1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-09-24
Facebook Twitter Youtube

2007 Kerkük yılı olacak

REFERANDUMDAN BETERİ VAR

ITC Yürütme Kurulu Üyesi ve Türkmen Bağımsızlar Hareketi Lideri Kenan Şakir Üzeyirağalı sitemize konuştu. Çarpıcı mesajlarda bulunan Üzeyirağalı Kerkük'te adilane bir yönetim istediklerini söyledi. ABD'yi sert bir dille eleştiren Türkmen politikacı Üzeyirağalı, Irak'taki mezhep çatışması arkasında siyasi grupların dar particilik çıkarının yattığını ifade etti. Üzeyirağalı karşıt grupların ITC'ye alternatif bulma girişimlerinin başarısı olduğunu kaydetti. Irak'taki sorunun askeri olmadığına dikkat çeken TBH Başkanı, ülkede en uygun çözüm yolunun tüm tarafların katıldığı siyasi bir uzlaşmadan geçtiğinin altını çizdi. Türkmen yönetici ITC'nin 2007 yılını Kerkük yılı olarak ilan ettiğine işaret etti.

Muhabir:ITC Erbil'de ne durumda?

Üzeyirağalı: ITC, 24 Nisan 1995'te Gökbörü şehri Erbil'de kurulduğu günden beri halkımızın mücadelesine önderlik yapmaya devam etmektedir. Üniter bir Irak'ta meşru haklarımızı elde etme çabasında olan ITC'ye kimi gruplar alternatif bulmaya çalıştılar, milli mücadele sürecimizin saptırılmasını hedefleyen kukla oluşumlar kurdular. Ancak halkımız ITC'ye bağlılığını sürdürerek direndi ve böylece bu grupların kirli planları suya düştü. Türkmen halkı, kendisini temsel edebilecek gücün ITC olduğu, kendisini en iyi temsil eden bu siyasi grup olduğu kanaatine vardı.
Çünkü halkımızın haklarını gerek parlamentoda olsun gerek hükümette olsun savunan taraf ITC'dir. Ayrıca halkımızın Irak'ın asil bir unsuru olduğunu kamuoyuna anlatan da ITC'dir. Kimi grupların halkımızı dışlamak kendi potalarında eritmek ve sesini kısma uğraşlarını teşhir eden ITC değil midir?.
Milletiyle toprağıyla Irak'ın üniter yapısını her fırsatta savunan ITC, değişik adresler altında Irak'ı bölünme uğraşlarına karşı çıkıyor.
İleriyi çok iyi gören ITC'yi bu basiretli politikasının idrakine varan kimi gruplar bugün ITC ile aynı kanaate vararak aynı safta duruyorlar. Bu milli kuruluşumuzun çizgi ve politikasına benzer politikalar benimsemeye başladılar. ITC çizgi ve politikasında inandırılıcığını ispatlamıştır.
Kürt gruplardan destek alan oluşumlar, özellike Erbil'de Türkmen kitlesini kazanma rekabetinde ITC karşısında hezimete uğramış durumdalar. Bunun içindir ki kimileri ITC sürecini baltalamak için kalkıp ITC'nin Erbil'deki kuruluş ve dairelerini işgal ederek kuruntuya kapılmışlardı. Fakat ITC'ye inanmış bilinçli Türkmenler bu milli kuruluşumuzun bayrağı altındaki mücadelelerine sımsıkı bağlandılar. Bu insanlarımız, Türkmen karşıtı grupların tertip ve koplolarına rağmen mücadelelerini sürdürüyorlar.

Muhabir:Kerkük'teki durum ve kentte yapılması beklenen referanduma karşı ITC'nin görüşü ne yönde ?

Üzeyirağalı: Her şeyden önce ITC olarak bu yılı Kerkük yılı olarak ilan ettiğimizi söylemek istiyorum.
Kerkük etnik ve mezhep yapısıyla küçük bir Irak modelidir. Aynı zamanda coğrafi konumu ve yer altı zenginlikleriyle stratejik bir değere sahiptir. Kentteki etnik realite ve eserler Kerkük'ün Türkmen özelliğine sahip olduğunu ispatlıyor. Bunun için kentin üniter bir Irak'ın sınırları dahilinde kalarak hiçbir bölgeye bağlanmaması gerekir. Kürt kardeşlerimiz kenti, altyapı ve ekonomik olarak güçlenmesine çalıştıkları kuzey bölgesine bağlamaya çalışıyorlar. Bunda da kimi siyasi partilerin siyasi gündemine hizmet edecek surette yazılmış olan anayasadan istifade ediyorlar. Böyle bir politika da, Büyük Ortadoğu Projesi planlarını uygulamaya hazırlanan ABD politikasıyla örtüşüyor. Söz konusu projenin ilk temellerini atan Poul Bremer idi. Bremer, Devlet İdare Kanunu ve Yönetim Meclisi'ni kurarken Irak'ı mezhep ve kota kriterlerine göre çizmişti. Biz Türkmenler hem Devlet İdare Kanununu hem de Irak anayasasını reddettik. Devlet İdare Kanunu, biz Türkmenler reddetsek de, 53. maddesinin C fıkrasında Kerkük ve Bağdat'ta özel bir statü tanımıştı.
Irak anayasasına yazılırken yanlız 58. maddesi ilave edildi. 53. maddenin C fıkrası ise göz ardı edildi. 58. madde 140. madde adı altında yeni anayasaya konuldu. Söz konusu madde üç aşamayla uygulanacaktır. 27.03.2007 tarihine kadar Kerkük'te normalleştirmenin bitmesini, 15.07.2007'de nüfus sayımının yapılmasını 2007'nin sonunda ise kentin akıbetini belirlemek için referandumun yapılmasını öngörüyor.
Anayasanın 142. maddesi ise anayasanın kabulü üzerinden 4 ay geçmesinin ardından bir komisyonun kurulmasını öngörüyor. Söz konusu komisyon anayasanın tadiline uğraşacak. Şimdi komisyon kuruldu kurulmasına ama daha hiçbir iş yapmış değil. Anayasada değişikliklerin yapılması için parlamentoya herhangi bir teklif sunmuş değil. Ama ne ilginçtir ki 140. maddenin hayata geçirlimesi için çalışmalar hızla devam ediyor. 140. maddede değişiklik yapılıp yapılmayacağını beklemeden Kerkük konusunda kararlar alınıyor. Burada soruyoruz acaba anayasa tadil komisyonu 140. maddede değişiklik önerse durum ne olacak? Burada vurgulamak istediğim şey Kerkük ile ilgili alınan kararların hiçbirisi yasal değil. Anayasaya aykırıdır. Aynı zamanda 140. madde konusunda belirlenen üç aşama birbirine bağlı olup belli bir takvime bağlıdır. Yani ilk olarak normalleştirme yapılmalı. Sonradan nüfus sayımına geçilmeli, ardından da referandum yapılmalı. Kendi kanunları bunu söylüyor. Daha normalleştirme bitmeden ikinci bir aşama olan nüfus sayımına geçmek olmaz. Şimdi normalleştirme, göçmenlerin dönmesi, mülkiyet ihtilaflarının giderilmesi ve Kerkük'e yerleştirilen ailelerin asli yerlerine gönderilmesi süreçleri bir ay sonra yani 27.03.2007'de bitmesi gerekir. Ama gelin görün ki mülkiyet ihtilafı konusunda takdim edilen 40 bin davanın ancak yüzde yirmisi bitmiş durumda. Çözüm bekleyen 30 bin dava var. Bu kadar davanın bir ay gibi kısa bir zaman diliminde çözümünün imkanı yoktur. Başka bir deyişle Kerkük'te yapılacak nüfus sayımına kimlerin katılacağı hala tespit edilmiş değil. Bir de Kerkük'e yerleştirilen 400 bin Kürdü unutmamak lazım. Kuzey illerden getirilip kendilerine her türlü maddi ve manevi destek sağlanan bu Kürt aileler de normalleştirme sürecine tabi tutulmalıdır. Hangi esaslara göre Kerkük'e yerleştirildiler diye hesap sorulsun. İş esasında bir oldu bitti yaratmaktır, elbette kendileri için yaratılan maddi, manevi ve kanuni imkanlardan istifade ederek. Kerkük'te olup bitenlerin hepsi kanunlara aykırıdır. Buna merkez yönetimin zafını da ekleyebiliriz. Ülkede cereyan eden iç savaş ve mezhep savaşıyla uğraşan Bağdat'taki yönetimin Irak'ın birçok bölgesinde fazla etkisi yoktur. Bir de işgal sonrası iktidara gelen yönetimlerin hataları yüzünden ülkemiz idari ve mali yolsuzluk bataklığında.
Biz ITC olarak normalleştirmeden yanayız. Çünkü bu insani bir meseledir. Kerkük ve çevresinden sürülen onbinlerce Türkmen aile hala ev ve yurtlarına dönmediler. Ancak bu meseleyi siyasi kazanımlar elde etmek ve yüzbinlerce Kürdü getirerek Kerkük'te demografik yapıyı değiştirmek amacıyla istismarına karşıyız. Nüfus sayımı ise işgal öncesi ve sonrasında oluşan anormal durumu düzelterek yapılmalıdır. Kerkük'ün asli sakinleri olan Türkmen, Arap, Kürt ve Kildoasurilerin kentte kalmasını sağlayarak, hem nüfus sayımı hem de referandumun tüm Irak'ta yapılması gerekmektedir. Çünkü anayasa referandumu tüm Irak'ta yapılırken neden söz konusu anayasanın bir maddesi olan 140. maddenin uygulanması konusunda yanlız Kerküklülerin oy vermesini istiyorlar ?. Böyle yapılırsa şundan eminiz ki Kerküklüler ve Irak halkı kente özel bir statü verilmesine veya merkeze bağlanmasına karar verecek.
Biz ITC olarak Kerkük'ün Geçici Devlet Yasasının 53. maddesinin C fıkrasında da belirtildiği gibi özel bir statüye kavuşması için çalışıyoruz. Irak Devlet Yasasında yer alan 53. maddenin C fıkrası için siyasi ve kanuni altyapıyı hazırlama çabası içerisindeyiz. Söz konusu madde Irak meselesinin çözümü için anahtardır. Kerkük'te Türkmen, Arap, Kürt ve Asurilerin yer aldığı ortak bir idareden yanayız. Bu konuda Kerkük il meclisindeki Türkmen grubu meclise bu yönde bir proje sunmuşlardır. Ama hala bir yanıt almış değiller. Bunun için hem Türkmen hem de Arap grupları meclisin çalışmalarını boykot etmeyi sürdürüyorlar. Çoğunlukta Türkmenlerin yaşamasına rağmen Kerkük'te yanlız bir grubun söz sahibi olmasının kanaatinde değiliz. Bağdat hükümeti ve parlamentoda olduğu gibi Kerkük için bir uzlaşma formülü bulmak lazım. Kent kota kriterleriyle idare edilmelidir. Kerkük'te bugün olduğu gibi tecavüz ve haksızlıklar yarın da devam ederse Sayın ITC Başkanımız Dr. Saadettin Ergeç'in de belirttiği gibi Türkmenler olarak referanduma katılmayacağız ve reddederiz. Sonuçları bizleri bağlayamaz.

Muhabir: Irak'taki mevcut durumu nasıl
değerlendiriyorsunuz ?


Üzeyirağalı: Ben şahsen zamanında ABD'nin ve koalisyon güçlerin Irak rejimini devirmek için bir planı olduğunu ama Irak'ı yeniden yapılanması için hiçbir plana sahip olmadığını söylemiştim !. Bu öngörümüzün ne kadar sağlıklı olduğu işgal sonrası ortaya çıkmıştır. Çünkü işgale uğrayan Irak'ın altyapısı yerle bir edildi. Irak insanı ve çevresi yok edildi. Demokrasi, özgürlük ve adalet vaatlarıyla Irak'ı işgal eden ABD Irak için hiçbir şey yapmamıştır ve yapmıyor. Soruyorum ABD'nin demokrasi, özgürlük ve adalet sloganları nerde kaldı ?. Hani Irak Ortadoğu'da örnek alınacak bir ülke olacaktı? Acaba ABD Ortadoğu ülkelerine ihraç etmeye çalıştığı model bu mu?.
Beyaz Saray'daki yöneticilerin (şahinlerin) kibirliği ve koalisyon ve arkadaşlarının sözüne kulak vermemeleri Irak'ı bu duruma getirdi. Şimdi ülkemizde cereyan eden iş savaş ve bomba yüklü arabalar sanki yetmemiş gibi bu defa milis güçleri ülkenin her yerinde cirit atıyor. Kanunsuzluğun egemen olduğu Irak'ta orman kanunu hakimdir. Kalım güçlünündür. Irak bataklığına saplanan ABD maddi ve askerden en az zaiyatla çıkmak peşinde. Elbette itibarını korumak suretiyle. Bizce Irak sorununun çözümü için Baker-Hamilton raporu ABD için bir kurtarıcı niteliğindeydi. Rapora bir bütün olarak bakmak gerekiyordu. Yani komşu ülkeleri ve Arap-İsrail anlaşmazlığı da dahil bölge sorununun bir bütün olarak çözümü için iyi bir rapordur. Ama ne var ki Neo-jonlar ki bunların başında da George Bush geliyor, rapordan yararlanmadılar. Bizce iyi bir çözüm yolu olan Baker-Hamilton raporunu görmezlikten gelen Bush yeni planı çerçevesinde Irak cehennemine 21500 asker gönderme kararı aldı. Bush sanki sorunu askeri olduğunu düşünerek silahla çözmeye çalışıyor. Ama bizce sorun askeri değil siyasidir. Ülkedemizde askeri, çıkar ve strateji anlamında bir çatışma söz konusudur. Başarılı olmasını temenni ettiğimiz güvenlik planının eğer beraberinde siyasi bir uzlaşma yapılmazsa,masum Iraklıları katleden teröristler hariç hükümet ile halk arasında güven tazelenmezse, başarı şansının çok olduğunu düşünmüyoruz.
Biz kapsamlı bir uzlaşmadan yanayız. Esasen çarpık ve dengesiz olan siyasi sürecin yeniden düzenlenmesi gerekir. Tüm siyasi, askeri ve düşünce gruplarının sürece katılması sağlanmalıdır. Bu yolla ancak Irak eski günlerine kavuşabilir.
Bush'un Irak'a ilave asker gönderme kararı bizce ateşe benzin dökmektir. Bush'u akıl ve mantıklı davranamaya davet ediyoruz. Irak bataklığından çıkması yolunun Baker-Hamilton raporuna kukla vermesinden geçiyor.

Muhabir: Irak'taki mezhep çatışması arkasında neler yatıyor?

Üzeyirağalı: Iraklılar bin yıllardır birbirleriyle beraber kardeşçe yaşıyorlar. Bunlar arasında toprak, tarih, coğrafya,sosyal ilişkiler gibi bağlar vardır. Birbirlerine kız alıp vermişler. Bunları ortak kader topluyor. Bugün olduğu gibi Iraklılar birbirlerine karşı hiçbir gün savaşmadılar. Irak'ta bugün yaşanan şiddet ve iç savaşın arkasında kimi grupların dar etnik, mezhep ve parti düşüncelerini önde tutmaları yatıyor. Buna milislerin kendi çizgileri paralelinde bu gruplara destek vermesini ekleyebiliriz. Irak her gün katlediliyor, kimileri kendilerine en büyük payı koparma peşindeler. Ülkede vatandaşlık tarifleri değişti, herkes kendi grubundan ,mezhebinden söz etmeye başladı. Kimse ben Iraklıyım demiyor. Üst kimlik artık yok. Bunun çözümü, teröristler hariç, kimseyi dışlamayacak kapsamlı bir uzlaşmadan geçiyor. Böyle bir öngörü zaten Baker-Hamilton raporunda da geçmişti. Büyük çatımız olan Irak'a dönmeliyiz. Sloganımız "Önce Irak " olsun. Bu da güvenin tazelenmesinden ve gerçek bir uzlaşma isteğinden geçiyor. Kendi irademiz kendi elimizde olmadığı takdirde sınır dışından gelen hedeflere hizmet etmiş oluruz.
Irak'a komşu kimi ülkeler Irak'ın kendileri için tehlike oluşturabileceğini tahmin etmemişlerdir. Irak'ın istikrara kavuşması, komşularının istikrara kavuşması demektir. Biz, bu ülkelerin Irak'ta durumun şimdi olduğu gibi kontrolden çıkmadan önce harekete geçmelerini arzu ediyorduk. Ancak bu ülkeler kendi sınırları içerisinde kalarak Irak'taki felaketi seyretti. Baker-Hamilton raporunda Irak'ın istikrara kavuşmasında komşu ülkelerin rolüne işaret ediliyor. Raporda komşu ülkelerin de yer aldığı ve Ira'ta uzlaşmayı sağlamak, bu ülkenin uluslararası camiaya iadesini garantilemek ve parçalanmasını önlemek için uluslararası bir konferansın yapılması öneriliyor.
Anayasa yeniden gözden geçirilsin. Yabancı kuvvetlerin çekilmesi için bir takvim belirlensin. Ordu ve polis teşkilatları takviye edilip güçlensin. Bu yapıldığı takdirde Irak bölgesel ve uluslararası rolünü üstlenebilecek duruma gelir. Başı dik, kendine güveni tam ve insan gibi yaşayan bir Irak insanı yaratmalıyız.

Muhabir:Genç ve talebe kesimine mesajınız nedir?

Üzeyirağalı: Talebe ve gençler toplumların geleceğidir. Yarının adamlarıdır. Siyasi, kültürel,ekonomik ve sosyal dönüşümlerde gençlere bel bağlandığı konusunda tarihte örnekler vardır. Biz Türkmenler olarak gençlere en çok ihtiyaç duyduğumuz gün bugündür. Bilimsel, kültürel ve siyasi kalkınma sürecinde katkılarını bekliyoruz. Türkmen insanının yeni Irak'ta kendine yakışır yeri almasını sağlamalıyız. Gençler tarih boyunca yaptıkları gibi halklarına en iyi şekilde hizmet etmek noktasında, ITC ve çatısı altındaki partilerin kendilerine verdiği destekten yararlanmalıdırlar.

Kenan Şakir Üzeyirağalı kimdir

-1948'de Erbil'de Kale mahallesinde doğdu,
-1994'te kurulan Türkmen Bağımsızlar Hareketi'nin kurucularındandır.
-03 Eylül 1997'de yapılan TBH Birinci Kurultayında başkan seçildi.
-2000 ve 2004 yıllarında yapılan ikinci ve üçüncü TBH kongrelerinde başkan seçildi.
- 1997'den beri Irak Türkmen Cephesi yürütme kurulu ve Türkmen
Meclisi üyesidir.
-1999 New York, 2002 Londra, 2003 Ankara, 2003 Selahattin'de muhalefet toplantılarına Türkmenleri temsil ederek katılmıştır.
- TBH'nin Irak ve Türkmeneli bölgesinde teşkilat ve büroları bulunuyor.

Kerkük Ağabey

Hits: 45

Yıllar önce bir toplantıda yaşanmış hatıradır bu. Yüreği Anadolu sevdasıyla dolu hikây…

Devam...

'1926 ve 1946 anlaşmaları çok açık'

Hits: 273

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ortadoğu Danışmanı olarak da görev yapan Kerkük Vakfı…

Devam...

İbadi: Referandumun ertelenmesi değil tamamen iptali gerekir

Hits: 13

ırak ibadi bağımsızlık referandum200917.jpg Kuzey Irak'ta bağımsızlık referandumu gergin…

Devam...

‘SU SERPTİM ATEŞ SÖNSÜN-SERPTİĞİM SU DA YANDI’

Hits: 19

Yukarıda okuduğumuz ve içimizi yakmaktan öte delip geçen dizeler bir Kerkük türküsüne ait…

Devam...

REFERANDUMDAN BETERİ VAR

Hits: 417

Referandum tarihine ramak kala, sinsi oyunlar oynanıyor. Birleşmiş Milletler’in Irak Temsilcisi…

Devam...

Türk Sivil Kuruluşların Ortak Basın Bildirisi: Tarihi UYARI

Hits: 90

İsrail hariç bütün dünya ülkelerinin muhalefetine ve Birleşmiş Milletlerin uyarılarına ra…

Devam...

BARZANİ MİLYONLARCA TÜRKMENİ NEDEN BİR KAÇ BİN OLARAK GÖRMEKTEDİR?

Hits: 58

Kürt Bağımsızlık Referandumu 25 Eylül'de başta Kerkük olmak üzere TÜRKMENELİ'NİN diğer …

Devam...

SAKIN ALDANMAYIN: ESAS HEDEF KERKÜK’TÜR

Hits: 1865

İnadına Referandum... Dünyanın birçok yerinde başarılı referandumlar yapıldı ve bir kı…

Devam...

REFERANDUM KRİZİ ARTARAK DEVAM EDİYOR

Hits: 63

Kerkük başta olmak üzere Telafer hariç tüm Türkmeneli topraklarını içine alan ihtilaflı b…

Devam...

Sayın Cumhurbaşkanıma Açık Mektup

Hits: 380

Zatı-âlilerinizin malumları olduğu üzere Irak Türkleri, uzun yıllardan beri çeşitli haksız…

Devam...

OK OKUNAN(30 gn)

ANKARA KERKÜK’TEN VAZGEÇMEMELİ

Hits: 4913

Kerkük, Tuz, Kifri ve Musul’un bir bölümünü içine alan ihtilaflı bölgeler dahil IKBY’nin…

Devam...

TELAFER KUZEY SURİYE UZANTISI OLMASIN

Hits: 4142

Tüm dünyanın gözü IKBY’nin yapacağı referanduma çevrilmişken, ABD’nin geçen hafta hava…

Devam...

Türkmenler ve Kürt Bağımsızlık Referandumu

Hits: 4117

25 Eylül 2017'de yapılması ilan edilen Kürt Bağımsızlık Referandumu'na sayılı günler kald…

Devam...

Kürt Grupları, İsrail’in Desteğiyle Bölgeyi Ateş Çemberine Sokuyor

Hits: 2544

Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlıdır. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Irak’t…

Devam...

SAKIN ALDANMAYIN: ESAS HEDEF KERKÜK’TÜR

Hits: 1865

İnadına Referandum... Dünyanın birçok yerinde başarılı referandumlar yapıldı ve bir kı…

Devam...