oldu. Peşmergeler, şehre girer girmez nüfus ve tapu dairesine saldırarak yakıp yıktılar ve şehri talan edip yağmaladılar(17 MART 1991’de aynısını yapmışlardı). Bir anlamda, bunu yaparak,Türkmen şehri Kerkük’ün tarihini/hafızasını yok etmek istediler. Bundan sonra, diğer bir deyişle işgalden hemen sonra Kürtler hızla bölgeye/Kerkük'e göç etmeye başladılar. Aslında, bu göçler bir anlamda teşvik edildi. Boş buldukları arsalarda ev yapmaları için bu göçler, o kadar düzensiz ve acele gerçekleştirilmeye çalışılıyor ki, bu kadar göçü kaldıramayan Kerkük'te Saddam Hüseyin döneminde, Araplar ve Kerkük petrol şirketi çalışanları ve ordu için yapılan konutlara, hatta Kerkük Olimpiyat Stadyumun içi,çevresi ve bu Stadyumun soyunma odalarına,Devlet ve Türkmenlere ait boş arsalara,Kerkük petrol kuyularının etrafına ve Devlet daireleri binalarına bile Kürtler yerleştirildi.Bu Kürtlerin çoğu sadece çadırıyla kerkük’e getirildi,şimdi ise bu Kürtler iş, maaş ve konut sahibi oldular. Toplam Kürt göçü 700 bin civarındadır.Kerkük’ün işgalden önceki nüfusu 830 bindi,simdi ise 1.5 milyonu aşmıştır.Bugün Kerkük’e dışarıdan yerleştirilen 700 bin Kürdü,sayıma ve daha sonra da seçime dahil ederseniz sonuç şimdiden belli olmuyor mu? O zaman sayıma ve seçime ne gerek vardır.İlk başta bu ithal Kürtler Kerkük’ü terk etmelidir.Hızlı bir şekilde Kürtleştirilmeye çalışılan Kerkük Türklerin yaşadığı şehir olduğunu belgeleyen/kanıtlayan bir çok kanıt bulunuyor. Bunlardan en dikkat çekeni, BM İnsan Hakları Komisyonu Özel Raportörü Hollandalı Diplomat Max Van Der Stoel'in 74/1991 ve 74/1993 sayılı BM Genel Kurulu kararlan doğrultusunda hazırladığı "Irak'ta İnsan Haklan İhlalleri" başlığını taşıyan raporun 5. bölümüdür. Söz konusu raporda, Türkmenlerin karşılaştıkları insanlık dışı eylemler vurgulanırken, bunların çoğunluklu olarak yaşadıkları bölgelerin de altı çizilmektedir. Raporun 114. maddesinde yer alan bir paragrafa göre;

"Türkmenler, Irak'ta üçüncü büyük etnik grubu oluşturmaktadır. Kökeni Orta Asya'ya dayanan bu toplumun Irak'a yerleştiği tarihin üzerinden bin yıl geçmiştir. Halen Irak'ın kuzey ve orta bölgelerinde oturan Türkmenlerin yoğunlaştıkları yerler ise, Musul, Erbil, Kerkük, Selahaddin ve Diyala vilayetleridir. Nüfusları 2,5 milyonu aşmaktadır.."
Bu rapor, birçok eserden/belgeden sadece bir tanesidir. Birçok Arap, Türk ve yabancı araştırmacı ve yazarların bu konuyu yani Kerkük'ün Türklüğünü teyit eden birçok eseri mevcuttur.

Aslı Arap olan ancak Amerika'da yaşayan Said K. Aburish, Saddam hakkında İngilizce kaleme aldığı eserinde bir gerçeği aydınlatmak istiyor
"Saddam, Kerkük'ü Araplaştırmaya çalışıyordu. Saddam Kerkük'ün bir Arap, Kürtler de bir Kürt şehri olduğunu iddia ediyorlardı. Aslında bu şehir ne Arap ne de bir Kürt şehridir. O şüphe götürmez bir Türkmen şehridir. Kürtler 1960 yıllarından itibaren planlı bir şekilde Kerkük'e gelmeye ve yerleşmeye başlamışlardır": (Said K. Aburish, Saddam Hussein, The Political Of Revenge (Saddam Hüseyin: İntikamın Politikası), Blooms Bury, London, 2001, s.88)


Kerkük’ün Petrol Yataklarının Etrafına Yerleştirilen İthal Kürtler..

28 Ekim 1992 tarihli Meydan Larousse’un Türkiye baskısının Kerkük maddesinde şu ifadeler yer almaktadır: “Kerkük’te yoğun bir Türk topluluğu ile onun geliştirdiği Türk kültürü vardır. Şehirde 350 aile kadar olan Hıristiyanlar da Türkçe konuşur ve Türkçe’yi Süryani harfleri ile yazarlar ve bir bölümü de Kerkük Kalesi’nde otururlar.”
CECIL JOHN EDMONDS, 26 Ekim 1889’da İngiltere’de dünyaya geldi. 1922 yılında özel görevle Irak’ın Kuzeyinde bulundu. Kerkük ve Süleymaniye’de il danışmanı ve idari müfettişi olarak görev aldı. Kerkük’te 20 Eylül 1922 – 26 Nisan 1924 tarihleri arasında görev yaptı. (İki buçuk yıl)
1924 yılında Irak’ın Kuzeyinde siyasi subay olarak (istihbarat) askeri kollara eşlik etti. 1926 yılında yardımcı danışman olarak Irak İçişleri Bakanlığı’na atandı. 1928’de konsolos oldu. 1933 yılında Irak Dışişleri Bakanlığı’nda danışman olarak görev yaptı. 1937 yılında da başkonsolos oldu. 1948 yılında kraliyet Dışişleri servisinde bakan oldu ve 1950 yılında emekliye ayrıldı. 1979 yılının Haziran ayında öldü. Kürtler, Türkler ve Araplar adlı kitabını yazıdığı sırada C. J. Edmonds’ın

Kerkük’ün ve bölgenin iç yapısını iyi bilen biri(Bir istihbaratçı İngiliz subayı ) olarak bu şehir hakkında yazdıkları Kürtlerin yalanlarına ve gerçekleri çarpıtmalarına aslında büyük bir tokat niteliğindedir.“25000 olan Kerkük nüfusunun büyük çoğunluğunu Türkmenler, dörtte birini Kürt, Arap, Hıristiyan ve Yahudi toplulukları oluşturuyordur.” Ay¬rı¬ca hü¬kü¬me¬tin, Ker¬kük’ün res¬mi di¬li¬nin Türk¬çe ola¬rak kal¬ma¬sı ve me¬mur¬la¬rın¬da ye¬rel aha¬li¬den ol¬ma¬sı¬nı gü¬ven¬ce al¬tı¬na ala¬cak bir bil¬di¬rim¬de bu¬lun¬muş¬tur. Bu for¬mül, Ker¬kük için kay¬de¬di¬len bü¬yük bir aşa¬may¬dı. (C.J.Edmonds, Kürtler, Türkler ve Araplar, s.4, 349,446)


Bir toplumun varlığını ispatlayan birkaç unsurdan biri edebiyat ve diğeri müziktir. Kerkük’te geçmişten bugüne kadar Türkmenlerden Şair Fuzuli, Nesimi, Dede Hicri gibi bir çok ünlü şair çıkarken bugün Kerkük’te yaşayan diğer topluluklara mensup bir tane şair vardır. " Şeyh Rıza Talabani" o da şiirlerini Türkçe, Arapça, Farsça ve Kürtçe yazmaktaydı. Türkçe şiirleri çoğunluğu oluşturuyordu. Kerkük Türküleri, BBC ve Amerikanın Sesi gibi bir çok radyoda aynı ad altında yayınlanırken neden Kerkük adı altında diğer toplulukların dillerinde Türküler yayınlanmamış ve yayınlanmamaktadır. Çünkü yoktur ve bu da Kerkük’ün bir Türkmen şehri olduğunun önemli bir göstergesidir.
Şimdi bir kere daha sormak istiyorum. Mademki, Kerkük’te Kürt nüfusu çoğunluktaydı da Kerkük işgal edilince, neden peşmergelerin ilk işi nüfus kayıtlarını ve tapu evraklarını yok etmek oldu? Kendine, nüfusuna, güvenen kişiler bu kepazelikleri yaparlar mı? 2003 Nisan Irak işgalinden sonra Kerkük’e ithal edilen 700 bin Kürde ne diyeceksiniz?

Tabii ki Kerkük’ün bir Türkmen şehri olduğunu gösteren yüzlerce kaynak ve belge vardır. Arap, Türk ve yabancı kaynakların yalnızca bir bölümünü kullandık. Hepsini kullanmaya ne zamanımız ne de yazımız yeterdi. Kerkük’ün Türkmen şehri olduğunu ispatlamaya gayret etmiyoruz. Zaten güneş balçıkla sıvanmaz. Yalnız şüphesi olanlara ithaf olunur.

Türkmen Şehri Erbil Saddam’dan Barzani’ye Hediye

Irak Türkleri Türkmen şehri Erbil’i unutmadılar ve asla unutmayacaklardır.Türkmenler bu güzelim Türkmen şehrini Kürtlere peşkeş çekenleri de çok iyi biliyorlar.Bu gün Kürtler işgalcileri de arkalarına alarak Türkmen şehri Kerkük’e de göz dikmişler ,bu şehre göz dikenler çok iyi bilsinler ki,Kerkük çetin bir cevizdir Musul gibi.Türkmenlere yapılan baskı,zulüm,haksızlıklar,seçimler de hileler,Kerkük’e yerleştirilen 700 bin Kürt, Türkmenleri yıldırıp sindire bildiler mi? Asla.Kürtler Kerkük’ü saf ,bilgisiz kamuoyu ve dünya’ya sözde ihtilaflı bölge diye yutturmaya çalışıyorlar,yok efendim Türkmen şehri Kerkük’te referandum yapılsın!Neyin referandumu? Allah’ın bir kulu çıkıp da Kürtlere ne saçmalıyorsunuz demiyor. Tarih boyunca Kürtlerin bölgede hiç devleti oldu mu ? olmadı, o zaman bu ihtilafı bölgede neyin nesidir.İhtilaflı bölge veya bölgeler ülkeler arasında olur,Kürtlerin yaşadıkları bölgeler Irak toprağı değil midir? Yani şimdi Irak’ta yaşayan Irak vatandaşı Kürtler,Iraklılardan toprak mı talep ediyorlar? Utanmadan evet,ekmeği ve suyunu içtikleri ve bütçesinden % 17 pay aldıkları ülkeyi parçalamak istiyorlar.Nankörlüğün böylesine pes doğrusu.Selçuklu ve Osmanlılar(Türkler) bölgeyi 900 yıl yönetmişler,Devletler ve imparatorluklar kurmuşlardır.1.Dünya Savaşından sonra (1921’de) Irak kurulmuştur.Şimdi Kerkük Irak’ın bir şehri değimli dir ? Uluslararası ve Birleşmiş Milletler kararları da bunu onaylamıyor mu ? onaylıyor, o zaman bu referandum oyunu da nedir? Konumuz Erbil’e dönelim. Güzelim Türkmen şehri Erbil nasıl oldu da bu çapulcuların eline geçti.Tarih Ağustos 1996, Mesud Barzani’nin Saddam Hüseyin’le temasa geçmesi ABD’yi telaşlandırmıştı. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı R. Pelletreau, Mesud Barzani ve Celal Talabani’ye birer mektup göndererek çatışmalara son vermeleri çağrısında bulundu(O zaman Kürtler


2 Eylül 1996 Tarihli AL-IRAQ Gazetesinin manşetinde, Mesud Barzani, Çağrısına Yetişen Saddam ve Liderliğine Teşekkür ediyor. Resimde Mesud Barzani, Saddam Hüseyin ve İzzet El Duri’ye Teşekkür Ziyaretinde Bulunuyor.

birbirlerini boğazlıyorlardı , Çatışma nedeni Habur Sınır Kapısı’ndan elde edilen gelirin paylaşılamamasıydı).ABD iki Kürt grubu 30 Ağustos’ta Londra’ya davet etti. Londra’daki ABD büyükelçiliğinde yapılan görüşmede bir ilerleme kaydedilemedi. 31 Ağustos 1996 günü Irak ordusu Barzani’nin(çağrısı) isteği doğrultusunda saldırıya geçti. Irak’ın 10. zırhlı tugayı, 40 bin askeri, tankları, uçak savarları ve her türlü silah donanımıyla Talabani’nin elinde olan Türkmen Şehri Erbil’i kuşattı. Kısa sürede Erbil’i Talabani peşmergelerinin elinden aldı.Telefona sarılan Talabani, Dışişleri Bakanı Yardımcısı Pelletreau’yu arayarak ABD’nin müdahalede bulunmasını istiyordu. 2 Eylül’de Irak ordusu Erbil’den geri çekilerek buranın denetimini Mesud Barzani ve KDP’li peşmergelere bırakıp giderken Erbil’deki her yere Irak bayrağını asmıştı. Olan yine Türkmenlere olmuştu.Kürtler her zamanki gibi Türkmenlerin siyasi parti,kurum,kuruluş ve okullarını yağmalayıp talan ettiler. İsyancıları cezalandıması beklenen Saddam’ın hedefinde Türkmenden başka düşman yoktu. Irak istihbaratı, Kürt kıyafeti giymiş KDP peşmergelerinin yardımıyla yüzlerce Türkmeni tutuklayıp, kurşuna dizdi ve bir kısmını da Bağdat’a götürdü, akıbetleri ise bugüne kadar meçhul kalmıştır.Erbil’de Türkmenlere yapılan bu katliam, Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in idam cezasına mahkum edildiği Duceyl davasına konu olan olaydan farklı değildir, Davada Saddam 148 Şii'nin ölümünden sorumlu tutuldu.Türkmenlerde bu katliamın peşinde olacaklardır ve bu olaydan sorumlu olanlardan mahkemelerde hesap soracaklardır.Kimsenin hakkı kimsede kalmayacaktır.Türkmenlere yapılan bu katliamın hesabını mutlaka ödeyeceklerdir.Diktatör Saddam Hüseyin’in ödediği gibi.
Bu sırada Celal Talabani, hiçbir çağrıya kulak asmayarak,Saddam’ın yardımyla Türkmen şehri Erbil’in denetimini ele geçiren Mesud Barzani ile her türlü diyalogu reddediyordu. “Barzani haindir.” diye avazı çıktığı kadar bağırıyor ve: “O, Bağdat’ın ajanıdır. Efendisiyle(Saddamla) görüşmeyi tercih ederim.” diyordu. Kimin kimi hain ve ajanlıkla suçlamaya hakkı vardı? ”Karga kargaya, yüzün kara” diyordu. Zaten Mesud Barzani ve Celal Talabani, Kürtler arasında isimlerinin önünde taşıdıkları sıfatları olan hain, işbirlikçi anlamına gelen Cahş diye anılmıyorlar mı? Cahşın cahşa söz söylemeye hakkı var mıdır? Belki tek bir şey söyleyebilirler: Acaba hangimiz daha büyük cahştır?






Ali Kerküklü Yazarn dier yazlar (61)...

Irak güçleri Kerkük Havalimanı'nda kontrolü sağladı

Hits: 38

Kerkük'teki ilerleyişini sürdüren Irak güçlerinin Kerkük Havalimanı'nda da kontrolü sağlad…

Devam...

Kerkük'te son dakika: Irak ordusu Kerkük havalimanını ele geçirdi

Hits: 27

IKBY'nin bağımsızlık referandumunun sonuçlarını iptal etmeyi reddetmesi üzerine Irak ordusu …

Devam...

Tuzhurmatu'da Türkmen milletvekilinin evine hain saldırı

Hits: 28

Selahattin iline bağlı Tuzhurmatu ilçesinin Türkmen milletvekili Niyazi Mimaroğlu'nun evine bug…

Devam...

"200 Kişi ile Çıkarma Yapacağız" Diyen Alperenler, Kerkük'e Ulaştı

Hits: 106

Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanı Kürşat Mican, beraberindeki grupla birlikte Türkmen ken…

Devam...

Kerkük'te askeri gerilim devam ediyor

Hits: 30

Irak'ın Kerkük kentinde Peşmerge ve Haşdi Şabi güçleri arasındaki gerginlik devam ederken, y…

Devam...

Irak Genelkurmay Başkan Ganimi: Kerkük ne şekilde olursa olsun geri alınacak

Hits: 22

Irak Savuma Bakan Yardımcısı ve Genel Kurmay Başkanı Osman Al Ganimi DHA muhabirine verdiği r…

Devam...

Türkiye-Amerika Krizi

Hits: 106

Türk Hükümeti ile Amerikan Hükümetleri arasında çıkan vize krizinin asıl nedeni Amerikan’…

Devam...

Kerkük’te Kızılca Kıyamet Kopmak Üzere!

Hits: 46

Türk yurdu Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlı bir kenttir. Ancak peşmerge, 2014 yıl…

Devam...

Pabuç Pahalı!

Hits: 31

2014’ten beri Peşmerge işgali altında olan Türkmen şehri Kerkük çevresinde Irak ordusunun y…

Devam...

Referandumdan Konfederasyona

Hits: 184

Bazıları Barzani’nin referandumdaki inadını anlamakta zorlanıyor. ABD, Türkiye, İran ve B…

Devam...

Yazarn ok okunan

Türk Diyarı Kerkük Elden Gidiyor!

Hits: 23650

Türkmen şehri Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlı bir kenttir. Ancak peşmerge, 2014…

Devam...

Irak Türkmenleri petrol kurbanıdır!

Hits: 21318

18 Ekim 2016 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Musul'a yönelik yaptığı a…

Devam...

Türkmen Şehri Kerkük’ün Güvenlik Dosyası Kimin Elinde?

Hits: 18722

Eski Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani liderliğinde KYB Genel Sekreter Yardımcısı ve Irak K…

Devam...

Türkmen Diyarı Kerkük’te Kürtlerin Oynadığı Oyun Herkesi Yakacak!

Hits: 18662

Türkmen şehri Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlı bulunuyor. Ancak peşmerge, 2014 y…

Devam...

Erbil’in Türk Kimliği ve Tarihi Gerçekler

Hits: 17881

Er­bil, Kerkük gibi bir Türk şeh­ridir. Türk­men­le­rin yoğun yer­le­şim mer­kez­le…

Devam...