1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-07-19
Facebook Twitter Youtube

Kerkük kimliği

Kerkük

Eylül ayı içerisinde yaptırdığı bağımsızlık referandumuyla çok tartışılan Kerkük’ün, kimliğiyle ilgili bir şeyler yazmanın zaruri olduğunu gِrdüğüm için yaptığım araştırmaları kaleme aldım...


Türk kamuoyunun gündemine maalesef daha çok ABD’nin Irak işgaliyle gelen, en son da Barzani’nin geçtiğimiz Eylül ayı içerisinde yaptırdığı bağımsızlık referandumuyla çok tartışılan Kerkük’ün, kimliğiyle ilgili bir şeyler yazmanın zaruri olduğunu gِrdüğüm için yaptığım araştırmaları kaleme aldım.

Kimlik elbette ِnemlidir. Canlının doğası gereğidir. Ancak hemen ifade edeyim, kişisel olarak derdimiz tıpkı birileri gibi kimlik siyaseti yapmak değil. Bu konuda, dünyada eşine az rastlanır bir biçimde, kimliğini ِnde tutmayan bir milletin mensubuyuz. Bu nedenle de diğer toplumlar içinde gِreceli çabuk eriyen (asimilasyon) bir millet olduğumuz açıktır…

Fakat gelinen noktada, emperyalizm, etnik yapıları kaşıyarak emperyal hedefleri doğrultusunda, her türlü manipülasyonu yapmaktan, karayı ak, akı kara gِstermekte oldukça mahirdir.

Şimdiki durumda da bِlgede Kürt kimliği üzerinden yürütülen çabalar dikkat çekicidir. Nihai amacın Akdeniz’e çıkışı olan bir Kürt devleti olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Bunun için her türlü yalan mübah, her türlü hukuk dışı uygulama makul gِrülmektedir.

Gerçek amaç bellidir: Enerji kaynaklarının kontrolü ile İsrail’in uzaktan korunması...

Bِylesi bekçilik yapacak bir devletin yaşaması için de enerji kaynaklarının bir kısmını elde bulundurması gerekmektedir. Kerkük işte bunun için ِnemlidir ve Barzani bu nedenle sıkılmadan, “Kerkük bizimdir, Kürdistan’ın kalbidir” diyor. Yani olay oldukça “duygusaldır”.


Peki, gerçekte Kerkük kimindir? Daha doğru şekliyle Kerkük’ün gerçek sahipleri kimlerdir? Elbette amacımız etnikçi, bunun ِtesi ırkçı bir yaklaşım değil ama…

Mütevazı davranıldıkça gِrünen o ki birileri, tepenize çıkarım pozlarına girmektedir. Öyleyse tarihsel gerçekleri ortaya koymanın, hatta birilerinin gِzüne sokmanın olmazsa olmaz olduğu bir vakadır. Bu had bilmezlere, yeter artık demenin, haddini bil demenin şart olduğu bir durum ile karşı karşıyayız…

***

IRAK PETROLLERİNİN YـZDE 40’I KERKـK’TEN ÇIKMAKTADIR
Kerkük, yaklaşık 5 bin yıllık bir şehirdir. Asur Hükümdarı Şartnabal tarafından milattan ِnce kurulmuştur. İlk ismi Kersuluh’tur.

Kerkük, petrolün yanı sıra Mezopotamya’ya yapılacak bir harekâtta emniyet ve ikmal açısından stratejik bir ِneme sahiptir.

Ayrıca tarımsal anlamda da oldukça verimli topraklara sahiptir.

Bugün itibarıyla dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip ülkelerin içinde Irak, Suudi Arabistan’dan sonra ikinci sırayı almaktadır. Irak petrollerinin yüzde 40’ı ise Kerkük’ten çıkmaktadır.

Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihinde Kerkük ve Musul Türk Ordusunun kontrolündedir. Bu anlamda buralar Misak-ı Milli sınırları içerisindedir.

TBMM tarafından 28 Ekim 1922 yılında hazırlanan mazbatada; Kerkük, Musul ve Süleymaniye’nin Türkiye’nin ayrılmaz parçaları olduğu vurgulanmıştır.

TـRKLERİN BÖLGEYE YERLEŞMESİ
Oğuz Türklerinin bِlgeye yoğun biçimde ilk yerleşmesi MS. 652 yılında Abbasiler zamanında başlamışsa da, Nippur kentinde yapılan kazılara gِre bِlgeye, İslamiyet’ten beş bin yıl ِnce Türkçe konuşan kabilelerin yerleştiği ortaya çıkmıştır.

Bunu hafızamıza kaydederek, Türklerin (Oğuzların)bِlgeye ilk ِnemli ve bilinen yerleşimi MS. 652 yılıdır. Bunu esas alarak tarih yolculuğumuza devam edelim.

Özellikle halife Mutaasım zamanında Oğuz Türklerinden “Hassa ordusu”oluşturulmuştur. Bunun yanı sıra Oğuzlar siyasi teşkilatta da etkin bir konuma yükselmiştir.
Kerkük’e ikinci yoğun gِç, Selçuklu hakanı Tuğrul’un 1055’te gerçekleştirdiği Irak seferi sonucu olmuştur. Selçuklular tarafından kontrol altına alınan Kerkük Türkmen akınına uğramıştır.

Tarihte Kerkük’e üçüncü yoğun gِç dalgası, Kanuni Sultan Süleyman’ın 1534 yılında Bağdat’a yaptığı seferle gerçekleşmiştir. Bu seferle bِlge bir kez daha Türk iskânına açılmıştır.

***

“BU ANKARA VE İSTANBUL LEHÇESİ DEĞİLDİR”
Kerkük’te ilk nüfus sayımı da Kanuni zamanında 1548’te yapılmış olup bu sayıma gِre Kerkük’ün nüfusunun yüzde 90’ı Türkmen’dir.

O zaman için Kerkük’ün nüfusu 7320’dir. Bunun 6558’i Türkmen, 150’si Yahudi, 180’i Hristiyan olup Kürtler sadece 54, Araplar ise tamı tamına 33 kişidirler. [1]
1920 yılında milliyet esasına gِre yapılan nüfus sayımına gِre, Irak’ın toplam nüfusu 2.849.300’dür. Bunun 315 bini Türkmen olarak kayda geçmiştir.

Kerkük’ün çevresiyle birlikte nüfusu ise 92 bin olup bunun 50 bininin Türkmen olarak kaydedildiği gِrülmektedir. [2]
Lozan’da sunulan rapora gِre ise; Kerkük şehir merkezi nüfusu 37 bin olarak belirtilmiş, bunun 30 bini Türkmen, 5 bini Kürt, 2 bini ise Arap ve diğerleri olarak belirtilmiştir.

Yeri gelmişken ifade edelim ki aynı rapora gِre, bugün IKBY’nin başkenti olan Erbil’in nüfusu toplam 39 bin olup bunun 23 bini Türkmen, 15 bini ise Kürt olarak ifade edilmiştir.

Konuyla ilgili İngiliz Lord Curzon da, Lozan belgelerinde geçen konuşmasında, Kerkük’teki Türk varlığını inkâr edememiş ve oradaki Türklerin Anadolu’dakilerden farklı olduğunu ileri sürüp, “İngiliz kuvvetleri, Musul vilayetinin Türk şehirleri olan Altınkِprü, Tuzhurmatu, Kerkük, Tavok gibi yerleri işgal etmiş bulunuyordu. (…) Ancak buradaki Türkler Osmanlı Türkü gibi değildir. Buraya Selçuklu ve Osmanlı’dan ِnce Ortaasya’dan gelmiş Turanlı kavimlerin ardıllarıdır. Kendilerine ِzgü bir Türk lehçesi konuşmaktadırlar. Bu, Ankara ve İstanbul lehçesi değildir” diyerek oradaki Türklerin Anadolu’dakilerle ilgisi olmadığını ortaya koymaya çalışsa da, bunu yaparken Kerkük ve civarının Türk olduğunu ikrar etmiştir.
Yine İngilizlerin belgelerinden devam edelim. Resmi İngiliz belgelerinde de “…Kerküklülerin genellikle Türkçe konuştukları”na işaret edilmektedir. [3]
Encyclopedia Britannica’da, Kerkük’ün bir Türkmen şehri olduğu, ancak şehirde Arapça ve Kürtçe konuşan insanların da bulunduğu vurgulanmaktadır.

30 Eylül 1924 yılında Milletler Cemiyeti 3 kişiden oluşan bir komisyon kurarak bِlgeye gِndermiştir. Komisyon hazırladığı raporda, Kerkük’te nüfusa ilişkin oran verilmemekte ancak yol boyunca ahalinin Türkçe konuştuğu hatta Hristiyanların bile aralarında Türkçe anlaştıkları ifade edilmiştir. [4]
İngiltere’de yayımlanan Ingury dergisinin 1987 yılı Şubat sayısındaki bir yazıda Irak’taki Türkmen nüfusunun 1,5 milyondan fazla olduğu ileri sürülmüştür. [5]
1990 yılında ise yıllarca süren baskılar ve katliamlara rağmen Türkmenlerin nüfusu 2 milyon 130 bine ulaşmıştır. Bunun Irak nüfusuna oranı yüzde 12’dir. Bu rakam, 1920 yılındaki oranla uyumludur.

Ancak o tarihten sonra Türkmenler üzerindeki baskı ve zorunlu gِç ettirme çok artacaktır. Yeri gelmişken büyük çoğunluğuyla Kerkük ve çevresinde yaşayan Irak Türkmenlerinin uğradığı katliam ve baskılardan da bahsedelim.

TـRKMENLERE KARŞI YAPILAN SALDIRILAR
Lozan’da Musul-Kerkük konusu çِzüme kavuşturulamamış, ileriki bir tarihe bırakılmıştır. 1926’da Ankara antlaşmasıyla petrol üretiminden Türkiye’ye bazı haklar tanınarak Musul-Kerkük Irak’a bırakılmıştır.

Bِylesi antlaşmalar yapılırken, bِlgedeki yoğun Türkmen nüfus, hem İngilizler hem de Irak yِnetimi tarafından potansiyel tehdit olarak gِrülmüş ve burayı Araplaştırmak için sistematik bir Arap gِçü organize edilmiştir. Bu sistematik Araplaştırma politikası 1930’lu yıllardan itibaren olabildiğince hızla sürdürülmüş, Türkmenler ise şehir dışına gِçe zorlanmıştır.

Bunun ِncesinde şehre yerleştirilen Hristiyan Nasturiler, 4 Mayıs 1924’te, İngilizlerden de aldıkları destekle Türkmenlere saldırarak katliama girişirler. Bu, Türkmenlere yِnelik ilk planlı katliam girişimidir.

Sonrasında belli bir baskı içerisinde bırakılarak gِçe zorlanan Türkmenler, 1959’a kadar yine de çok büyük saldırıya uğramadan hayatlarını sürdürürler.

14 Temmuz 1959 günü tarihe “Kerkük Katliamı” diye geçen bir katliam gerçekleşir. O gün Kerkük’te Cumhuriyetin birinci yıldِnümünde silahsız Türkmenlere yapılan saldırıda pek çok Türkmen hayatını kaybetmiştir. Saldırıyı gerçekleştirenler ağırlıklı Peşmergeler ile Irak Komünist parti üyeleridir. Yapılan saldırıda, Türkmen ileri gelenler ِzellikle hedef alınmıştır. Öldürmelerin yanı sıra pek çok dükkân ve ev yağmalanmış ve yakılmıştır.
Sِz konusu olayı, Scott Taylor isimli Kanadalı bir yazar Among The Others isimli kitabında ayrıntılı olarak anlatmıştır.

Bu olaydan sonra Peşmergelerin Kerkük’e yerleşmeleri başlamış, bu yerleşme 1963 yılına kadar devam etmiştir.

“ULUSAL DـZELTME SـRECİ”
1963’te askeri darbe gerçekleşir. 1968 yılında da BAAS Partisi Irak’ta iktidarı ele geçirir. Sonrasında şehre yeniden Arap gِçü yoğunlaşır, Türkmenler ise gِçe zorlanır. Her şeye rağmen şehirdeki Türkmenlerin çoğunluk olmalarının ِnüne geçilememiştir.

1980 yılında Türkmenlerin ileri gelenleri BAAS iktidarı tarafından idam edilir.

1991 yılında büyük çoğunluğunu Türkmenlerin oluşturduğu 120 bin kişi Kerkük’ten gِç ettirilir. BM Özel Temsilcisi Francis M. Dena’ya gِre 1994-2003 yılları arasında 200 bin Arap şehre yerleştirilir. Bir kısım Türkmen ise kayıtlara zorla Arap olarak geçirilmiştir. Adına “ulusal düzeltme süreci” denilen bu uygulamaların, Kerkük’ün demografik yapısını o zamana kadar olmadığı biçimde değiştirdiği ileri sürülür. [6]
Nihayet Saddam sonrası ABD’nin işgali sırasında Peşmergeler Amerikalıların desteğinde şehre girdiler ve ِncelikle Tapu ve nüfus dairelerini yaktılar. Sonra diğer devlet dairelerine de saldırdılar (10 Nisan 2003). Belli ki şehrin geçmişini silmeye çalışıyorlardı. Bu durumu batı basını dahi yansıtmak durumunda kalmıştır.

Peşmerge bu kadarla da kalmadı, şehrin kadim halkı Türkmenlere karşı soykırım uyguladılar. Bu sadece bizim iddiamız değil. Bِlgede Kürtlerle içli dışlı CIA ajanı olan Peter W. Galbrgith dahi Peşmergelerce soykırım uygulandığını yazdığı kitapta belirtmiştir. [7]
15 Nisan 2003’te Dünya Sosyalist Web sitesinde de konu gündeme alınmış ve Kerkük’te ABD Özel Kuvvetlerinin desteğinde Türkmenlerin soykırıma uğradığı ifade edilmiştir.

Hemen sonrasında on binlerce Peşmerge şehre akın etmiştir. Bunların 1991’de şehirden gِçe zorlanan Kürtler olduğu sِylense de herkes bunun doğru olmadığını bilmektedir.

Devamında şehre Peşmergeye bağlı bir vali atanmış, şehrin Türkmen yapısı, olabildiğince hızla değiştirilmeye başlanmıştır. Her dِnemin mağduru, sahipsiz ve mazlum Türkmen halk, saldırılarla yıldırılmaya bِylece de gِçe zorlanmıştır. Kısmen başarılı olduklarını sِylemek durumundayız… Sadece Türkmenlere değil şehirde yaşayan Araplar da saldırılardan nasibini almış pek çoğu şehri terk etmek zorunda kalmıştır.

KERKـK HER ŞEYE RAĞMEN KİMLİĞİNİ MUHAFAZA EDİYOR
Ta ki Eylül ayında Barzani tarafından yapılan ve Irak Anayasasına aykırı “Bağımsızlık referandumuna” kadar. Referandum sonrası Irak hükümeti ordusu ve içerisinde çok sayıda Türkmeni de barındıran Şii Haşdi Şabi milisleri Kerkük’e girmiş, şehirde hâkim olan Peşmerge silahlı güçleri saldırıya fazla direnemeyerek kaçmışlardır. Onlarla birlikte 2003’te şehre gelen on binlerce Peşmerge şehirden ayrılmıştır.
Kerkük adeta deniz gibidir. Ne yapılırsa yapılsın, yabancı ne varsa mutlaka bir şekilde dışarı atıyor. Her şeye rağmen kimliğini inatla muhafaza ediyor.

Kerkük’te bundan sonra da mücadelenin bitmeyeceği açıktır. Merkezi hükümet Kerkük’ü Bağdat’a, Barzani güçleri bِlgesel yِnetime, Türkmenler ise şehrin ِzel bir statüye sahip olmasını istemektedirler.

Tabi bِlgede yerel aktِrlerin istekleri kadar, bِlgesel ve küresel aktِrlerin isteklerinin de belirleyici olacağı açıktır…

Mustafa Önsel

Odatv.com

[1] Kanuni dِnemine ait 111 numaralı Kerkük Livası Mufassal Tahrir Defteri…
[2] Emruhan Yalçın, Kerkük’ün Nüfus Yapısını Değiştirmeye Yِnelik Çalışmalar , Makale, s.12.
[3] 1958-59 İngiliz Belgelerinde Irak 1, Emekli General Halil İbrahim Hüseyin Tercüme ve Yorumu, Hikme Matbaası, Bağdat, s.50.
[4] Mesut Aydın, Türkiye ve Irak Hududu Meselesi, s.85.
[5] Emruhan Yalçın, a.g.m., s.21.
[6] Ali Kerküklü, Kerkük’ün Nüfus Yapısı Değiştiriliyor, KÖKSAV E-Bülten, 29 Ocak 2008.
[7] Peter W. Galbrgith, Irak’ın Sonu, Ulus Devletlerin Çِküşü mü?, s.165.

Mustafa Önsel kimdir?

Mustafa Önsel, 1962 senesinde Zonguldak'ta doğmuştur. 1984 senesinde Kara Harp Okulu’nu bitiren Mardin, Şırnak, Hakkâri, Diyarbakır, Aydın, İstanbul, Foça gibi bِlgelerde birlik komutanlığı yaptı. Bu süreçte yaklaşık 10 sene terِrle mücadele etti.

2002 senesinde mezun olduğu Kara Harp Akademisi'nden sonra 2006 senesine kadar Bursa Jandarma Bِlge Komutanlığı’nda Kurmay Başkanı olarak gِrev yaptı. Sonra, atandığı Tokat'ta İl Jandarma Komutanı, Jandarma Genel Komutanlığı Teknik İstihbarat Daire Başkanı, Eğitim Daire Başkanı, üçüncü kez tutuklanmadan ِnce de kısa süreliğine Kurslar Komutanı olarak gِrev yaptı.

İlki 22 Şubat, İkincisi 5 Nisan 2010, ـçüncüsü ise 15 Şubat 2011'de olmak üzere kamuoyunda "Balyoz" diye bilinen dava kapsamında yaklaşık dِrt sene tutuklu kaldı. 19 Haziran 2014 tarihinde Anayasa Mahkemesinin verdiği kararla, adil yargılanmadığı gerekçesiyle tahliye edildi. Mustafa Önsel evli ve 4 çocuk babasıdır.


KİTAPLARI:
Beşiktaş'ta Sırtlan Pususu

İstanbul'dan İzmir'e Casusluk Kumpası Kim Bunlar?

Silivri'de Firavun Tِreni

Casusluk Kumpası Kim Bunlar?

Ağacın Kurdu - Fethullah'ın Askerleri

Kerkük'te 9 patlama: 17 kişi yaralandı

Hits: 38

Kerkük kentinde peş peşe 9 patlama gerçekleştiği öğrenildi. Yerel kaynaklardan alınan bilgi…

Devam...

Kerkük Havalimanı ağustos ayında açılacak

Hits: 75

Kerkük Valisi Rakan el-Cuburi, Kerkük Havalimanı'nın gelecek ağustos ayında uçuşlara açıla…

Devam...

IRAK’TA OTORİTE KRİZİ

Hits: 28

Iraklıların büyük bir çoğunluğu 12 Mayıs’ta yapılan genel seçimlere hile ve usulsüzlük…

Devam...

1959 KATLİAMI,NESİLLER BOYUNCA HAFIZADAN SİLİNMEYECEK

Hits: 57

Türkmenlerin maruz kaldığı 1959 Kerkük Katliamı’nın 59. Yıldönümü münasebeti nedeniyl…

Devam...

Salihi: Türkmen gencinin Türkiye Burslarına kabul edilmediğini biliyoruz

Hits: 119

Bugünlerde, Irak dahil pek çok ülkeden gencin Türkiye'de yüksek öğretimde eğitim alması ama…

Devam...

'Gaye bölgeyi Türkmen varlığından arındırmaktı, hesap tutmadı'

Hits: 263

Kerkük Vakfı Başkanı Erşat Hürmüzlü, "Gaye Türkmenleri yıldırmak, korkutmak ve Kerkük il…

Devam...

Kerkük'te oyları çalanları asla affetmeyiz

Hits: 38

Irak Başbakanı İbadi, "Kerkük'te elle sayım sonuçları ne olursa olsun oyları çalanları asl…

Devam...

Kerkük'te 8 ayda 22 Türkmen öldürüldü

Hits: 48

Irak'ın Kerkük kentinde son dönemde Türkmenlere yönelik suikastlar bitmek bilmiyor. Kerkük'te …

Devam...

Kerkük Havalimanı uçuşlara açılacak

Hits: 57

Irak Ulaştırma Bakanı Kazım Fincan el-Hamami, Kerkük Havalimanı'ndan önümüzdeki iki hafta i…

Devam...

Bir Asırdır Suriye ve Irak bir Türkmen Yurdu.!

Hits: 92

Irak ve Suriye’de devam eden etnik ve mezhepsel çatışma yıllarca sürse bile, sonunda siyasi c…

Devam...

OK OKUNAN(30 gn)

DİRİLİŞTEN DİRENİŞE KERKÜK

Hits: 571

¨Hayırlı¨ Referandum ¨Öfkeyle kalkan zararla oturur¨, ¨Yanlış hesap Bağdat’tan döner…

Devam...

'Gaye bölgeyi Türkmen varlığından arındırmaktı, hesap tutmadı'

Hits: 263

Kerkük Vakfı Başkanı Erşat Hürmüzlü, "Gaye Türkmenleri yıldırmak, korkutmak ve Kerkük il…

Devam...

Türkmenlerin Demokratik Zaferi

Hits: 243

Dünyanın bir çarpışma alanı olduğunu kabul etmek ve ona göre sürekli çarpışmaya hazır b…

Devam...

SURİYE’DE KÜÇÜK HARİTALAR

Hits: 149

Suriye’nin sıcak temas hatlarında büyük devletler arasında paylaşılan ve inşa edilen küç…

Devam...

Salihi: Türkmen gencinin Türkiye Burslarına kabul edilmediğini biliyoruz

Hits: 119

Bugünlerde, Irak dahil pek çok ülkeden gencin Türkiye'de yüksek öğretimde eğitim alması ama…

Devam...