1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-07-19
Facebook Twitter Youtube

Türkiye’nin Irak Politikasındaki Hataları

Kerkük

Mahir Nakip

mnakip@yahoo.com

Geçmiş, Geleceği Belirler...
Önceki yazılarımızda 1 Mart Tezkeresi’nin doğurduğu olumsuz izleri ve 2011 yılında ABD askerinin Irak’tan çekilmesinden sonra Irak’la ilişkilerimizin daha iyileşeceği yerine daha da kِtüleşmesinin bıraktığı kِtü sonuçları anlatmıştık. DAVUTOĞLU Hükümeti ile İBADİ Hükümetinin 2014 yılında aynı dِnemde kurulmuş olması, her iki ülke için bir şans telakki edilmiş ancak bu sefer Başika Kampı krizi bu yaklaşmaya gِlge düşürmüştür. Kalabalık bir Türkmen heyetini uzun bir aradan sonra Sayın ERDOĞAN’ın kabulünün akabinde BİNALİ Hükümetinin attığı olumlu adım yeni bir fırsatı doğurdu ama bir basamak ِteye geçemedi. Şu anda Irak’la olan ilişkimiz nِtr bir çizgi üzerinde seyretmektedir.

Şu anda Irak’ın siyasi bir fotoğrafını çekmek gerekirse, DAEŞ’le mücadele hariç hiç bir iş daha iyi değildir. Seçimlere bir yıl kalmasına rağmen hâlâ bazı bakanlıklar bakansız, rüşvet ve yolsuzluklar diz boyu, maaşlar zaman zaman ِdenemez duruma geliyor, işsizlik %20’lere ulaştı, patlamaların ardı arkası kesilmiyor, Kürt Yِnetimi ile ilişkiler iyi gitmiyor, temel belediye hizmetleri yok denecek kadar az ve en ِnemlisi can ve mal güvenliği hâlâ sağlanamamıştır. DAEŞ’la mücadelede bir başarı kaydedilmişse, bunun mimarı ne Irak Ordusudur ne de Peşmerge kuvvetleri. Tamamen halktan oluşan ve din adamı Ali SİSTANİ’nin bir fetvası üzerine kurulan Haşd Şaabi’nin başarısıdır. Bu ordunun kuruluşunda ve sevk-idaresinde İran’ın rolü büyük olmakla beraber, kurtardıkları bِlgelerde de çok adil hareket ettikleri sِylenemez ve hatta beklenemez. Çünkü Irak halkının bütününde adalet, mürüvvet, merhamet kavramları silinmiştir. Dolayısıyla DAEŞ bitirildikten sonra Irak yeni bir sürece girebilir. Mesela Şii-Kürt hesaplaşması gündeme gelebilir ya da, Kürt Yِnetimi kendi içinde bِlünme yaşayabilir.

Türkiye Nerede Yanlış Yapıyor?
Ortadoğu denilen suni coğrafyada üç millet devlet halinde yaşamakladır: Araplar, Farslar ve Türkler. Bunların içerisinde bِlgesel güç olan Türkiye ve İran’dır. İran; Irak, Suriye, Yemen ve Suriye gibi ülkelerde çok açık bir şekilde Şiiciliğin hâmiliğini üstlenirken, bu kisve altında Fars egemenliğini de genişletmektedir. İran çekinmeden bu dış politikayı izlemektedir. Buna mukabil Türkiye ise uluslararası hukuk çerçevesinde Irak ve Suriye’de politika geliştirmek istemektedir. Suriye politikasını bir kenara bırakırsak, Irak politikasında 2011 yılından beri üç hata üzerinde devam etmektedir: World Population Review kaynak alınırsa ,
1. Irak’ta toplam nüfusun sadece %21’i oluşturan Sünni Arapların hâmisi gِrünümünü vermektedir. Bu kütlenin tamamını temsil edemeyen Nüceyfileri muhatap kabul etmektedir. Bu kesim Suudi Arabistan ve Katar’dan da ciddi yardım gِrmektedirler. Ancak Irak genelinde sevilen politikacılar sayılmazlar. Bu dilimi toplum, dindar bir kesim olmaktan çok Baas Partisi’nin uzantısı ve devamı şeklinde algılamaktadır.
2. Kürtler, toplam nüfusun %17’sini oluştururken, KDP (Barzani’nin partisi) bu nüfusun üçte birini; yani Irak nüfusunun (%17 x %33=) %6’sını oluşturmaktadırlar.
3. Türkmenler ise toplam nüfusun takriben %7’sini oluştururken , yarısı Sünni yarısı Şii’dir. Her ne kadar Türkiye bütün Türkmenleri kucaklamakta samimi ise de fakat yukarıda sıraladığımız iki sebepten dolayı Şii Türkmenler kendilerini dışlanmış addediyor.
4. Şii Araplar toplum nüfusun %46’sını oluşturmaktadır. Bu kesim her ne kadar dağınık gِrünüyorsa da neticede hepsi tek Şii merci olan Ali Sistani’ye gِnülden bağlıdırlar. Bu kesim Irak’ın takriben en çok okumamış kesimini oluşturur. Genelde aydınları din adamlarıdır. Siyasete bulaşmamış Şii din adamı hemen hemen yoktur. Parlamentoda hatırı sayılır sayıda Şii din adamı vardır. DAEŞ 2014’te birkaç ay içerisinde Irak’ın %35’ini işgal ederken, bu bِlgelerde gِrev yapa Irak askerlerinin ِnemli bir kesimi yine Şii idi ama hepsi gِrevlerini bırakıp kaçmışlardı. Ama DEAŞ’in işgalinden sonra Sistani bir cihat fetvası çıkararak Haşd Şaabi ordusunun kurulmasını ِnerdi. On binlerce Şii bu orduya gِnüllü katıldı ve 3 yıl zarfında Irak topraklarının ِnemli bir kısmını DAEŞ’in elinden kurtardı. Bugün Musul’un yarısından fazlasını kurtarmış bulunmaktadırlar. Bugün DAEŞ’in elinde kalan bِlge büyüklüğü %5’i geçmez. Irak Parlamentosu tarafından milli ordu olarak kabul edilen ve maaşları devlet tarafından ِdenen Haşd Şaabi içinde sadece Şii Araplar yoktur. Binlerce Sünni Arap ve 3000 civarında Şii Türkmen’i de saflarında barındıran Haşd Şaabi, birçok haksızlıklar ve yanlışlıklar da yapmış ve yapmaktadır. Neticede intikam almak üzere kurulmuş kontrolü zayıf bir ordudur. İran’ın bu ordu üzerinde güçlü bir kontrolü var, çünkü bu ordunun silahlandırılması, finansmanının bir kişi ve sevk-idaresi İranlı komutanlar tarafından yapılmaktadır. Bu sebepten dolayı Türkiye bu orduyu terِr ِrgütü kabul etmektedir.

Türkiye Ne Yapmalı?
Irak heterojen bir ülkedir. Her kesimin mutlak bir dış destekçisi vardır. Bu da IRAK’I oluşturan parçaları birleştireceğine iyice dağıtıyor. Türkiye’nin de bu parçalardan bir kısmına destek çıkması, İran ve Suudi Arabistan’a benzemesine sebep oluyor ve ِrnek bir davranış olarak addedilmesi zor gِrünüyor. Neticede Türkiye’nin desteklediği Arap, Kürt ve Türkmen kesimlerini üst üste koysak Irak nüfusunun üçte biri bile yapmıyor. O zaman Türkiye’nin ciddi iç değişimleri yaşadığı bu günlerde Irak politikasını da gِzden geçirerek, daha kucaklayıcı ve birleştirici politikasına dِnmesinde yarar vardır. Aslında Türkiye 2003-2008 yılları arasında zaten bu politikayı yürütmüş ve Arap kamuoyunu bu konuda ciddi etkileyebilmiş ve ِrnek davranış olarak gِsterilmişti. Doğru olan bu politikaya dِnüş, gerileme değil ilerlemedir.

Bunun iki istisnası var. Biri PKK terِr ِrgütünün sadece Kuzey Irak’ta değil, artık Kerkük, Tuzhurmatu, Erbil, Süleymaniye, Sincar ve hatta Bağdat’ta bulunması Türkiye için kırmızı çizgi kabul edilebilir. Bu ِrgüt Irak’ın meşru bir partisi olan Kürdistan Yurtseverler Birliği ile ciddi dirsek temasında olup, Türkmeneli bِlgesinde Türkmenleri tehdit eden ciddi bir milis gücü haline gelmiştir. Buna binaen Türkiye yeni politikası çerçevesinde bu ِrgüt ile mücadeleyi sadece Türkiye’de değil, gerekirse Irak topraklarına bile girerek bu şer odaklarını takip ederek ezebilmelidir. Bunun için gerekirse Fırat Kalkanı misali bir Dicle Kalkanı projesi de bu maksatla yürürlüğe konulabilir. Bu meyanda Cumhurbaşkanının daha ِnce dile getirdiği ¨Bir gece ansızın gelebiliriz¨ beyanatı sِylemde kalmamalı, uygulamaya geçilmelidir.

İkinci istisna Türkmen meselesidir. DAEŞ’ten ِnce bir türlü ve DAEŞ’tan sonra başka türlü mağdur edilen Türkmenler gerçekten sahipsiz ve giderek asimile olan bir halktır. Ne hikmetse DAEŞ’in işgal ettiği toprakların ِnemli bir kısmı Türkmenlere aittir; Kürt siyasi grupların ilan ettikleri ihtilaflı bِlgelerin de çoğu yine Türkmen topraklarıdır. Türkmenler silahsız da olunca bu topraklar Türkmenlere ne geri veriliyor ne de gِç eden Türkmenlerin bu topraklara dِnmelerine izin çıkıyor. Türkmen politikası devletin üst düzeyinde enine boyuna tartışılmalı, bugüne kadar verilen insani yardım desteğin yanında her türlü siyasi ve askeri destek de düşünülmelidir. Özellikle Anavatan Türkiye’ye buruk duran Şii Türkmenlerin gِnlü alınmalı ve gِsterdikleri kahramanlıklar takdir edilmelidir.

Sonuç
21. Asır ‘da Ortadoğu’da haritalar değişecek gibi gِrünüyor. Irak ilk namzet, Suriye de ikincisi. Her iki ülkenin de kaderi bizi birinci dereceden ilgilendiriyor. Bu değişimlerin lehimize olacağını beklemek safdillik olur. Onun için daha kararlı bir duruş ve hatta karar verici pozisyonunda olmamız kaçınılmaz gibi gِrünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmalarından, sِzünü ettiğimiz tehlikeden haberdar olduğunu rahatlıkla anlayabiliyoruz. Nitekim konuşmalarının satır aralıklarındaki mesajlar çok açıktır.

Her iki ülkede de dِrt milyona yakın soydaşımız var. Bunlar bizler için birer kalkan iken, orada varlıklarını güçlü bir şekilde sürdürmeleri bizim için olmazsa olmazlarımızdan olmalıdır. Özellikle Irak Türkmenlerinin içinde bulundukları durum çok ciddidir. Kürt Yِnetimi’nin 26 Eylül’ü referandum günü ilan etmesi ve Kerkük’ü de referandum kapsamına alması düşündürücüdür. Gerçi bu ilk referandum ilanı değildir. Ama bunun ِtekilerden en ِnemli farkı, Kerkük’te yaşanan bayrak krizi ile paralel gitmesidir. Bu referanduma karşı olanlar içinde Türkiye ve İran başta olmak üzere ABD de bulunmaktadır. Ama ABD’nin karşı oluşu surata olabilir. Çünkü bu karşı çıkış, ABD’nin Suriye politikasında PYD’ye verdiği ِlçüsüz destekle çelişmektedir.

Gelişen olaylar Irak’ta yaşayan Türkmenlerin boyunu aşmaktadır. Türkiye, konuyu bütün boyutlarıyla ele almadıkça, Türkmen vekil, parti ve aydınlarıyla konuyu gِrüşmedikçe doğru bir çِzüm üretmesi zor gِrünüyor.





Mahir Nakip Yazarn dier yazlar (50)...

Kerkük'te 9 patlama: 17 kişi yaralandı

Hits: 47

Kerkük kentinde peş peşe 9 patlama gerçekleştiği öğrenildi. Yerel kaynaklardan alınan bilgi…

Devam...

Kerkük Havalimanı ağustos ayında açılacak

Hits: 77

Kerkük Valisi Rakan el-Cuburi, Kerkük Havalimanı'nın gelecek ağustos ayında uçuşlara açıla…

Devam...

IRAK’TA OTORİTE KRİZİ

Hits: 31

Iraklıların büyük bir çoğunluğu 12 Mayıs’ta yapılan genel seçimlere hile ve usulsüzlük…

Devam...

1959 KATLİAMI,NESİLLER BOYUNCA HAFIZADAN SİLİNMEYECEK

Hits: 57

Türkmenlerin maruz kaldığı 1959 Kerkük Katliamı’nın 59. Yıldönümü münasebeti nedeniyl…

Devam...

Salihi: Türkmen gencinin Türkiye Burslarına kabul edilmediğini biliyoruz

Hits: 119

Bugünlerde, Irak dahil pek çok ülkeden gencin Türkiye'de yüksek öğretimde eğitim alması ama…

Devam...

'Gaye bölgeyi Türkmen varlığından arındırmaktı, hesap tutmadı'

Hits: 264

Kerkük Vakfı Başkanı Erşat Hürmüzlü, "Gaye Türkmenleri yıldırmak, korkutmak ve Kerkük il…

Devam...

Kerkük'te oyları çalanları asla affetmeyiz

Hits: 38

Irak Başbakanı İbadi, "Kerkük'te elle sayım sonuçları ne olursa olsun oyları çalanları asl…

Devam...

Kerkük'te 8 ayda 22 Türkmen öldürüldü

Hits: 48

Irak'ın Kerkük kentinde son dönemde Türkmenlere yönelik suikastlar bitmek bilmiyor. Kerkük'te …

Devam...

Kerkük Havalimanı uçuşlara açılacak

Hits: 57

Irak Ulaştırma Bakanı Kazım Fincan el-Hamami, Kerkük Havalimanı'ndan önümüzdeki iki hafta i…

Devam...

Bir Asırdır Suriye ve Irak bir Türkmen Yurdu.!

Hits: 93

Irak ve Suriye’de devam eden etnik ve mezhepsel çatışma yıllarca sürse bile, sonunda siyasi c…

Devam...

Yazarn ok okunan

Kerkük ـzerinden Türkiye’ye Mesaj Var

Hits: 33763

Yıllardır Kerkük’te valilik yapan Amerikan vatandaşı Necmettin Kerim durup dururken Bir karar…

Devam...

Türkiye’nin Irak Politikasındaki Hataları

Hits: 29687

Geçmiş, Geleceği Belirler... Önceki yazılarımızda 1 Mart Tezkeresi’nin doğurduğu olumsuz…

Devam...

TـRKMENLERİN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I ZİYARETİNDEN YANSIMALAR

Hits: 29051

İşin Gelişimi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, Irak Türkmen siyasetçilerini Ank…

Devam...

Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden BİLGE VE BİLGİN KİŞİ ATA TERZİBAŞI

Hits: 25156

Eski Türklerde üç kutlu şahsiyet gِze çarpar: Han (Kağan), Şaman, Bilge. Han, devleti yِnet…

Devam...

HAŞD ŞAABİ VE TـRKMENLER

Hits: 24391

ABD, ordusu ile bir ülkeye girip başarı ile çıktığı hiç bir ülke yoktur; Vietnam’dan yen…

Devam...