1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-10-16
Facebook Twitter Youtube

Yeşil Pusula- Türkmenlerin Ölüm Fermanı

Pabuç Pahalı!

Aydın KERKÜK


Bendeniz bu yazımda, yeşil renkli bir paradan,sarı Liradan,kırmızı Kuruştan,söz etmek istemiyorum ancak Türkmenlerin mazlumiyetini, Kat kat artıran, ve Türkmenler için çıkarılan ölüm fermanı niteliğinde bir parça yeşil renkli kağıttan bahs etmek istiyorum. Aslında bu yeşil renkli kağıt veya bu pusula, zindanlarda tutuklu bulunan Türkmenler için, çıkarılan ölüm fermanıdır.
Bu fermanın en büyük özelliği ise,ölüm öncesi değil, ölüm sonrası çıkarılıp sahiplerine dağıtılmasıdır . Yeşil pusula bazı şehitler için büyük bir maz
lumiyet ise, aileleri için de kıyamete kadar yüreklerde yanan köz ateşidir.
Yeşil pusula,bazı şehit aileleri için hayat boyu süren acı bir dramın başlangıcıdır . Bu acı dramda şehit aileleri gah umutla gah son derece umutsuzlukla yaşayıp hayatın hiçbir tadını ve hoşluğunu tatamazlar.
Zaman geçtikçe o şehitlere yeşil kağıt şehitleri adını verdiler,çünkü onlar idam edildikten sonra cesetleri ailelerine teslim edilmedi ve yerine yalnız bu kağıttan verilip kağıdın üstünde beş altı kelimeyle şöyle ifade edilmiştir:
Adı bu evde kayıtlı ve yanımızda tutuklu bulunan filanoğlu filan( idam edilmiştir) diye yazılıydı.
Demek ki gelen o kağıda göre, o ailenin insanı artık hayatta değildir , ama buna hiçte inanmayan aile, onun her an eve dönüşünü dört gözle beklerler,çünkü ölünün cesedi, leşi ailesine teslim edilmedi .Eğer teslim edilseydi hiç olmazsa onun için ağlayıp gözyaşı dökerdiler. Yeşil kağıt musibeti bir ateştir ki her yerde ve her zaman sahibini yakar,ama buna mukabil şehitlerinin leşini teslim alanların ,yeşil pusula sahibinden durumları çok farklıdır,çünkü hiç olmazsa onların ziyaret edilecek mezarları vardır ve ölüleri için ölüm yıldönümü merasimlerin ihya ederler.
Yeşil kağıt şehitleri sahipleri için bir senaryo gibi hergün tekrar eder ki sanki idam sehpası evlerinin önünde kurulmuştur.Onların kapıları çalındığı zaman yürekleri titrer ümitleri tazelenir ve hayallerinde sanki idam haberi yanlış gelmiş, oğulları tutukluymuş ,bir af kararıyla salıverilmiştir diye kendilerini avuturlar. Şehit aileleri zaman zaman rejim tarafından tutuklular için çıkan, af kararına bin heyal edip, yürekleri yerinden sarsılır. Onlara göre olabilir oğullarının adı af listesinde bulunup
Salıverilmiştir.Onlar hiçbir türlü avunmalarla yetinmezler ve af kararıyla ilgili bütün haberleri yakından takip ederek belkide çocuklarının kayb olmuş adının bir af listesinde bulunup diye rüyalarının gerçekleşmesini beklerler.
Öylece o şehitler, ailelerinin yanında güzel rüyaya dönüşürler, ve bu rüya çok sürmeden korkulu bir kabusa dönüşür çünkü o kanayan açık bir yaradır ,hergün sahibine hüzün verir acılar çektirir, hemde kapanmayan yara haline gelir. Şehit, çoğuzaman geceler rüya halinde dolaşır kafalarda. Gündüzleri ise güzel heyal olur, ve bu minval üzre yürekten ve hatıralardan hiçte çıkmaz. Halbuki şehit hayattayken belkide ailesi onunla o kadar ilgilenmezdi ,hatta dışarıya çıkmayıp hep günlerini evde geçirseydi bile . Ama şehit evinden gideli durum bambaşka oldu,ve bu gidiş çok uzun sürdü. Aslında emniyet onu evden götürürken (beş dakikalık onunla işimiz vardır ) diye söz verdiler . Ama ne yazık böyle olmadı ,ve beş dakika beş gün oldu,beş gün ise beş hafta oldu,beş bayram oldu ve git gide beş yıl oldu,ondan sonra ailesi gün saymaktan vazgeçti çünkü o beş yıllar iki katına çıkınca zaman iğirmi yıla ulaştı ve hala kat kat artmaya devam etmektedir.Zaman öyle hızlı gidiyor ki sanki zaman saatinin akrebi yerinden kopub artık sayısız hesapsız ve hızlıca dolanmaya devam etmektedir.
Şehit artık her zamankinden daha fazla huzurunu göstermeye başlamış ve evin her köşesinden yakınlarına ,aile efradına kendini göstermeye başlamıştır. Bu durumda ne bir çelişki nede mantık dışı bir mana vardır. Şehit ,yakınlarına her zaman evin her yeride tecelli eder gözlerine görünür ve hergün onun eşyaları,onun arkadaşları,onun davranışları gözleri önünden geçer. Bütün bunlar hayali bir huzur sayılır çünkü ona el uzattığında hemen uzaklaşır ve kayb olub gider.İşte bu hal büyük bir tedirginliktir insanı canevinden vurur ve her türlü sitrezlerle sinirleri alt üst eder.Öylece bu hikaye yeşil pusula sahiplerinin hikayesidir ,bitmeyen çilesidir, bu çile yaşamboyu sürüp gidecektir. Onlar rejim tarafından evlerinden veya iş yerlerinden alınıp götürülürken sağ selim ve ayaklarının altında yerler titrerdi. Ama ne yazık o dikta rejim onları alıp götürdü ve onları bir parça yeşil kağıtla değişmek istedi .Bu kağıdın uzunluğu 30 santim olup eni ise 20 santim olarak zalimlerin lisan-i hali olmuştur. Nitekim ( alın işte sizin oğlunuzdur ). Öylece yanlarında tutukladıkları kanıyla canıyla mükemmel taptaze bir insan oraya girerken ardından kupkuru, hemde sağır ve üstünde mühürüyle ,imzasıyla bir parça kağıt çıkıyor.Aslında bu uygulama Genel Emniyet Daiersinde bu sloganla dillerde dolanır : (Bura giren itkin çıkan yeniden doğmuş). İster hayatta olsun,ister ölü olsun hangi ana oğlunun yerine bu yeşil kağıda kanaat getirir? Veya hangi bir eş kocasının yerine bu kağıdı kabül eder ? bütün çekilen bunca acılar yanında bu olup bitenlere sessiz kalmaktı? Yoksa bütün bu oyunlardan hedef bu felaketzede aileye acılar çektirmektir. Çünkü eğer şehit gerçekten idam olmuş olsaydı o bür şehitler gibi leşi ailesine teslim edilirdi.Ayrıca burada bir başka soru vardır ? Tutuklu eğer hapiste olmuş olsaydı ailesine niçin idam veya vefat kağıdı verilirdi? Yoksa rejim o idamlara halk tarafından tepkilerden mi korkuyordu ? şehit ailelerine teslim edilen yeşil pusulada, idam edildiği tespit edilmiştir,öyleyse o şehitlerin cesetleri nereye gitti .Tüm bu sorulara cevaben orta yerde bir gerçek vardır oda rejimin muhalefete karşı aldığı acımasız tavrı ve hasta zihniyetidir .Buna göre bazı dikkat çeken noktalar vardır oda şehit ailelerine teslim edilen bu kağıtların Bağdatta Reşit Askeri hastehanesinden çıktığı soru işaretidir.Çünkü bu kağıtlar neden her hangi bir adli Tıp Dairesinden çıkmadı ?O zaman bu önemli nokta şehitlerin başlarına gelen bu feci kaderin sebeblerini aydınlatabilirler .nitekim bazı kaynaklarda verilen ihtimallere göre şehitlerin birçoğunun hapiste işkence sonucu yaşamlarını yitirdikleri tespit edilmektedir,ve daha başka sebeplerin var olduğu bilinmektedir.
Bu yazıya ilham kaynağı Irak Türmen Şehitleri adlı kitaptır .Dar-El delil neşriyatevi,1999,birinci cilt....

Aydın KERKÜK Yazarn dier yazlar (12)...

Irak güçleri Kerkük Havalimanı'nda kontrolü sağladı

Hits: 20

Kerkük'teki ilerleyişini sürdüren Irak güçlerinin Kerkük Havalimanı'nda da kontrolü sağlad…

Devam...

Kerkük'te son dakika: Irak ordusu Kerkük havalimanını ele geçirdi

Hits: 15

IKBY'nin bağımsızlık referandumunun sonuçlarını iptal etmeyi reddetmesi üzerine Irak ordusu …

Devam...

Tuzhurmatu'da Türkmen milletvekilinin evine hain saldırı

Hits: 12

Selahattin iline bağlı Tuzhurmatu ilçesinin Türkmen milletvekili Niyazi Mimaroğlu'nun evine bug…

Devam...

"200 Kişi ile Çıkarma Yapacağız" Diyen Alperenler, Kerkük'e Ulaştı

Hits: 94

Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanı Kürşat Mican, beraberindeki grupla birlikte Türkmen ken…

Devam...

Kerkük'te askeri gerilim devam ediyor

Hits: 26

Irak'ın Kerkük kentinde Peşmerge ve Haşdi Şabi güçleri arasındaki gerginlik devam ederken, y…

Devam...

Irak Genelkurmay Başkan Ganimi: Kerkük ne şekilde olursa olsun geri alınacak

Hits: 17

Irak Savuma Bakan Yardımcısı ve Genel Kurmay Başkanı Osman Al Ganimi DHA muhabirine verdiği r…

Devam...

Türkiye-Amerika Krizi

Hits: 95

Türk Hükümeti ile Amerikan Hükümetleri arasında çıkan vize krizinin asıl nedeni Amerikan’…

Devam...

Kerkük’te Kızılca Kıyamet Kopmak Üzere!

Hits: 35

Türk yurdu Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlı bir kenttir. Ancak peşmerge, 2014 yıl…

Devam...

Pabuç Pahalı!

Hits: 24

2014’ten beri Peşmerge işgali altında olan Türkmen şehri Kerkük çevresinde Irak ordusunun y…

Devam...

Referandumdan Konfederasyona

Hits: 179

Bazıları Barzani’nin referandumdaki inadını anlamakta zorlanıyor. ABD, Türkiye, İran ve B…

Devam...

Yazarn ok okunan

Tisin´li Şair, Celal Rıza Efendi´nin, Kerkük Üzerine Yazdığı Şiirler

Hits: 11813

Eskiden Kerkük´e bağlı bir köy olup, şimdi ise Kerkük´ün en büyük semtlerinden biri say…

Devam...

Türkmen Kültür Sahasında Tafsilatlı Olarak Ele Alınmayan (Zavra) Gazetesi 146. Kuruluş Yıl Dönümünde

Hits: 6664

1969 yılında Irak basınında Zavra Gazetesi´nin kuruluşu üzerinden100yıl geçmesi münasebeti…

Devam...

Daış Bitti Savaş Bitti...

Hits: 5765

Daış Bitti Savaş´ta Bitti Hani menim coğrafiyem Hani menim Telaferden Mendeliye haritam …

Devam...

Yeşil Pusula- Türkmenlerin Ölüm Fermanı

Hits: 5638

Bendeniz bu yazımda, yeşil renkli bir paradan,sarı Liradan,kırmızı Kuruştan,söz etmek istemi…

Devam...

Ağla Kalem Usta Baş Aldı Getti

Hits: 4264

2003 yılında Irak Türkmen Cephesi Kerkük’te faaliyete başladığı günden itibaren bu müess…

Devam...